Kütahya Dumlupınar Üniversitesi'nde "İrade bizim, zafer bizim" konferansı

DPÜ'de düzenlenen konferansta Dr. Lütfü Özşahin, darbelerin uluslararası boyutunu, Gladio yapılanmalarını ve 15 Temmuz'un milletin demokrasi mücadelesi olduğunu değerlendirdi.

Yayın Tarihi: 15.07.2026 09:58
Güncelleme Tarihi: 15.07.2026 09:58

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi'nde "İrade bizim, zafer bizim" konferansı

Konferansın düzenlenişi ve katılım

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) tarafından 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü kapsamında düzenlenen "İrade Bizim, Zafer Bizim" konulu konferans yoğun katılımla gerçekleştirildi. Akademisyenler, öğrenciler ve davetlilerin katıldığı etkinlikte konuşmacı olarak yer alan Dr. Lütfü Özşahin, Türkiye'nin darbe geçmişini ve 15 Temmuz’un siyasi hayatımızdaki yerini tarihsel ve yapısal bir perspektifle değerlendirdi.

Darbe tarihine ilişkin değerlendirme

Konuşmasının başında Dr. Özşahin, 1960, 1971, 1980 ve sonraki darbe girişimlerinin yalnızca iç siyasi dinamiklerle açıklanamayacağını, aynı zamanda uluslararası boyutlarının da bulunduğunu belirtti. Özşahin, "1960 darbesinden başlayarak Türkiye’nin yaşadığı askeri müdahalelerin arkasında dış desteklerin olduğunu düşünüyorum. Bu yalnızca hükümetleri değiştirmeye yönelik girişimler değildir. Asıl hedef Türkiye’nin kendi tarihi ve toplumsal değerleri doğrultusunda bağımsız bir siyasal yapı oluşturmasını engellemektir" ifadeleriyle bu görüşünü açıkladı.

Gladio yapılanması ve dış müdahaleler

Dr. Özşahin, konuşmasında "Gladio" olarak anılan ve NATO ülkelerinin bazılarında farklı adlarla faaliyet gösterdiği iddia edilen "Stay Behind" yapılanmalarına değindi. Bu yapıların tarihsel olarak incelenmesi gerektiğini savunan Özşahin, söz konusu yapılanmaların ortak amacının ülkeleri siyasi ve toplumsal istikrarsızlığa sürüklemek olduğunu ileri sürdü. Türkiye’nin jeopolitik konumu nedeniyle dış müdahalelere açık hale getirilmek istenildiğini belirten Özşahin, darbeleri salt iktidar değişikliği ekseninde değerlendirmenin eksik bir yaklaşım olacağını vurguladı.

Tarih bilincinin önemi

Dr. Özşahin, darbelerin doğru analiz edilebilmesi için tarih bilincinin elzem olduğunu belirterek Ahmet Cevdet Paşa’nın sözünü hatırlattı: "Tarih bilmeyen siyasetçi, pusula bilmeyen gemi kaptanı gibidir." Türkiye’nin darbe tarihinin akademik çalışmalarla çok yönlü ele alınması gerektiğini söyleyen Özşahin, toplumsal zeminin de incelenmesi gerektiğini ve üniversitelerin bu konuda önemli sorumluluk taşıdığını ifade etti.

Ordu ve millet ilişkisi

Konuşmasında ordunun milletle bütünleşmiş bir kurum olduğunu vurgulayan Özşahin, "Türk ordusu milletin ordusudur" görüşünü tekrarladı ve şunları söyledi: "Türk ordusu milletin bağrından doğmuştur. Ordunun sahibi milletin kendisidir. Ordunun silahını da, uçağını da, tankını da bu millet alır. Dolayısıyla hiçbir yapı, hiçbir klik milletin imkânlarıyla elde edilen silahları yine bu millete çeviremez." Bu çerçevede darbe girişimlerinin ordunun özüyle bağdaşmadığını belirtti.

15 Temmuz’un siyasi ve toplumsal anlamı

Dr. Özşahin, 15 Temmuz 2016 darbe girişimini Türkiye için tarihi bir kırılma noktası olarak nitelendirerek, milletin ilk kez darbecilere doğrudan karşı koyduğunu belirtti. Özşahin, 15 Temmuz’un yalnızca başarısız olan bir darbe girişimi olmadığını, aynı zamanda millet iradesinin yeniden ortaya konulduğu tarihi bir mücadele olarak okunması gerektiğini ifade etti. Konuşmasının dikkat çeken kısmında 15 Temmuz’u "Anadolu istiklali" olarak tanımlayan Özşahin, bu günün milletin devletiyle bütünleştiği ve darbeci odaklara karşı ayağa kalktığı bir an olduğunu söyledi.

Darbe dönemlerinin toplumsal izleri

Özşahin, geçmiş darbelerin toplum üzerinde bıraktığı derin izlere dikkat çekerek 1960 darbesi sonrasında Başbakan Adnan Menderes’in idam edilmesini ve farklı dönemlerde siyasi görüşlere göre gençlerin idamlarla karşılaştığını hatırlattı. Darbelerin hiçbir şartta meşrulaştırılamayacağını, seçilmiş yönetime silah doğrultmanın hiçbir siyasi ya da toplumsal gerekçeyle haklı gösterilemeyeceğini vurgulayarak konuşmasını tamamladı.

Sonuç ve çağrı

Konferansta öne çıkan vurgu, darbelerin hem iç hem dış dinamiklerle ilişkilendirilerek çok yönlü analiz edilmesi gerektiği; tarih bilinci ve akademik çalışmalarla toplumsal farkındalığın artırılmasının zorunlu olduğuydu. Dr. Özşahin, bundan sonraki dönemde hangi siyasi görüşten olursa olsun darbe anlayışına karşı toplumsal direncin güçlendiğini ve milletin iradesinin kolaylıkla hedef alınamayacağını belirtti.

KÜTAHYA DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ TARAFINDAN 15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE MİLLÎ BİRLİK GÜNÜ KAPSAMINDA...

KÜTAHYA DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ TARAFINDAN 15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE MİLLÎ BİRLİK GÜNÜ KAPSAMINDA DÜZENLENEN "İRADE BİZİM, ZAFER BİZİM" KONULU KONFERANSTA KONUŞAN DR. LÜTFÜ ÖZŞAHİN, TÜRKİYE'NİN DARBE GEÇMİŞİNİ TARİHSEL PERSPEKTİFTEN DEĞERLENDİREREK, 15 TEMMUZ'UN MİLLET İRADESİNİN DARBECİ ODAKLARA KARŞI VERDİĞİ EN BÜYÜK DEMOKRASİ MÜCADELESİ OLDUĞUNU SÖYLEDİ.

KÜTAHYA DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ (DPÜ) TARAFINDAN 15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE MİLLÎ BİRLİK GÜNÜ ANMA...

Yazar
EDİTÖR

Mustafa Şahin

Adım Mustafa Şahin, 33 yaşındayım. İstanbul'da yaşıyorum. aksiyon.com.tr'de Gündem editörüyüm, uzmanlık alanım güvenlik ve savunma politikaları. Ciddi ve disiplinli biriyim. Okuyucularımıza derinlemesine analizler ve özel dosyalar hazırlamayı seviyorum.