Kesisiz radyofrekans nükleoplasti ameliyat korkusunu azaltıyor

Radyofrekans nükleoplasti, küçük ve orta dereceli bel ve boyun fıtıklarında kesi olmadan ağrıyı azaltıp hastaların aynı gün rutinine dönmesini sağlıyor.

Yayın Tarihi: 17.08.2026 11:34
Güncelleme Tarihi: 17.08.2026 11:34

Kesisiz radyofrekans nükleoplasti ameliyat korkusunu azaltıyor

Kesisiz seçenekler ameliyat korkusunu azaltıyor

Bel ve boyun fıtığı teşhisi konulduğunda hastalar sıklıkla açık ameliyat, uzun iyileşme süreci ve komplikasyon endişesi taşıyor. Medicana Sağlık Grubu Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü'nden Op. Dr. Seyhan Orak, her fıtık vakasının açık cerrahi gerektirmediğini belirterek, kesisiz uygulanan radyofrekans nükleoplasti yönteminin doğru hasta seçildiğinde yüksek başarı oranları sunduğunu aktarıyor.

radyofrekans nükleoplasti nasıl çalışıyor:

Op. Dr. Seyhan Orak, diski jel içeren bir yastıkçık olarak tanımlayarak fıtıklaşma sırasında bu yapının dışarı doğru taşmasıyla sinire baskı oluştuğunu açıklıyor. Nükleoplasti sırasında disk içine yerleştirilen özel bir prob aracılığıyla kontrollü, düşük ısıda radyofrekans enerjisi uygulanıyor. Bu işlem disk hacmini küçülterek disk içi basıncı azaltıyor ve sinir üzerindeki baskının hafiflemesi hedefleniyor. Sonuçta ağrıda azalma sağlanabiliyor.

uygulama ve iyileşme süreci:

Yöntem minimal invaziv bir uygulama olup ciltte yalnızca birkaç milimetrelik girişle gerçekleştiriliyor. İşlem genellikle lokal anestezi ve hafif sedasyon altında yapılır ve ortalama 20-30 dakika sürer. Hastalar işlem sırasında ciddi ağrı hissetmez, çoğunlukla hafif bir basınç hissi olur. Müdahale sonrası birkaç saat gözlem altında tutulduktan sonra hastalar yürüyerek taburcu edilebilir ve uygun vakalarda aynı gün sosyal ve iş yaşamına dönebilmektedir.

kimler için uygun değil:

Op. Dr. Seyhan Orak, yöntemin her vakada uygulanamayacağını vurguluyor. Cerrahi gerektiren durumlar arasında patlamış (sekestre) disk fıtıkları, ciddi kas gücü kaybı, idrar veya büyük abdest kontrolünün bozulması, ileri sinir veya omurilik basısı, belirgin omurga instabilitesi ve kauda equina sendromu yer alıyor. Bu durumlarda açık cerrahi ön plandadır ve tedavi geciktirilmemelidir.

Yöntemin başlıca avantajları arasında kas ve kemik dokusuna zarar verilmemesi, daha az ağrı, düşük enfeksiyon ve kanama riski ile hızlı iyileşme sayılıyor. Masa başı çalışan birçok hasta birkaç gün içinde işine dönebiliyor; ancak bu sonuçların elde edilmesinde en kritik unsur doğru hasta seçimi olarak öne çıkıyor.

Bilimsel çalışmalarda doğru seçilmiş olgularda başarının yaklaşık %70-90 arasında bildirildiğini söyleyen Op. Dr. Seyhan Orak, önce ilaç ve fizik tedavi uygulanmış, diskin bütünlüğünün korunduğu, ciddi kas gücü kaybı olmayan küçük ve orta dereceli fıtıklarda nükleoplastinin etkili olduğunu belirtiyor.

Sonuç olarak bel veya boyun ağrısı yaşayan kişilerin ameliyat korkusuyla muayeneyi ertelememesi, doğru tanı ve hasta seçiminden sonra kesisiz yöntemlerin değerlendirilebileceği unutulmamalıdır. Önemli olan doğru zamanda, doğru tedaviye ulaşmaktır.

MEDİCANA SAĞLIK GRUBU BEYİN VE SİNİR CERRAHİSİ BÖLÜMÜ’NDEN OP. DR. SEYHAN ORAK

MEDİCANA SAĞLIK GRUBU BEYİN VE SİNİR CERRAHİSİ BÖLÜMÜ’NDEN OP. DR. SEYHAN ORAK

Yazar
EDİTÖR

Mehmet Yılmaz

Ben Mehmet Yılmaz, 28 yaşındayım. İstanbul'dayım. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin hırslı araştırmacı gazetecisiyim. Masa başında durmayı sevmem; sahada, meclis koridorlarında, siyasi kulislerde gerçeklerin peşindeyim. İdealist biriyim ve işimi ciddiyetle yaparım.