Küresel tedarikte sıkıntı, yerelde üretimle dengeleniyor
Orta Doğu kaynaklı gerilimler ve ABD-İran Savaşı sonrası dünya genelinde gübre ham maddesi tedarikinde yaşanan sorunlar, Türkiye'de yerli üretimle dengeleniyor. Eti Gübre Satış ve Pazarlama Direktörü Kürşat Akın yaptığı açıklamada, şirketin entegre tesisleri sayesinde piyasa dalgalanmalarından asgari düzeyde etkilendiklerini belirtti.
Piyasa değerlendirmesi ve fiyat beklentisi
Kürşat Akın, dünya genelinde gübre ham maddesine erişimde ciddi sorunlar yaşandığını ifade ederek uluslararası piyasalarda fiyatların değişken olduğunu vurguladı. Akın, ilkbahar dönemi için Eti Gübre olarak gerekli hazırlıkları yaptıklarını ve hem gübre hem ham madde üretimini büyük ölçüde kendi bünyelerinde gerçekleştirdikleri için arz sıkıntısı beklemediklerini söyledi.
Akın, şirketin gübrenin %85'ini kendi ham maddesinden ürettiğini, diğer firmaların ise yaklaşık %50'sini ithalatla sağladıklarını belirtti. Arz-talep dengesinden kaynaklanan ve Orta Doğu'daki tedarikçilerin aksamasından kaynaklanan fiyat dalgalanmalarının görülebileceğini, ancak ilkbahar döneminde büyük artış beklemediklerini; savaşın devam etmesi halinde ilerleyen dönemde fiyat artışlarının olabileceğini ifade etti.
Tesisler ve üretim kapasitesi
Eti Gübre, Samsun ve Mardin-Mazıdağı tesisleriyle iç piyasaya önemli katkı sağlıyor. Akın'ın verdiği bilgilere göre Türkiye'de yıllık yaklaşık olarak 6 milyon ton gübre tüketiliyor. Eti Gübre, fosfatlı gübre ihtiyacının tamamını karşılayabilecek düzeyde olduğunu ve tüm gübre ihtiyacının yaklaşık %20'sini karşılayacak kapasiteye sahip olduklarını aktardı.
Tesislere ilişkin veriler şu şekilde: Mardin-Mazıdağı'nda 400 bin ton DAP üretim kapasitesi, Samsun'da ise 450 bin ton kapasite bulunuyor. Bu tesislerde üretilen ham madde kompoze üretime dönüştürüldüğünde toplamda yaklaşık 700-750 bin ton kompoze gübre üretim kapasitesine ulaşılıyor.
Yatırım büyüklükleri de vurgulandı: Mardin-Mazıdağı'ndaki metal geri kazanım ve gübre entegre tesisi 1,2 milyar dolarlık yatırım ile kuruldu, Samsun'daki gübre tesisi için ise 300 milyon dolarlık yatırım yapıldı.
Sürdürülebilir üretim ve döngüsel ekonomi
Eti Bakır'da bakır üretimi sırasında ortaya çıkan sülfürik asidin değerlendirilmesiyle gübre üretimine yöneldiklerini söyleyen Akın, üretimde sürdürülebilir ekonomik değerler ve sıfır atık yaklaşımını benimsediklerini belirtti. Sülfürik asidin katma değeri yüksek gübreye dönüştürülmesinin döngüsel ekonomiye katkı sağladığını ve zaman zaman Eti Gübre markasıyla yurt dışına satışlar da yapıldığını aktardı.
Niş ürünler ve bölgesel paketleme
Şirketin, çay, şeker pancarı, mısır, ayçiçeği gibi ürünlere özel gübreler ürettiği ve bölgeye özgü paketleme uygulamaları geliştirdiği de bildirildi. Karadeniz bölgesindeki üretim kapasitesi nedeniyle çay üreticilerine yönelik 25-5-10 formülasyonlu gübrelerin 25 kilogramlık torbalarda üretildiği, bunun da dağlık alanlardaki uygulamayı kolaylaştırdığı kaydedildi. Akın, önceliklerinin Türk çiftçisinin ihtiyaçlarını karşılamak olduğunu, ölü dönemlerde ise yurt dışı ihracatlarının gerçekleştiğini ifade etti.
ORTA DOĞU'DA YAŞANAN GERİLİM VE ABD-İRAN SAVAŞI SONRASI KÜRESEL GÜBRE HAM MADDESİ TEDARİKİNDE YAŞANAN SIKINTILAR, TÜRKİYE'DE YERLİ ÜRETİMLE DENGELENİYOR.