Lipödem: erken tanı ve multidisipliner yaklaşım hayatı kolaylaştırır

Lipödem estetik değil, kronik bir hastalık; Acıbadem uzmanları erken tanı ve multidisipliner yaklaşımla yaşam kalitesinin iyileşebileceğini vurguladı.

Yayın Tarihi: 23.09.2026 09:23
Güncelleme Tarihi: 23.09.2026 09:23

Lipödem: erken tanı ve multidisipliner yaklaşım hayatı kolaylaştırır

Lipödemin tanısı ve yönetimi

Bacaklarda ağrı, kolay morarma ve orantısız yağ birikimiyle kendini gösteren lipödem sıkça selülit veya kilo sorunu sanılıyor; bu nedenle hastalar yıllarca yanlış yönlendirilebiliyor. Dünya Sağlık Örgütü ve uluslararası kılavuzların lipödemi kronik hastalık olarak kabul etmesi, bu tablonun sadece estetik bir sorun olmadığını ortaya koyuyor. Acıbadem Kent Hastanesi uzmanları, hastalığın doğru yönetimi için farklı disiplinlerin birlikte çalışmasının önemine dikkat çekiyor.

Doğru tanı ve dolaşım incelemesi:

Kalp Damar Cerrahı Prof. Dr. Mustafa Karaçelik, tedavi sürecinin en kritik basamağının doğru tanı olduğunu belirtiyor. Prof. Dr. Karaçelik, hastaların önemli bir kısmında venöz yetmezlik, varis veya lenfatik dolaşım sorunlarının eşlik edebildiğine işaret ederek, klinik değerlendirme ve gerektiğinde Doppler ultrasonografi ile dolaşım sisteminin ayrıntılı incelendiğini söylüyor. Amaç, lipödemi diğer hastalıklardan ayırmak ve hastayı yıllarca yalnızca "kilo ver" önerileriyle zaman kaybetmekten kurtarmak.

Tedavide temel hedefler ve yöntemler:

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Ayhan Aşkın tedavinin yalnızca yağ dokusuna odaklanmadığını vurguluyor: "Temel hedefimiz ağrıyı azaltmak, kas gücünü desteklemek, yürüme kapasitesini korumak ve yaşam kalitesini artırmaktır." Güncel uluslararası kılavuzlarda kompresyon tedavisi, kişiye özel egzersiz programları ve hasta eğitiminin tedavinin temel taşları arasında olduğu belirtiliyor. Prof. Dr. Aşkın, yürüme, bisiklet, yüzme ve su içi egzersizlerin hastanın kapasitesine göre planlandığını; manuel lenf drenajı ve diğer destekleyici yöntemlerin uygun hastalarda değerlendirildiğini ifade ediyor.

Beslenme yaklaşımı:

Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Hande Selin Ok, lipödemde beslenmenin "hızlı kilo verme" anlayışıyla ele alınmaması gerektiğini belirtiyor. Ok, yaklaşımın anti-inflamatuar beslenme üzerine kurulu olduğunu söyleyerek işlenmiş gıdalar, aşırı şeker ve rafine karbonhidratların azaltılmasının önemine dikkat çekiyor. Her hastanın tiroid hastalıkları, polikistik over sendromu veya diğer sağlık durumları göz önünde bulundurularak kişiye özel planlama yapıldığını; hedefin kısa sürede kilo vermek değil, inflamasyonu azaltmak, ağrı ve şişliği hafifletmek ve sürdürülebilir denge sağlamak olduğunu ifade ediyor.

Prof. Dr. Mustafa Karaçelik son olarak lipödemde tek tip tedavi uygulanmadığını, tedavi planının hastalığın evresine, şikâyetlerin şiddetine ve kişinin yaşam biçimine göre belirlendiğini vurguluyor. Bazı hastalarda egzersiz ve kompresyonun yeterli olurken; bazı durumlarda damar tedavileri veya uygun koşullarda cerrahi seçeneklerin gündeme gelebileceğini, asıl hedefin bacakların görünümünü değiştirmek değil, ağrıyı azaltmak, hareketi korumak ve günlük yaşamı kolaylaştırmak olduğunu söylüyor. "Sadece diyet yap demek yerine 'bu bir hastalık, birlikte değerlendirelim' dememiz gerekiyor," diye ekliyor.

(SOLDAN SAĞA) PROF. DR. AYHAN AŞKIN, HANDE SELİN OK, PROF. DR. MUSTAFA KARAÇELİK

(SOLDAN SAĞA) PROF. DR. AYHAN AŞKIN, HANDE SELİN OK, PROF. DR. MUSTAFA KARAÇELİK

Yazar
EDİTÖR

Mehmet Yılmaz

Ben Mehmet Yılmaz, 28 yaşındayım. İstanbul'dayım. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin hırslı araştırmacı gazetecisiyim. Masa başında durmayı sevmem; sahada, meclis koridorlarında, siyasi kulislerde gerçeklerin peşindeyim. İdealist biriyim ve işimi ciddiyetle yaparım.