Kırmızı ve işlenmiş et içermeyen diyetlerin kanser riski üzerindeki etkisi

2026 meta-analiz, 3 kıtadan 1.6 milyon katılımcıyla kırmızı/işlenmiş etten kaçınan diyetlerin bazı kanser türlerinde riskleri azalttığını, bazılarında ise arttığını gösterdi.

Yayın Tarihi: 16.06.2026 11:22
Güncelleme Tarihi: 16.06.2026 11:27

Kırmızı ve işlenmiş et içermeyen diyetlerin kanser riski üzerindeki etkisi

Kırmızı ve işlenmiş et içermeyen diyetlerin kanser riski üzerindeki etkisi

Çalışmanın kapsamı

2026 yılında yayımlanan meta-analiz, 3 kıtadan yaklaşık 1.6 milyon kişinin verilerini birleştiren 9 farklı çalışmanın analizine dayanıyor. Çalışmada bazı katılımcılar vejetaryen, pesketaryan (sadece balık), vegan (hiçbir hayvansal ürün tüketmeyenler) ve Poloteryan (sadece tavuk) olarak sınıflandırıldı; takip süreleri 16 yıla kadar uzanıyor.

Bulgular

Genel sonuçlar, kırmızı ve işlenmiş et tüketmeyen gruplarda bazı kanser türlerinde daha düşük risklerin olduğunu bildirdi. Araştırmada öne çıkan noktalar şunlardır:

Vejetaryenlerde pankreas kanseri, multipl miyelom, böbrek kanseri, prostat kanseri ve menopoz sonrası meme kanseri oranlarının, kırmızı/işlenmiş et tüketen gruplara göre azaldığı; ancak yemek borusu kanseri ihtimalinin arttığı bildirildi.

Pesketaryan (sadece balık tüketenler) grubunda böbrek kanseri, menopoz sonrası meme kanseri, kolorektal kanser ve sigarayla ilişkili akciğer kanserinde kırmızı/işlenmiş et tüketenlere kıyasla daha düşük oranlar dikkat çekti.

Veganlar arasında ise çalışmada kırmızı/işlenmiş et tüketenlere göre genel kanser sıklığında azalma saptanmamış; tersine kolorektal kanserlerde artış tespit edildi.

Araştırma, bulguların yorumlanmasında sigara kullanımı, genel yaşam tarzı, fiziksel aktivite düzeyi ve ultra işlenmiş gıda (UPF) tüketimi gibi faktörlerin etkili olabileceğine vurgu yaptı.

Uzman değerlendirmesi

Prof. Dr. Merdan Fayda çalışmayı değerlendirirken şu noktaları vurguladı: "Bu tür geniş ölçekli çalışmalar önemli veriler sunsa da sonuçların yalnızca et tüketimi üzerinden yorumlanması kolay değildir."

Fayda, işlenmiş etlerde (sosis, sucuk, salam vs.) kullanılan ve kanserojen olduğu kesin olan maddelerin (örneğin nitritlerin yüksek ısıda nitrozaminlere dönüşmesi) tüketiminden kaçınılması veya azaltılması gerektiğini belirtti.

Uzman, ayrıca Dünya Sağlık Örgütü referansıyla kanser ölümlerinin yaklaşık yarısının değiştirilebilir faktörlerle engellenebileceğine dikkat çekti ve başlıca risk faktörlerini şöyle sıraladı: sigara, alkol, elektronik sigara (özellikle sigarayla birlikte), bazı virüsler (hepatit B, hepatit C, HPV aşısı yoksa), aşırı kilolu/obezite (13 ayrı kanser tipinde 1.2–4.8 kat artışla ilişkilidir), meyve ve sebzeden fakir diyetler, fiziksel aktivite azlığı, güneş ışığı ve solaryum maruziyeti. Fayda, son yıllarda aşırı işlenmiş gıdalar (UPF) ile beslenmenin hem kansere yol açma hem de kanserli hastalarda nüks ihtimalini artırma ile ilişkili olduğunun gösterildiğini ekledi.

Prof. Dr. Fayda, çalışmanın genel çıkarımını özetlerken şunu kaydetti: "Sadece kırmızı eti diyetten çıkarmak değil, saydığımız tüm faktörleri dikkate almak gerekir. Bir kişi vejetaryen olabilir ancak sürekli patates kızartması ya da UPF içeren ürünler tüketiyorsa beklenen yarar sağlanmayabilir. Benzer şekilde vegan beslenmede kolorektal kanser artışı, UPF tüketimi veya kalsiyumdan fakir diyetle açıklanabilir. Bu sebeple kırmızı/işlenmiş et tüketiminin azaltılması bazı durumlarda kanseri azaltma yönünde fayda sağlayabilir."

PROF. DR. MERDAN FAYDA

PROF. DR. MERDAN FAYDA

Yazar
EDİTÖR

Ahmet Demir

Ben Ahmet Demir, 30 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin 'son dakika' uzmanıyım diyebilirsiniz. Kriz anları benim işim. En stresli anlarda soğukkanlılığımı korurum ve en hızlı, en doğru bilgiyi almak için uğraşırım. Pratik çözümler benden sorulur.