Lenfoma belirtileri ve erken değerlendirme
Lenfoma, lenf sisteminin hücrelerinden gelişen ve doğru zamanda tanı konduğunda tedavi başarısı önemli ölçüde artabilen bir kanser türüdür. Liv Hospital Ulus Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Hilmi Doğu, Dünya Lenfoma Farkındalık Günü kapsamında hastalığın belirtileri, tanı süreci ve tedavi seçenekleri hakkında bilgi verdi.
Hangi belirtiler ihmal edilmemeli:
Prof. Dr. Doğu, lenfomanın en sık görülen bulgusunun özellikle boyun, koltuk altı veya kasıkta ortaya çıkan ve genellikle ağrısız olan lenf bezi büyümeleri olduğunu belirtiyor. Bunun yanında açıklanamayan ateş, gece terlemeleri, istemsiz kilo kaybı, süregen halsizlik, yaygın kaşıntı ve bazı hastalarda nefes darlığı veya göğüste baskı hissi de görülebiliyor. Uzun süre devam eden, büyüme eğilimi gösteren veya diğer sistemik belirtilerle birlikte ortaya çıkan şişliklerin hekime gösterilmesi gerektiğinin altı çiziliyor.
Tanı ve tedavi süreçleri:
Tanı süreci hastanın yakınmaları ve muayene bulgularına göre kişiye özel planlanır. Kan testleri ve görüntüleme yöntemleri sıklıkla kullanılırken, kesin tanı için gerekebilen yöntemlerin başında lenf bezi veya ilgili dokudan yapılan biyopsi geliyor. Prof. Dr. Doğu, lenfomanın tek bir hastalık olmadığını; Hodgkin ve Hodgkin dışı lenfomalar gibi alt tiplere ayrıldığını ve tedavi yaklaşımının hastalığın alt tipi, evresi ile hastanın genel durumuna göre belirlendiğini vurguladı.
Tedavi seçenekleri arasında kemoterapi, immünoterapi, hedefe yönelik ilaçlar, radyoterapi ve bazı durumlarda kök hücre nakli bulunuyor. Güncel tedavi yaklaşımlarındaki ilerlemelerin, hastaların seçeneklerini ve tedavi sonuçlarını olumlu etkilediği ifade ediliyor. Bu nedenle tanının doğru konması ve multidisipliner değerlendirme ile kişiye uygun plânın yapılması büyük önem taşıyor.
Dünya Lenfoma Farkındalık Günü ve erken başvurunun önemi:
Dünya Lenfoma Farkındalık Günü, toplumun bilgilendirilmesi ve belirtilerin tanınarak zamanında sağlık kuruluşlarına başvurunun teşvik edilmesi açısından değerli bir fırsat sunuyor. Uzmanlar, özellikle uzun süren ve nedeni açıklanamayan lenf bezi büyümeleri, tekrarlayan ateş, gece terlemeleri, açıklanamayan kilo kaybı veya devam eden halsizlik gibi belirtiler varsa gecikmeden hekim değerlendirmesi öneriyor.
Prof. Dr. Mehmet Hilmi Doğu, lenfoma tanısı konulan hastaların hastalığın adı nedeniyle umutsuzluğa kapılmamaları gerektiğini, tedavi planının hematoloji uzmanları tarafından bireysel özelliklere göre düzenlenmesinin ve günümüzde birçok lenfoma alt tipinde etkili tedavi seçeneklerinin bulunduğunun altını çizdi.
LİV HOSPİTAL ULUS HEMATOLOJİ UZMANI PROF. DR. MEHMET HİLMİ DOĞU