Kartal'da 'Geçmişten Günümüze Uğur Mumcu' başlıklı söyleşiyle anma
Araştırmacı gazeteciliğin simge ismi Uğur Mumcu, ölümünün 33. yıl dönümünde Kartal'da düzenlenen özel bir söyleşi programıyla anıldı. Etkinlik, Uğur Mumcu Kültür Merkezinde gerçekleştirildi ve Kartallılar Mumcu'nun gazetecilik mirasını, aydın kimliğini ve fikir dünyasını Mustafa Balbay'dan dinledi.
Program ve katılımcılar
Etkinlik, Kartal Belediyesi, Atatürkçü Düşünce Derneği ve UMDER iş birliğiyle düzenlendi. Söyleşiye; CHP Kartal İlçe Başkanı Mert Polat, Kartal Belediyesi başkan yardımcıları, Kartal Belediyesi Meclis Başkan Vekili Özlem Bulut, İYİ Parti Kartal İlçe Başkanı Önder Karakelle, Anahtar Parti Kartal İlçe Başkanı Yunus Şahin, diğer siyasi parti temsilcileri, Kartal belediye meclis üyeleri, birim müdürleri, mahalle muhtarları ile siyasi partilerin kadın ve gençlik kolları yöneticileri katıldı. Ayrıca Atatürkçü Düşünce Derneği Kartal Şube Başkanı Hülya Arıkan, UMDER Başkanı Hasan İldan ve çok sayıda dernek ile sivil toplum kuruluşu temsilcisi programda yer aldı.
Mustafa Balbay: Mumcu toplumun vicdanıydı
Gazeteci ve yazar Mustafa Balbay, Mumcu ile genç yaşlarda çalışma fırsatı bulduğunu belirterek onun yalnızca bir gazeteci olmadığını, aynı zamanda toplumun vicdanı olduğunu vurguladı. Balbay, Mumcu'nun dürüstlüğü, korkusuzluğu ve tavır koyan aydın duruşunun örnek teşkil ettiğini söyledi ve Mumcu için 'Uğur Mumcu toplum için büyük bir güvenceydi; gerçekten çok değerli bir insandı' dedi.
Balbay, gazeteciliği yalnızca bilgiye ulaşma aracı olarak görmenin eksik olduğunu, esas olanın cesaret olduğunu belirterek, 'Gerçek gazetecilik sadece geniş haber kaynaklarına sahip olmak değildir. Aynı zamanda yürek ister, cesaret ister.' ifadesini kullandı. Balbay, Mumcu'nun sıkça hatırlattığı sözü aktararak: 'Korkak bin kez ölür, cesur bir kez ölür' dedi.
Tehditler ve geri adım atmama örneği
Balbay, Mumcu'nun tehditler altında dahi geri adım atmadığına dikkat çekti. Etkinlikte paylaşılan anıya göre Mumcu, olası saldırı senaryolarını konuşmak için iki güvenlik uzmanını evine çağırmış ve soğukkanlılıkla 'Ben nasıl öldürülebilirim?' sorusunu yöneltmişti. Uzmanların günlük alışkanlıkları sorması ve Mumcu'nun 'Arabayı kim kullanıyor? — Ben kullanıyorum' yanıtı, onun geri adım atmadığına dair çarpıcı bir örnek olarak aktarıldı.
Aydınlık mirası ve süreklilik
Balbay, bazı aydınların bıraktıkları iz ve kurdukları düşünce geleneği nedeniyle toplumda ayrı bir yere sahip olduklarını belirterek, Uğur Mumcu'nun bu tür bir aydın olduğunu ifade etti. Konuşmasının sonunda Atatürk ve Mumcu'nun mirasının yol gösterici olduğunu vurgulayan Balbay, Atatürk'ün aydınlığının unutulmayacağını ve Mumcu'nun rehberliğinin sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Balbay, örnek anlatımla bağlılığın sürekliliğine işaret ederek yılgınlığa kapılınmaması gerektiğini belirtti.
Soru-cevap bölümü ve kapanış
Söyleşide dinleyicilerle gerçekleştirilen soru-cevap oturumu, Balbay'ın hem Mumcu ile yaşadığı anıları hem de günümüz Türkiye'sinde gazeteciliğin taşıdığı sorumlulukları değerlendirmesine olanak sağladı. Programın sonunda Balbay'a anı olarak Kartal heykelciği ve çiçek sunuldu; heykelcik Mert Polat, Özlem Bulut, Önder Karakelle ve Yunus Şahin tarafından takdim edilirken, çiçek sunumunu Hülya Arıkan ve Hasan İldan gerçekleştirdi.
Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlik, Uğur Mumcu'nun fikirsel mirasının ve demokrasi mücadelesinin gelecek kuşaklara aktarılması açısından önem taşıyan bir buluşma olarak değerlendirildi.
MUSTAFA BALBAY, UĞUR MUMCU’YU ANLATTI