Kök hücre ve hücresel tedaviler kongresi: Türkiye iyi bir yerde ama yeterli değil

12-13 Haziran'da İstanbul'da düzenlenen kongrede uzmanlar, Türkiye'nin kök hücre çalışmalarının ilk 10'da olduğunu, ancak bilgi birikiminin artırılması gerektiğini vurguladı.

Yayın Tarihi: 16.06.2026 10:15
Güncelleme Tarihi: 16.06.2026 10:55

Kök hücre ve hücresel tedaviler kongresi: Türkiye iyi bir yerde ama yeterli değil

7’nci kök hücre ve hücresel tedaviler kongresi İstanbul’da düzenlendi

12-13 Haziran tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilen 7’nci Kök Hücre ve Hücresel Tedaviler Kongresi, Türkiye’deki bilimsel üretimi ve klinik uygulamaları güçlendirmeyi hedefleyen oturumlara sahne oldu. Kongre, Kök Hücre ve Hücresel Tedaviler Derneği tarafından düzenlendi ve başkanlığını Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi İmmünoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tunç Akkoç yaptı. Kongreye çok sayıda hekim, araştırmacı ve sektör temsilcisi katıldı.

Kongrenin odaklandığı konular

Kongrede başta kök hücre biyolojisi olmak üzere; ortopedi hastalıklarında kök hücre kullanımı, doku onarımı, kronik hastalıkların modülasyonu ve longevity (sağlıklı ve kaliteli yaşlanma) gibi konular detaylarıyla tartışıldı. Organizatörler, bilim insanları ve öğrenciler arasında yoğun bir bilgi paylaşımı gerçekleşti.

Uzmanların ortak değerlendirmeleri

Derneğin Başkanı, Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erdinç Civelek, kongrenin amaçlarını ve Türkiye'nin konumunu şöyle özetledi: "Derneği 2013 yılında kurduk, kök hücre ve hücresel tedaviler 10 yıldır popüler olan bir konu. Bilimsel doğruluk çizgisinden hiçbir şekilde sapmadan kök hücre ve hücresel tedavilerle alakalı Türkiye’de bilgi birikimini artırmaya çalışıyoruz. Diğer ülkelerle kıyasladığımızda çok iyi bir yerdeyiz ama yeterli mi hayır, değil. Bu bilgi birikimini daha da artırmamız lazım. En önemli misyonumuz; insanları bir araya getirerek yeni fikirler doğmasını sağlamamız lazım. Ülkemiz için bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bakanlığımız bu anlamda önümüzü çok açtı. Türkiye’den bilimsel anlamda söylüyorum, çok güzel yazılar çıkıyor, çok güzel klinik çalışmalar var. Bundan sonra da çok daha fazla klinik çalışmaların çıkacağını düşünüyorum. Longevity; sağlıklı yaşlanma. Bu insan ömrünün uzamasıyla da alakalı çok yeni bir kavram. Kongremizde de yer verdik ve çok da ilgi çekti. Sadece kozmetik ve estetik açıdan bakmayın lütfen. Hem bilim insanlarının, sağlıkçıların hem de halkımızın yanında olacağız."

Kongre Başkanı Prof. Dr. Tunç Akkoç, bilgi paylaşımının yeni üretimleri desteklediğini vurgulayarak, "Hem hücresel tedavilerden hem longevity’den bahsettik. Geniş katılım oldu, öğrenciler ve hocalarımızla beraber ciddi paylaşımlar yaptık. Özellikle son bilimsel verileri tartıştık. Marmara Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi bünyesinde kök hücre ve rejeneratif tıp üzerine sertifika veriyoruz. Longevity üzerine son yıllarda inanılmaz gelişmeler var, üniversite bünyesinde bu anlamda da birtakım eğitimler veriyoruz. Şimdi dünyada yeni bir trend başladı; sağlıklı yaşlı nesil olmak insanlar için çok daha anlamlı olmaya başladı. 65-80 yaş arasını sağlıklı, kendi yürüyebilen ve işini görebilen bireyler haline getirdiğimizde longevity de amacına ulaşmış oluyor" dedi.

Kongre Düzenleme Kurulu Üyesi ve Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Tolga Adaş ise Türkiye’nin uluslararası konumuna ilişkin şu değerlendirmeyi paylaştı: "Dünyada ABD, Çin gibi birçok gelişmiş ülke kök hücre çalışmasını yapıyor, Türkiye de şu an hakikaten ilk 10’da iyi bir konumda. İran’da kök hücre konusunda güzel, başarılı çalışmalar gösteriyor. Türkiye’de de bu çalışmalar belli bir dereceye geldi, çok merkezli de yapılmaya başlandı. Maraş Depreminde buraya gelen hastalarla ilgili bir yayınımız yayınlandı, ampütasyondan kurtarmak için kök hücre tedavisi yaptık. O da dünyada bir ilkti, hem de böbrek yetmezlikleri vardı, o da düzeltildi. Bir tek kök hücre verilmesiyle olmuyor, bu sadece yardımcı bir tedavi görüyor. İyileşmeyi hızlandırıyoruz amacımız bu."

Genel kanaat olarak kongrede vurgulanan temel nokta, kök hücre ve hücresel tedavilerin tek başına mucize beklentisiyle değil; mevcut tedavilere destek ve iyileşmeyi hızlandıran yöntemler olarak değerlendirilmesi gerektiği oldu. Uzmanlar, Türkiye'nin güçlü bir konumda olduğunu, ancak bilgi birikimi ve çok merkezli klinik çalışmaların artırılması gerektiğini belirtti.

GENEL CERRAHİ UZMANI PROF. DR. GÖKHAN TOLGA ADAŞ

GENEL CERRAHİ UZMANI PROF. DR. GÖKHAN TOLGA ADAŞ

BEYİN VE SİNİR CERRAHİSİ UZMANI PROF. DR. ERDİNÇ CİVELEK

Yazar
EDİTÖR

Ayşe Yıldız

Ben Ayşe Yıldız, 29 yaşındayım. aksiyon.com.tr'nin başkent muhabiriyim. Tahmin edeceğiniz gibi Ankara'da yaşıyorum. Bürokrasi ve diplomasi trafiğini takip ediyorum. Bağlantılarım güçlüdür, resmi dili iyi bilirim ve kulis bilgilerini ilk ben alırım.