Kayserili avukatın kaleminden dijital çağa gönderme: BENVERİ

Avukat ve yazar Emir Akpınar'ın ilk romanı BENVERİ, dijital emperyalizme karşı bireyin hak ve hikâyesini savunan kurgusal bir direnişi anlatıyor.

Yayın Tarihi: 15.06.2026 09:55
Güncelleme Tarihi: 15.06.2026 09:59

Kayserili avukatın kaleminden dijital çağa gönderme: BENVERİ

Kayserili avukatın kaleminden dijital çağa gönderme: BENVERİ

Kayserili avukat ve yazar Emir Akpınarın dijital çağ temalı ilk romanı BENVERİ okurlarla buluştu. Akpınar, kitabın ortaya çıkış sürecini ve romanın merkezindeki temaları paylaştı.

Yazarın ilham kaynağı ve yazma süreci

Akpınar, romanı yazma kararını geçirdiği ağır bir trafik kazasının ardından, hastane odasında aldığı uzun iyileşme süreleri içinde verdiğini aktardı. Aralık 2024'te yaşadığı kaza sürecinde tavanı izlerken insan, haklar ve modern dünyanın sorgulanmasının kitabın temel ilhamını oluşturduğunu belirtti. Yazar, hukuk alanında adalet, mülkiyet ve insan hakları üzerine edindiği deneyimi dijital çağın getirdiği felsefi sorunlarla edebi zeminde birleştirdiğini ifade etti.

Akpınar, kitabın basım sürecinin kendisi için önemli olduğunu, Mayıs 2026'da okurla buluştuğundan beri nitelikli okur kitlesi ve akademisyenlerden olumlu geri dönüşler aldıklarını söyledi. Ayrıca eserin erişimini genişletmek amacıyla global bir sesli kitap platformunda yayınlamak için yayınevi ile prodüksiyon ve başvuru süreçlerini sürdürdüklerini aktardı.

Romanın kurgusu: 2036 İstanbul ve dijital panoptikon

Kitap, okuyucuyu yakın gelecekte, 2036 yılının İstanbulunda uyanan bir dünyaya taşıyor. Bu İstanbul, her hareketin, duygunun dijital olarak izlendiği ve puanlandığı bir kontrol toplumu. Akpınar, kitabın ismindeki ironinin burada doğduğunu; insanın kendi benliğini unutup sistemin gözünde yalnızca bir "veri" haline gelmesini merkeze aldığını belirtiyor.

Romanın merkezindeki karakter Atlas, analog kalmaya ve insani olanı korumaya çalışan bir matbaa sahibi. Atlas'ın eşi Elif'in, sistemin neden olduğu "15 dakikalık bir veri optimizasyon hatası" sonucu hayatını kaybetmesi, Atlas'ı yas tutmanın ötesinde dijital panoptikona karşı bir direnişe sürüklüyor. Akpınar, Elif'in bir algoritma tablosunda yalnızca "hata payı" veya "sapma" olarak görülmesinin Atlas'ı nasıl sarstığını vurguluyor.

Karakterler ve sistem eleştirisi

Yasemin karakteri romanda, şehir hayatını yöneten soğuk, kusursuz yapay zekâyı temsil ediyor; bugünün algoritmalarının gelecekte ulaştığı mutlak güç tekelinin vücut bulmuş hali. Murat ise dijital düzenin hukuki ve siyasi altyapısını kuran, gücü elinde tuttuğunu zanneden figür. Akpınar, Murat'ın bir anda parlayıp sonra arka plana düşmesinin, sistemin büyüklüğünü ve insansızlaşma eğilimini gösterdiğini söylüyor: sistem, onu var eden piyonları bile gerektiğinde kenara atar.

Felsefi altyapı ve anlatı tekniği

Akpınar, romanda Foucault'nun gözetim toplumu kuramı ile Byung-Chul Han'ın şeffaflık toplumu eleştirisini kurgunun damarlarına yerleştirdiğini belirtiyor. Ancak kitabın ortasından itibaren felsefi tartışmanın yerini hızlı, sinematik bir aksiyonun aldığını; pratik direnişin kurguda öne çıktığını aktarıyor.

Anlatımda bilinçli olarak sık kullanılan tekrarlar, Atlas'ın dijital travmasının ve zihinsel çöküşünün ritmik yansımalarını vermeyi amaçlıyor. Akpınar, bu teknikle okuyucunun psikolojik baskıyı ve tempoyu derinden hissetmesini hedeflediğini söylüyor.

Mesaj ve son söz

Kitabın sonunda Atlas'ın çocuklarına söylediği cümle romandaki temel çağrıyı özetliyor: "Veri sizseniz, hikâye de sizindir. Kendi hikayenizi bir algoritmanın yazmasına izin vermeyin". Akpınar, eserin dijital emperyalizme karşı insanın kendi hikâyesini geri alma mücadelesi olduğunu vurguluyor ve okuyucunun kitabı kapattığında dijital dünyadaki yerini tekrar düşünmesini amaçladığını belirtiyor.

KAYSERİLİ AVUKAT VE YAZAR EMİR AKPINAR’IN DİJİTAL ÇAĞI ELE ALDIĞI İLK KİTABI BENVERİ OKURLARLA...

KAYSERİLİ AVUKAT VE YAZAR EMİR AKPINAR’IN DİJİTAL ÇAĞI ELE ALDIĞI İLK KİTABI BENVERİ OKURLARLA BULUŞTU. AKPINAR KİTABIYLA İLGİLİ YAPTIĞI AÇIKLAMASINDA, “BU KİTAP, DİJİTAL EMPERYALİZME KARŞI İNSANIN KENDİ HİKAYESİNİ GERİ ALMA MÜCADELESİDİR” DEDİ.

Yazar
EDİTÖR

Ayşe Yıldız

Ben Ayşe Yıldız, 29 yaşındayım. aksiyon.com.tr'nin başkent muhabiriyim. Tahmin edeceğiniz gibi Ankara'da yaşıyorum. Bürokrasi ve diplomasi trafiğini takip ediyorum. Bağlantılarım güçlüdür, resmi dili iyi bilirim ve kulis bilgilerini ilk ben alırım.