Kış virüsleri kapıda: grip, COVID-19 ve RSV için aşı zamanı
Göğüs Hastalıkları Uzm. Prof. Dr. Şevket Özkaya, yaklaşan solunum yolu virüsleri mevsimi öncesinde vatandaşları uyardı. Özkaya, özellikle yaşlı ve risk grubundaki kişilerin korunma stratejilerinde en önemli unsurun zamanında aşılama olduğunu vurguladı. Uyarılar; grip, solunum sinsityal virüsü (RSV) ve COVID-19'un birlikte veya üst üste görülebilecek etkilerine odaklanıyor.
Grip aşısı ve zamanlama:
Özkaya, bu sezon kullanılan grip aşısının üç bileşenli olduğunu ve H1N1, H3N2 ile Victoria B türlerine karşı koruma sağladığını belirtti. Grip sezonunun ülkemizde genellikle Aralık ile Şubat aylarında zirve yaptığını, bazı mevsimlerde ise vakaların Mayıs ayına kadar yüksek kalabildiğini söyledi. Aşının korumasının genellikle altı ila sekiz ay sürdüğünü, bu nedenle aşılamanın çok erken yapılmasının korumanın sezon sonuna dek sürmesini riske edebileceğini hatırlattı.
Yaşlı yetişkinlerin grip nedeniyle zatürre, hastaneye yatış ve ölüm açısından özellikle risk altında olduğuna dikkat çeken Özkaya, grip aşılarının hastalığın ağır geçirilmesini, hastaneye yatışları ve grip sonrası gelişen zatüreye bağlı ölümleri azalttığını ifade etti. Aşının enfeksiyonu tamamen önlemeyeceği, ancak ciddi sonuçları azaltmada etkili olduğu vurgulandı.
RSV ve hedef gruplar:
RSV’nin her yaşta solunum yolu enfeksiyonuna yol açabilen bir RNA virüsü olduğunu söyleyen Özkaya, özellikle bebek ve küçük çocuklarda bronşiolit ve zatürrenin yaygın nedeni olduğunu belirtti. RSV aşısının, grip veya COVID gibi yıllık tekrarlanan bir aşı değil; genellikle tek doz olarak uygulandığını anlattı.
Şu an için RSV aşısının öncelikli hedef grubunun 75 yaş ve üzeri kişiler ile RSV hastalığı riski yüksek olan 50-74 yaş arası bireyler olduğunu kaydetti. Ayrıca 60-74 yaş arasında kronik kalp veya akciğer hastalığı olanlar ile bakım evlerinde yaşayan yüksek riskli kişilere de uygulanabildiğini belirtti. RSV aşısının, enfeksiyonların sık görüldüğü sonbahar ve kış ayları öncesinde, yani yaz sonu veya sonbahar başında yaptırılmasının en uygun zamanlama olduğunu söyledi.
COVID-19 hâlâ etkili; çoklu enfeksiyonlar risk artırıyor:
Özkaya, COVID-19 salgınının resmen sona ermiş olsa da SARS-CoV-2 virüsünün toplumda varlığını sürdürdüğünü ve özellikle diğer solunum yolu virüsleriyle birlikte görüldüğünde halen ciddi risk oluşturabileceğini vurguladı. Dünyanın gelişmiş bölgelerinde rutin COVID-19 aşısı devreye alınmış olsa da, ülkemiz için şu anda buna ihtiyaç duyulmadığını ifade etti.
Ayrıca SARS-CoV-2 enfeksiyonunun Epstein-Barr virüsü ve sitomegalovirüs gibi kronik virüsleri yeniden aktive edebildiğine dikkat çekti. Özkaya, Nisan 2022 ile Haziran 2023 arasındaki yaklaşık 9.000 kişiden toplanan verilerin analizine değinerek çalışmanın bulgularını aktardı: Katılımcıların yaklaşık yüzde 47'si bir COVID enfeksiyonu, yaklaşık yüzde 20'si iki veya daha fazla enfeksiyon geçirdiğini; tüm katılımcıların yüzde 11'inin çalışma süresi boyunca yeni bir sağlık sorunu geliştirdiğini bildirdiğini söyledi.
Çalışmada, iki veya daha fazla enfeksiyon bildirenlerin hiç enfeksiyon bildirmeyenlere kıyasla yeni bir tanı alma olasılığının yüzde 76 daha yüksek olduğu, solunum yolu hastalığı tanısı konma olasılığının ise yaklaşık 5 kat arttığı belirtildi. Bu veriler ışığında Özkaya, kış döneminde ve özellikle okulların açılmasıyla birlikte vakaların artacağını öngördüklerini kaydetti.
Sonuç olarak Prof. Dr. Şevket Özkaya, kış virüslerinden korunmanın en etkin yolunun adayına uygun ve zamanında aşılama olduğunu; özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar ve bakım evlerinde yaşayanların aşı takvimini gözden geçirmeleri gerektiğini söyledi.
PROF. DR. ŞEVKET ÖZKAYA