kentsel dönüşümle gelen mağduriyet: karabağlar sakinlerinin mücadelesi

İzmir Karabağlar'da 2020 depreminde hasar gören binaların dönüşümünde gecikme, eksik işçilik ve müteahhidin 2,5 milyon TL ek talebi sakinleri mağdur etti.

Yayın Tarihi: 15.09.2026 12:09
Güncelleme Tarihi: 15.09.2026 12:48

kentsel dönüşümle gelen mağduriyet: karabağlar sakinlerinin mücadelesi

Karabağlar'da dönüşüm sürecinin iç yüzü:

İzmir'de 30 Ekim 2020 depreminde ağır hasar gören Karabağlar ilçesindeki bazı binalar, kentsel dönüşüm kapsamında müteahhit firmalara teslim edildi. Ancak yılları bulan gecikmeler, eksik ve hatalı imalatlar ile yeni mali talepler, apartman sakinlerinin uzun süredir devam eden mağduriyetine dönüşmüş durumda. Sözleşme bedeli ve teslim süresiyle ilgili kayıtlar, teslim sonrası tespit edilen uygunsuzluklarla çelişiyor; daire sahipleri hem maddi hem de manevi kayıp yaşadıklarını belirtiyor.

Süreç ve mali tablo:

Kat malikleriyle yapılan inşaat yapım sözleşmesi 4 Haziran 2021 tarihinde imzalanmış, daire başı ortalama 490 bin TL bedel esas alınmıştı. Projede ruhsat ancak Mart 2023'te alınabildi ve sözleşmeye göre 15+3 ay içinde tamamlanması gereken proje, uzun gecikmelerin ardından ancak Temmuz 2026'da teslim edildi. Bu arada daire sahipleri enflasyon farkını gözeterek daire başı en az 1 milyon TL ödeme yaptıklarını söylüyor. Buna rağmen yüklenici firmanın ilave olarak talep ettiği 2,5 milyon TLlik ödeme emsalsiz bulunuyor ve sakinleri büyük bir öfke ile karşı karşıya bıraktı.

Teslim edilen dairelerde ise tesisat hataları, su sızıntıları, boyada ve sıvalarda dökülme, mutfak dolaplarında kabarmalar ile düşük kaliteli malzeme kullanımı gibi çok sayıda ayıp tespit edildi. Bu eksiklikler nedeniyle birçok malik ne oturabiliyor ne de mülkünü satabiliyor; bazıları yeniden onarım için yüzbinlerce lira harcamak zorunda kaldığını belirtiyor.

Sahicilerin şikâyetleri ve hukuki süreç:

Daire sahiplerinden Kenan Yeniçeri süreci özetleyerek, projenin sözleşme gereği tamamlanmamasına, teslim edilen dairelerin eski hasarı aratır duruma gelmesine ve sürekli yeni para taleplerine vurgu yaptı. Yeniçeri, 'Sözleşme dışı kullandığı malzemeler, mutfak ve banyo düzenlemesinin sözleşmeye uygun olmaması, kötü elektrik tesisatı ve zeminde nemlenme' gibi sorunlara dikkat çekti ve bu nedenle topluca hukuki yola başvurduklarını söyledi.

Daire sahiplerinden Nur Üzümcü ise, peşin yapılan ödemelere rağmen müteahhitin ağırlıklı olarak yeni maliyetler öne sürerek herkesi borçlandırmaya çalıştığını anlattı. Üzümcü, teslim sonrası ortaya çıkan sorunları ve can güvenliğini tehdit eden hataları şöyle özetledi: 'Bugün benim karşımda bir yangın kapısı var, ters takılmış durumda! Bugün bir yangın çıksa kapansa üzerimden ben çıkamam.' Ayrıca bir çok malik evlerinin tekrar boyatılması, tesisatlarının yenilenmesi için ayrıca 400-500 bin TL'ye varan tutarlarda harcama yaptığını belirtti.

Daire sahipleri sürecin uzaması ve eksik işçilik nedeniyle psikolojik yıpranma yaşadıklarını, yaşlı aile fertlerinin beklemek yerine küçük, güvenli alternatiflere yönelmek zorunda kaldığını ifade ediyor.

Avukatın değerlendirmesi ve muhtemel sonuçlar:

Kat maliklerinin avukatı Ali Onar, müteahhidin ek bedel talebinin hukuki dayanağı olmadığını belirtiyor. Onar'a göre; yüklenicinin kendi kusuru ve ihmali nedeniyle inşaatı geciktirmesi halinde, bu gecikme sürecinde enflasyon gerekçesiyle sözleşmenin uyarlanması veya ek bedel talep etmesi Yargıtay içtihatları uyarınca kabul edilmiyor. Ayrıca teslim edilen işin ayıplı ifa teşkil ettiği, su sızıntıları, ters takılan yangın kapısı ve elektrik tesisatı hataları gibi kusurların hem hukuki hem de cezai sorumluluk doğurabileceği vurgulanıyor. Avukat, ayıplı ifa halinde iş sahibinin 'ayıbın giderilmesini, bedelden indirim yapılmasını, eserin yeniden yapılmasını veya sözleşmeden dönmeyi' talep edebileceğini ifade etti.

Şu an apartman sakinleri, hem eksik ve hatalı işçilik nedeniyle ortaya çıkan zararların giderilmesini hem de müteahhidin talep ettiği ilave ödemenin reddini amaçlayarak yargı kararını bekliyor. Mahkeme süreci ve tespit edilecek bilirkişi raporları, tarafların hak ve yükümlülüklerini netleştirecek en önemli aşama olarak öne çıkıyor.

Karabağlar örneği, kentsel dönüşüm projelerinde zaman yönetimi, sözleşme denetimi ve denetim sonrası imalat kalitesinin ne denli kritik olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Daire sahiplerinin hem ekonomik hem de güvenlik kaygıları sürerken, beklenen hukuki karar sürecin nasıl sonuçlanacağını gösterecek.

DAİRE SAHİPLERİNDEN KENAN YENİÇERİ

DAİRE SAHİPLERİNDEN KENAN YENİÇERİ

Yazar
EDİTÖR

Hüseyin Aydın

Ben Hüseyin Aydın, 34 yaşındayım, İstanbul'dayım. aksiyon.com.tr'nin Gündem ekibinde adliye ve hukuk muhabiriyim. Karmaşık dava dosyalarını alıp, herkesin anlayacağı şekilde sadeleştirmek benim işim. Detaylara çok önem veririm, titiz çalışırım.