Kaybolan mirasın son muhafızlarından: kelkari ve sedef kakma ustası zamana direniyor

İzmir Menderes'te 55 yaşındaki usta Mehmet Ağça, kelkari ve sedef kakma sanatını yaşatmaya çalışıyor; çırak eksikliği ve destek ihtiyacı mesleğin geleceğini tehdit ediyor.

Yayın Tarihi: 20.06.2026 13:44
Güncelleme Tarihi: 20.06.2026 14:23

Kaybolan mirasın son muhafızlarından: kelkari ve sedef kakma ustası zamana direniyor

Kaybolan mirasın son muhafızlarından: kelkari ve sedef kakma ustası zamana direniyor

Mehmet Ağça (55), İzmir'in Menderes ilçesinde hayatını kelkari ve sedef kakma sanatlarına adamış nadir ustalardan biri. Gelişen teknoloji ve seri üretimin gölgesinde kalan bu geleneksel el sanatları, Ağça'nın tezgâhında sabır ve ustalıkla yaşamaya devam ediyor.

Kelkari: ahşaba fısıldanan ömür

Kelkari, ıhlamur, ceviz veya gürgen gibi ağaçların usta ellerde şekillendiği; ilmek ilmek sabır, göz nuru ve teslimiyet isteyen bir zanaat. Usta Ağça, kelkari pratiğinin öfkeyi kabul etmediğini, tamamen sabır işi olduğunu vurguluyor. "Yanlış bir çekiç darbesi, günlerce süren emeği bir anda yok edebilir. Biz bu tezgahlarda sadece ahşabı değil, kendi nefsimizi de yontuyoruz."

Sedef kakma: ışığın ve sabrın buluşması

Sedef kakma ise deniz kabuklarının pırıltısını ceviz ağacının koyu tonlarıyla birleştiren hassas bir işlem. İnce gümüş tellerin ahşaba çakılması ve ardından özenle açılan yuvalara sedef parçalarının yerleştirilmesiyle yürütülen bu sanat, malzemenin sert ve kırılgan yapısı nedeniyle yüksek risk ve titizlik gerektiriyor. Ağça, doğru ışıkta beliren gökkuşağı renklerinin tüm zahmete değdiğini belirterek, "Bu mesleğin sadece el becerisi istemediğini, güçlü bir göz, sarsılmaz bir bilek ve en önemlisi büyük bir aşk gerektirdiğinin" altını çiziyor.

Gelecek kaygısı ve destek çağrısı

Ustanın en büyük kaygısı, mesleğin geleceksizliği ve çırak bulamamak. Ağça, çırak eksikliğinin kültürün öksüz kalmasına yol açtığını ifade ediyor ve sanatın ayakta kalabilmesi için devlet desteği ile yerel yönetimlerin açacağı kursların önemine dikkat çekiyor. Bu ürünlerin hak ettiği değeri görmesi gerektiğini vurgulayan usta ve uzmanlar, geleneksel sanatların bu toprakların kimliği, ruhu ve hafızası olduğunu belirterek, dükkanların kapısına vurulacak her kilidin tarihten bir yaprağın daha kopup gitmesi anlamına geleceği uyarısında bulunuyor.

GELENEKSEL EL SANATLARINDAN KELKARİ VE SEDEF KAKMA, İZMİR'DE ÖMRÜNÜ BU İŞE ADAMIŞ MEHMET AĞÇA'NIN...

GELENEKSEL EL SANATLARINDAN KELKARİ VE SEDEF KAKMA, İZMİR'DE ÖMRÜNÜ BU İŞE ADAMIŞ MEHMET AĞÇA'NIN ELLERİNDE YAŞATILMAYA ÇALIŞILIYOR.

GELENEKSEL EL SANATLARINDAN KELKARİ VE SEDEF KAKMA, İZMİR'DE ÖMRÜNÜ BU İŞE ADAMIŞ MEHMET AĞÇA'NIN...

Yazar
EDİTÖR

Meryem Özdemir

Ben Meryem Özdemir, 24 yaşındayım, Bursa'dan çalışıyorum. aksiyon.com.tr Gündem'deyim ama spesifik olarak eğitim ve sağlık politikalarındaki güncel gelişmelere odaklanıyorum. Öğrenmeye açık, meraklı ve enerjik bir yapım var.