yerli çeşit geliştirme çalışmasının kapsamı:
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Bülent Köse liderliğindeki TÜBİTAK destekli proje, Karadeniz Bölgesi’ne özgü kokulu üzüm çeşitlerinin genetik direncini çekirdeksiz çeşitlerin tüketici tercihleriyle birleştirmeyi amaçlıyor. Projenin önceliği, ilaçlama yapılmadan yetiştirilebilen ve aynı zamanda çekirdeksiz olan yeni üzüm çeşitleri elde etmek.
Çalışmada özellikle külleme ve mildiyö gibi mantari hastalıklara dayanıklılık öne çıkarılıyor; bu sayede koruyucu ilaçlama zorunluluğunun azaltılması ve üretimde ilaç kalıntısı riskinin düşürülmesi hedefleniyor. Proje kapsamında ayrıca salamuralık yaprak üretimine uygun, yaprak kalitesi yüksek ve hastalıklara dayanıklı çeşit adayları da geliştiriliyor.
kullanılan materyal ve zaman çizelgesi:
Köse, ıslah çalışmalarında 2016 yılında Prof. Dr. Hüseyin Çelik tarafından tescil edilmiş iki kokulu üzüm çeşidinin kullanıldığını belirtiyor. Bu kokulu çeşitlerin genetik direnç özelliklerinden yararlanılarak, çekirdeksiz ticari çeşitlerle melezleme yapılıyor.
Melezleme çalışmalarına 2023 yılında başlandığını söyleyen Köse, bitkilerin şu anda üçüncü yılı içerisinde olduğunu, önümüzdeki yıllarda meyve özelliklerinin daha belirgin hale geleceğini aktardı. Meyve özellikleri değerlendirildikten sonra ticari nitelik taşıyan adaylar üretilecek, çoğaltılacak ve tescil süreçlerine girilecek.
beklenen faydalar ve zorluklar:
Projeden beklenen en somut kazanımların başında ilaç bulaşmamış ve çekirdeksiz üzüm tüketimi geliyor. Köse, bu sayede hem üreticinin girdi maliyetlerinin azalacağını hem de dövizin yurtdışına çıkışının engellenmesine katkı sağlanacağını belirtiyor. Salamuralık yaprak üretiminde ise ilaç kalıntısı sorununun azaltılması, hem ihracat potansiyelini artırma hem de tüketici güvenini güçlendirme açısından önem taşıyor.
Öte yandan ıslah çalışmalarının doğası gereği uzun soluklu bir süreç olduğu vurgulanıyor: OMÜ ekibi süreci bir serüven olarak nitelendirip, bu işin minimum 15 yıl sürebileceğini ifade ediyor. Bu süre içinde genetik değerlendirme, meyve kalitesi analizleri, çoğaltma ve tescil aşamaları dikkatle yürütülecek.
Proje uygulamalarının başarılı olması halinde, bölge üreticilerinin ilaç kullanımını azaltarak sürdürülebilir üretim yapması, tüketicinin ise daha güvenli ürünlere erişmesi bekleniyor. Ayrıca tescil edilen yerli çeşitlerin çoğaltılması ile pazarda yerli arzın artması ve dışa bağımlılığın azalması hedefleniyor.
OMÜ ve proje ortaklarının önümüzdeki yıllarda meyve analizleri ve aday çeşitleme sürecine odaklanacağı, ardından seçilen adayların üretime aktarılıp tescil başvurularına yönlendirileceği bildirildi. Çalışmanın sahaya yansıması ise ıslah takvimine bağlı olarak kademeli gerçekleşecek.
PROF. DR. BÜLENT KÖSE