Karadeniz'de av kotalarının önemi
Karadeniz'de balıkçılık sezonu sürerken, hamsi ve istavrit avcılığında uygulanan kotaların sürdürülebilirlik açısından taşıdığı önem yeniden vurgulandı. Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan bölge balıkçılığının hem mevcut stokların korunması hem de gelecek kuşaklara kaynak bırakılması açısından dikkatli yönetilmesi gerektiğini belirtti.
kota dağılımı ve uygulama:
Kaplan, palamut avcılığının olmadığı dönemlerde hamsi ağlarının atıldığını hatırlatarak, hamsi için ülke çapında uygulanan kotanın 400 bin ton olduğunu, bunun 45 bin tonluk kısmının Karadeniz bölgesine ayrıldığını söyledi. İstavritte de benzer bir düzenlemenin yürürlükte olduğunu belirten Kaplan, Türkiye genelinde istavrit kotasının 40 bin ton olduğunu ve bu miktara ulaşıldığında avcılığın otomatik olarak sonlandırıldığını aktardı.
Konuşmasında, 'Hamsi ağlarının atılması, palamut olmadığı zaman hamsi ağı atılır. Hamsiyle ilgili ülkemizde 400 bin tonluk kota uygulaması var. Bu kotanın 45 bin tonu bize ait. O kotanın üzerine çıkamıyoruz. Resmî Gazete’de aynı şekilde istavrit için de bir kota çıktı. Türkiye genelinde 40 bin tonluk bir kota var. Türkiye genelinde 40 bin ton avlandığında otomatik olarak istavrit avcılığı da bitiyor.' ifadelerine yer verdi.
sürdürülebilirlik, denetim ve bölgesel farklılıklar:
Kaplan kotaların, denizlerin biyolojik dengesini korumak ve stokların tükenmesini önlemek için hayati olduğunu vurguladı: 'Bu kotalar niçin önemli? Sürdürülebilir balıkçılık açısından Karadeniz’de, bölgemizde ve Akdeniz’de gelecek nesillere de balık bırakmamız gerekiyor. Bakanlığımızın bir politikası; bunları da sıkı bir şekilde takip ediyoruz.'
Ayrıca Karadeniz'in bir nevi iç deniz olduğunu, flora ve tür yapısının diğer denizlerden farklılaştığını ifade eden Kaplan, çeşitlilik açısından Akdeniz'in önde olabileceğini ancak ürün açısından bölgenin şanslı olduğunu belirtti. Kaplan sözlerini, 'Hamsi balık değildir, hamsi farklı bir varlıktır; bize sunulan farklı bir nimettir. Dünyada hamsinin üzerine, benim düşüncem, lezzet yoktur.' şeklindeki kişisel değerlendirmesiyle tamamladı.
Yetkililer, kotaların takip ve denetim mekanizmalarının işletildiğini; hukuki düzenlemelere uyulmasının hem yerel balıkçının hem de deniz ekosisteminin yararına olacağını vurguluyor. Bölge balıkçılığı, kotaların sınırları içinde kalındığında hem ekonomik gelir hem de biyolojik sürdürülebilirlik açısından korunmuş olacak.
TÜRKİYE GENELİNDE HAMSİDE KOTA 400 BİN TON OLARAK BELİRLENDİ.