Kişiye özel ve basamaklı yaklaşımla boyun ve bel ağrılarında yeni dönem
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, boyun ve bel ağrılarının değerlendirilmesinde görüntüleme bulgusuna tek başına dayanılmaması gerektiğini vurguluyor. Ağrının kaynağı farklı yapılardan çıkabildiği için tedavi planı hastanın öyküsü, fizik muayenesi ve gerektiğinde tamamlayıcı testlerle belirlenmeli; sonraki adımlar düşük riskli uygulamalardan başlayarak aşamalı şekilde ilerletilmelidir.
Ağrının kaynağına ilişkin değerlendirme:
Prof. Dr. Koca, MR'da fıtık görülmesinin ağrının nedeni olduğuna hemen hükmetmemenin önemine dikkat çekiyor. Fıtığın varlığı ağrının mutlaka fıtıktan kaynaklandığı anlamına gelmez; ağrı faset eklemlerden, diskten, kas ve fasya yapılarından, sinir kökü basısından veya başka bir bölgeden yansıyan ağrı biçiminde olabilir. Bu ayrım, doğru hedefe yönelik tedavi için belirleyicidir. Ayrıca, gerçek bir disk veya fıtık söz konusu olsa bile, bu duruma zemin hazırlayan mekanik ve fonksiyonel bozuklukların da değerlendirilmesi gerekir; yalnızca görüntüdeki bulguya odaklanmak eksik kalır.
Tedavi algoritması ve uygulama sırası:
Hastanın öyküsü ve muayenesinin ardından kişiye özel bir tedavi algoritması oluşturuluyor. Temel ilke olarak mümkün olan en düşük riskli yöntemlerden başlamak olarak belirleniyor. İlk basamakta manuel terapi, fasiyal gevşetme ve diğer fonksiyonel uygulamalar önerilebiliyor. Uygun hastalarda nöral terapi ve proloterapi gibi girişimler değerlendirilebiliyor.
Ağrının kaynağı belirlendiğinde nokta atışı müdahaleler gündeme gelebiliyor: faset eklem girişimleri, medial dal sinir blokları ve uygun olgularda transforaminal steroid enjeksiyonları gibi seçenekler uygulanabiliyor. Gerektiğinde radyofrekans uygulamaları veya seçilmiş hastalarda diske yönelik nükleoplasti gibi daha ileri girişimsel yöntemler düşünülüyor. Her aşamada amaç, gereksiz veya aşırı tedaviden kaçınıp hastaya en az zarar verecek seçeneği seçmektir.
Doğru tanı için hasta değerlendirmesinin önemi:
Koca, hastaların yalnızca MR görüntüsünü göndererek tanı ve tedavi istemelerinin risklerine dikkat çekiyor. MR önemli bir yardımcı tetkik olsa da hastanın kendisi değildir; öykü alınmalı, muayene yapılmalı ve gerektiğinde tanısal enjeksiyonlar gibi yöntemlerle ağrının ilişki gösterdiği bölge doğrulanmalıdır. Sadece görüntüye dayanarak planlanan tedaviler yanlış tanı ve gereksiz uygulamalara yol açabilir.
Sonuç olarak, Prof. Dr. İrfan Koca'nın vurguladığı temel prensipler şunlardır: doğru tedaviyi doğru sırayla uygulamak, mümkün olan en düşük riskli yöntemlerle başlamak ve hastaya zarar vermemektir. Bu yaklaşım hem gereksiz uygulamaları azaltmayı hem de tedavi başarısını artırmayı hedefliyor.
PROF. DR. İRFAN KOCA: "ÖNCE AĞRININ KAYNAĞINI BULMAK, SONRA TEDAVİ ETMEK GEREKİYOR"