Kent belleğinin fotoğrafları İzmir'in hafızasını hatırlatıyor

Acıbadem Kent Hastanesi'nin 'İzmir’in Hafızası' sergisi, Hamza Rüstem arşivinden fotoğraflarla Alzheimer farkındalığını ve hatırlama terapilerinin değerini ön plana çıkarıyor.

Yayın Tarihi: 17.09.2026 09:18
Güncelleme Tarihi: 17.09.2026 09:18

Kent belleğinin fotoğrafları İzmir'in hafızasını hatırlatıyor

serginin fikri ve arşiv:

Acıbadem Kent Hastanesi, Alzheimer Farkındalık Ayı kapsamında Hamza Rüstem Fotoğrafhanesi'nin Cumhuriyet öncesinden günümüze uzanan arşivini "İzmir’in Hafızası" adıyla sanatseverlerle buluşturdu. Sergi yalnızca nostalji amaçlı bir sunum değil; bir kentin belleğiyle insan belleği arasındaki ilişkiyi görünür kılmayı, hatıraların terapi ve aidiyet üzerindeki etkisini gündeme getirmeyi hedefliyor.

Sergi açılışı, iş dünyasından isimleri, sağlık camiasını, basın mensuplarını, hasta ve hasta yakınlarını bir araya getirdi. Acıbadem Kent Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Seçkin, eski fotoğrafların Alzheimer ve unutkanlık yaşayan ileri yaştaki bireyler için yalnızca görsel değil duygusal tetikleyiciler olduğunu vurguladı. Seçkin, "Serginin yalnızca geçmişe yolculuk yaptırmıyor, hafızanın yaşamımızdaki değerini yeniden hatırlatıyor" dedi.

kent belleği ile insan belleği arasındaki bağ:

Doç. Dr. Seçkin, bir kentin belleğinin sokaklarında, yapılarında, fotoğraflarında ve o kentte yaşayan insanların hatıralarında saklı olduğunu belirtti. Eski bir İzmir fotoğrafına bakmanın; bir sokağı, sesi veya kokuyu hatırlatabileceğini, bu unsurların Alzheimer hastalarında anıları ve yaşam öykülerini canlandırabildiğini söyledi. Bu tür tanıdık uyaranların iletişimi güçlendirebildiği ve güven duygusunu desteklediği anlatıldı.

Hatırlama terapisinin amacı belleği test etmek değil, kişinin geçmiş deneyimleriyle ve kendi benliğiyle yeniden bağ kurmasına yardımcı olmaktır. Seçkin, tanıdık yüzlerin, mekânların ve hikâyelerin ruh hâline olumlu katkı sağladığını ifade etti.

hatırlama terapisi ve erken tanının önemi:

Seçkin, Alzheimer tedavisinde en kritik noktanın erken tanı olduğunu belirtti. Günümüzde hastalığın klinik belirtiler ortaya çıkmadan yıllar önce kan testleriyle tespit edilebildiğini ve "artık hastalık modifiye edici tedaviler Alzheimer hastalarının kullanımına sunuldu" sözleriyle tedavi alanındaki gelişmelere dikkat çekti. Erken tanının hastalığın ilerleme hızını yavaşlatmada belirleyici olduğunu vurguladı.

Ayrıca beyin sağlığını korumak için fiziksel, zihinsel ve sosyal olarak aktif kalmanın, dengeli beslenmenin, düzenli egzersizin, kaliteli uykunun ve hipertansiyon, diyabet ile yüksek kolesterol gibi risk faktörlerinin kontrol altında tutulmasının büyük önem taşıdığına işaret etti.

Doç. Dr. Seçkin, Alzheimer hastalarının sosyal yaşamdan uzaklaşmasının tedavi etkinliğini sınırlayabileceğini söyleyerek, "Bir Alzheimer hastası yaşadığı sosyal ortamdan soyutlanır, şehirle aidiyet bağları zayıflar ve yalnızlaşırsa uygulanan tedavilerin etkisi de sınırlı kalabilir" değerlendirmesinde bulundu. Seçkin serginin amacını şu sözlerle özetledi: "İzmir’in Hafızası sergisiyle bir kentin belleğine yeniden bakarken, kendi belleğimizin ve hatıralarımızın değerini de hatırlatmak istedik. Çünkü hatırlamak, yalnızca geçmişi bilmek değil, bizi biz yapan hikâyeyi de korumaktır."

Sergi 30 Eylül 2026 tarihine kadar ziyaret edilebilecek.

İzmir'in hafızası, Alzheimer farkındalığına dönüştü

İzmir'in hafızası, Alzheimer farkındalığına dönüştü

Yazar
EDİTÖR

Ahmet Demir

Ben Ahmet Demir, 30 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin 'son dakika' uzmanıyım diyebilirsiniz. Kriz anları benim işim. En stresli anlarda soğukkanlılığımı korurum ve en hızlı, en doğru bilgiyi almak için uğraşırım. Pratik çözümler benden sorulur.