Anma: Şule Yüksel Şenler'in gençlerle buluşması ve mirası

Şule Yüksel Şenler, vefatının 7. yılında TÜRGEV'in Ümraniye programında anıldı; Demet Tezcan, yazara ait az bilinen anıları gençlerle paylaştı.

Yayın Tarihi: 02.09.2026 13:04
Güncelleme Tarihi: 02.09.2026 13:05

Anma: Şule Yüksel Şenler'in gençlerle buluşması ve mirası

TÜRGEV'de anma programı:

Gazeteci-yazar Şule Yüksel Şenler, vefatının 7. yılında Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) tarafından İstanbul Ümraniye Dudullu'daki GİF Şule Yüksel Şenler Yerleşkesi'nde düzenlenen programla anıldı. Etkinlikte TÜRGEV ve Güzel İşler Fabrikası (GİF) öğrencileri, Şenler'in hayatını konu alan "Şule Senin Hikayen" dizisinin TRT'nin uluslararası dijital platformu tabii'de yayımlanan bir bölümüyle buluştu.

Gösterimin ardından, Şenler'i yıllarca yakından tanıyan ve biyografisini kaleme alan yazar Demet Tezcan gençlerle bir araya gelerek yazarın yaşamından, düşünce dünyasından ve halk arasında az bilinen hatıralarından kesitler paylaştı.

Demet Tezcan'ın anıları ve Şenler'in etkisi:

Tezcan, Şenler'i tek kelimeyle tanımlaması istendiğinde "cesaret" cevabını verdi. Şenler'in dönemin gençliği ve sonraki kuşakları etkileme biçimini vurgulayan Tezcan, yazarın susturulmuş kesimlerin sesi olduğunu ve onların hal tercümanı rolünü üstlendiğini belirtti. Tezcan, katılımcılardan gelen anekdotları da aktararak, erkeklerin bile Şule Hanım'ın konferans ve yazılarından özgüven bulduklarını söylediğini aktardı.

Tezcan, Şenler'in çalışkanlığı ve kararlılığına dikkat çekti; onun adımlarında takdir edilme kaygısı olmadığını, azim ve dik duruşun gençlere bıraktığı en güçlü miras olduğunu ifade etti.

Genç kadınlara yönelik çalışmaları ve moda yaklaşımı:

Söyleşide paylaşılan hatıralardan biri, Şenler'in genç kadınlara yönelik giyim çalışmalarına dair. Tezcan, Şenler'in moda dergilerinden kestiği kadın fotoğraflarının üzerine guaj boyayla başörtüsü çizdiğini, kalıp ve tariflerini gazetede paylaştığını anlattı. Bir gün on modelin fotoğrafına başörtüsü çizdiğinde gözlerinin dolduğunu ve "Yarabbi, bir gün ben de sokaklarımızda on tane başörtülü genç kızı yan yana görebilecek miyim" diye dua ettiğini aktardı.

Tezcan, Şenler'in "şık, zarif, modern" yaklaşımının gençler arasında geniş karşılık bulduğunu; bu tarzın zamanla bilinç ve kimlikle özdeşleştiğini söyledi. Bu anekdot, Şenler'in toplumsal dönüşüm vizyonunun kişisel ve estetik düzeyde nasıl yön verdiğini gösteriyor.

Huzur Sokağı, sinema uyarlaması ve edebi yaklaşımı:

Tezcan, Şenler'in kuşaklara ulaşan romanı "Huzur Sokağı" hakkında da dikkat çekici bir hatıra aktardı. Romanı gençliğinde okuduğunda eserin sonuna itiraz ettiğini söyleyen Tezcan, Şenler'in cevabını şu sözlerle aktardı: "Bu bir aşk romanı değil. Eğer aşk romanı olsaydı farklı bir sonu olabilirdi. Fakat bu, Leyla'dan Mevla'yı bulmanın hikayesi."

Tezcan, romanın adının arka planını da Şenler'den dinlediğini aktararak, "Eğer İslam bir sokakta yaşanırsa bir mahallede yaşanır. Bir mahallede yaşanırsa bir şehirde ve tüm ülkede yaşanabilir" sözlerini paylaştı. Eserin "Birleşen Yollar" adıyla sinemaya da uyarlandığını hatırlattı.

Yaşına rağmen yeniliklere açıklığı ve dijital ilgisi:

Biyografi çalışması sırasında öğrendiği bir diğer ayrıntı, Şenler'in teknolojiye olan ilgisiydi. Tezcan, Şenler'in biyografi çalışması sırasında 67 yaşında bilgisayar kullanmayı ve MSN üzerinden iletişim kurmayı öğrendiğini söyledi. "Yeniliklere açıktı" diyen Tezcan, eğer sağlığı el verseydi dijital mecraları ve sinemayı yakından takip edeceğini ve oradan davetlerini, tebliğini yapacağını belirtti.

Bugün GİF Şule Yüksel Şenler Yerleşkesi'nde gençlerin dijital sanat, yapay zeka ve yeni medya çalışmalarına ev sahipliği yapılması, Şenler'in çağın imkânlarına yönelik merakının sürdürülmesi açısından anlamlı bir devam niteliği taşıyor.

Son dönem anısı ve mirasın vurgusu:

Tezcan, Şenler'in vefatından önce hastanede geçirdiği dönemden bir anıyı da paylaştı. Bilinç durumunun değişken olduğu o günlerde Tezcan isimleri söylediğinde Şenler'in doğru cevaplar verdiğini, ardından sözü kendisine bıraktığında ise Şenler'in kısa ve güçlü bir ifadeyle "Şule tek başına bir ordu" dediğini aktardı. Bu söz, söyleşide sıkça anılan bir ifade olarak yazarın kararlı duruşunu sembolize etti.

Tezcan, biyografi çalışmasını "unutulup gidecek korkusu" ile üstlendiğini ve Şenler'in "Kızım, benim davam bilinsin" sözünün kendisini motive ettiğini belirtti. Yaklaşık iki yıllık çalışma sürecinde ilk yıl dinleme ve tanıklarla görüşme, sonraki dönemde hazırlanan metnin Şenler tarafından okunup değerlendirilmesi süreçleri yaşandı.

29 Mayıs 1938'de Kayseri'de doğan Şule Yüksel Şenler, 28 Ağustos 2019'da İstanbul'da 81 yaşında hayatını kaybetti. Bugün adına açılan yerleşke ve düzenlenen anma programları, onun eserleri, konferansları ve genç kuşaklarla kurduğu bağın sürdüğünü gösteriyor. Anma etkinliği, Şenler'in yaşamı ve fikirlerinin yeni nesillere aktarılması amacıyla gerçekleştirilen buluşmalardan biri oldu.

DEMET TEZCAN (SOLDA), ONUN HAYATINDAN AZ BİLİNEN HATIRALARI GENÇLERLE PAYLAŞTI.

DEMET TEZCAN (SOLDA), ONUN HAYATINDAN AZ BİLİNEN HATIRALARI GENÇLERLE PAYLAŞTI.

Yazar
EDİTÖR

Ayşe Yıldız

Ben Ayşe Yıldız, 29 yaşındayım. aksiyon.com.tr'nin başkent muhabiriyim. Tahmin edeceğiniz gibi Ankara'da yaşıyorum. Bürokrasi ve diplomasi trafiğini takip ediyorum. Bağlantılarım güçlüdür, resmi dili iyi bilirim ve kulis bilgilerini ilk ben alırım.