Kütahya'da kültür panayırı:
Kütahya'da düzenlenen Kültür Panayırı'nda Tunus, Mısır, Romanya ve Azerbaycan'dan gelen değişim öğrencileri ülkelerinin mutfaklarını tanıtarak kentlilerle kültürel deneyimlerini paylaştı. Etkinlikte katılımcılar yalnızca yemek sunmakla kalmadı, aynı zamanda Türkiye ile kendi ülkeleri arasındaki ortak kültürel noktaları ve günlük yaşam pratiklerini de anlattı.
Romanya'dan Camelia: dil ve mutfak bağları:
Yaklaşık bir aydır Kütahya'da bulunan Romanyalı Camelia, Türkçe ile Romence arasındaki benzer kelimelere dikkat çekti: "Çorba, dolap, çorap, çay Türkçe ile ortak olan kelimeler. Benim adım Camelia, Romanyalıyım. Neredeyse bir aydır da buradayım" dedi. Camelia, panayırda tanıttığı Mamalika ve ülkesindeki yemek alışkanlıkları üzerinden Türkiye ile benzerlikleri somutlaştırdı; özellikle sarma ve çorba'nın her iki mutfakta da yaygın olduğunu, sarmanın tarif ve sunum bakımından farklılıklar taşıdığını vurguladı.
Tunus, Azerbaycan ve Mısır sunumları:
Tunuslu Muhammed, sofraların vazgeçilmezi olan harisa sosunu tanıtarak, "Bu gördüğünüz şey Tunusların çok fazla tükettiği harisa adlı acı bir sos. Hemen hemen her yemeklerine kullanıyoruz bu sosu" ifadelerini kullandı. Hazırladığı yemeğin adını "köfteci" olarak anlatan Muhammed, içinde patates, yumurta, çam balığı ve sebzeler olduğunu söyleyerek yemeğin Tunus'ta hem tabakta hem de ekmek arası tüketildiğini ve ekonomik oluşunun yaygın kullanımını açıkladı.
Azerbaycanlı Zehra ise ülkesinin nevruz geleneğine bağlı olarak pişirilen Şeker Burası'nın tarifini paylaştı: "Bu bizim milli yemeklerimizden biri. Adı Şeker Burası. Nevruz bayramında pişiriyoruz. İçerisinde şeker, pudra şekeri ve fındık var. Bazen badem de oluyor." Zehra, Türkiye'de bulunmaktan memnun olduğunu belirterek iki ülke arasındaki kültürel yakınlığa vurgu yaptı.
Mısırlı Yasir, ülkesinde her kesim tarafından tüketilen bir tatlıyı tanıtarak, "Bu, Mısır’daki en popüler tatlardan bir tanesi. Yani zengin, fakir fark etmez. Bütün Mısır’ın şehirlerinde ve bölgelerinde yenilen bir şey bu" dedi. Yemeğin ekonomik olduğunu, üzerine çikolata veya karamel ilave edilebileceğini söyledi. Türkiye ile Mısır arasındaki turizm ilişkilerine de değinen Yasir, iki ülke arasındaki ziyaretçi akışının kültürel yakınlığı güçlendirdiğini ifade etti.
Kültür alışverişi çift yönlü gerçekleşti:
Etkinliği değerlendiren Nilay Bozkurt, panayırın tek taraflı bir tanıtım olmadığını belirtti: "Farklı ülkelerden kendi yemeklerini, geleneksel kıyafetlerini, danslarını ve kendi ülkelerine öz bir şeyleri bize tanıtmak için geldiler. Aynı zamanda biz de onlara Türk kültürünü öğretiyoruz" dedi. Bozkurt, bu tür etkinliklerin öğrenciler arasında doğrudan etkileşim ve karşılıklı öğrenme sağladığını, organizasyonun gönüllülük esasına dayandığını ekledi.
Etkinlik, katılımcıların lezzetler üzerinden ortak geçmişleri, benzer yaşam pratiklerini ve ülkelerine duydukları bağlılığı paylaşmalarına olanak tanıyarak kentin kültürel çeşitliliğini görünür kıldı.
KÜLTÜR PANAYIRI'NDA DÜZENLENEN ETKİNLİKTE, TUNUS, MISIR, ROMANYA VE AZERBAYCAN’DAN ÖĞRENCİLER, YEMEKLER ÜZERİNDEN ÜLKELERİNİ ANLATTI.