Başkent Üniversitesi'nde kasıktan uygulanan minimal invaziv kapak onarımları
Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı’ndan Uzm. Dr. Samet Yılmaz, son yıllarda kalp kapak hastalıklarının tedavisinde önemli bir dönüşüm yaşandığını belirtti. Uzm. Dr. Yılmaz, açık kalp ameliyatının bazı hasta gruplarında ciddi risk oluşturduğunu vurgulayarak, kasık bölgesinden yapılan minimal invaziv yaklaşımların uygun hastalarda başarılı sonuçlar verdiğini açıkladı.
Hangi hastalar için uygun?
Uzm. Dr. Yılmaz, Avrupa Kardiyoloji Derneği kılavuzlarında da önerilmeye başlanan bu yöntemin özellikle yüksek ameliyat riski taşıyan hastalar için önemli bir seçenek sunduğunu belirtti. Bu hasta grupları şunlardır:
- Daha önce açık kalp ameliyatı geçirmiş hastalar
- İleri yaş grubundaki bireyler
- Kalp fonksiyonları ciddi şekilde azalmış hastalar
- Kalp yetmezliği bulunan ve ameliyat riski yüksek kabul edilen hastalar
İşlem yöntemi ve hasta toparlanması
Dr. Yılmaz, kasık bölgesindeki toplardamarlardan girilerek kalbin içine ulaşıldığını ve mitral ile triküspit kapak yetmezliklerinde, halk arasında 'mandal' olarak bilinen özel klips sistemleri kullanılarak kapağın kaçaklarının önemli ölçüde azaltılabildiğini açıkladı. İşlem genellikle yaklaşık bir saat sürmekte ve genel anestezi altında gerçekleştirilmektedir.
İşlemin en önemli avantajlarından biri göğüs kafesi açılmadan uygulanmasıdır. Uzm. Dr. Yılmaz, hastaların çoğunun ertesi gün servise alındığını ve bir-iki günlük takip sonrası taburcu edilebildiğini belirterek, nefes darlığı, çabuk yorulma, çarpıntı ve halsizlik gibi şikayetlerde belirgin azalma gözlemlendiğini söyledi.
Merkez tecrübesi ve örnek vakalar
Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi, bölgede bu işlemin yoğun uygulandığı merkezlerden biri olarak son 6 ay içinde 10 hastaya başarıyla minimal invaziv kapak onarımı uygulandığını açıkladı. Uzm. Dr. Yılmaz, yakın zamanda ileri yaşta, kalp pili bulunan ve ciddi kalp yetmezliği yaşayan iki yüksek riskli hastada da başarılı sonuçlar elde ettiklerini söyledi.
Dr. Yılmaz, örnek olarak paylaştığı bir vakada; yaklaşık 10 yıl önce böbrek nakli yapılmış, 3-4 yıl önce bypass ameliyatı geçirmiş 55 yaşındaki bir hastada bir yıllık takipte kapak kaçaklarının arttığını ve semptomların ortaya çıktığını anlattı. Multidisipliner değerlendirme sonucunda açık cerrahinin yüksek risk taşıdığına karar verildi ve minimal invaziv onarım sonrası hastada kalp fonksiyonlarında ve günlük yaşam kapasitesinde belirgin düzelme
Sonuç olarak, kasıktan uygulanan minimal invaziv kapak onarımları, açık cerrahinin riskli olduğu hasta gruplarında göğüs kafesi açılmasını gerektirmeden hızlı toparlanma ve semptom azalması sağlayan bir alternatif olarak öne çıkıyor.
KARDİYOLOJİ ANA BİLİM DALI’NDAN UZM. DR. SAMET YILMAZ, BAZI HASTA GRUPLARINDA AÇIK CERRAHİNİN CİDDİ RİSK OLUŞTURABİLDİĞİNİ SÖYLEYEREK, "KASIKTAN GİREREK GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ MİNİMAL İNVAZİV YÖNTEMLE KAPAK TAMİRİNİ ÇOK DAHA GÜVENLİ ŞEKİLDE YAPABİLİYORUZ" DEDİ.