Kampüste gözlem ve destek: yöneticilere madde bağımlılığı farkındalığı eğitimi
İnönü Üniversitesi tarafından düzenlenen "Yönetici Liderlik Eğitim Programı" kapsamında, üniversite yöneticilerine yönelik "Kampüste Madde Bağımlılığı Farkındalığı" konulu hizmet içi eğitim programı Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. Programa Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Sağlam, Prof. Dr. Ali Özer ve Prof. Dr. Süleyman Nihat Şad, Genel Sekreter Yardımcısı Ömer Çelik ile fakülte ve bölüm yöneticileri katıldı.
uzmanların vurguları:
İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arzu Çalışkan Demir, ergen ve genç erişkinlerde madde kullanımındaki güncel eğilimlere dikkat çekti. Demir, üniversite ortamlarında en sık görülenlerin alkol, tütün ve son dönemde elektronik sigara ile nikotin poşetleri olduğunu belirtti. Madde kullanımına ilişkin yaklaşımda amaçlarının suçlama veya cezalandırma olmadığını vurgulayan Demir, doğru dilin önemine işaret etti: "Bizim şüphe duyduğumuz gence yaklaşırken amacımız çocuğu yakalamak veya suçüstü tespit etmek değil, güvenli bir konuşmayı başlatmak olmalıdır. Yargılamayan, merak eden bir dil kullanarak motivasyonel görüşme yapmak gencin size olan güvenini artırır ve kendi durumunu paylaşmasını kolaylaştırır."
Demir ayrıca, konuşulanların ilk aşamada odada kalacağını, ancak akut intoksikasyon, intihar düşüncesi veya kendine zarar verme gibi durumlarda güvenliğin ön plana çıktığını belirtti ve aileyi her zaman "en önemli ortak" olarak tanımladı. "Buradaki temel hedefimiz genci cezalandırmak ya da eğitimden mahrum bırakmak değil, sağlığını ve eğitimini ön plana çıkararak koruyucu bir yaklaşım sergilemektedir," sözleriyle yaklaşım ilkesini özetledi.
kurumsal sorumluluk ve yönlendirme:
İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Madde Bağımlılığı Komisyonu Üyesi Doç. Dr. Esra Porgalı Zayman ise konuyu kurumsal, yasal ve etik çerçeveden ele aldı. Zayman, kurumun amacı olarak öğrencileri cezalandırmak yerine akademik hayatta tutmak, sağlıklarını korumak ve kurumsal itibarın korunmasını gösterdi. Bağımlılığın "irade zayıflığı veya ahlaki bir eksiklik" olmadığını, bunun tıbbi olarak tedavi edilmesi gereken kronik bir beyin hastalığı olduğunu vurguladı.
Zayman ayrıca, kullanıcı ile satıcı ayrımının net yapılması gerektiğini belirterek, satıcılara yönelik idari ve adli işlemlerin yürütülmesi gerektiğini; kullanıcı olan öğrencilerin ise ceza veya okuldan atılma korkusu yaşatmadan Mediko ve AMATEM/ÇAMATEM birimlerine yönlendirilmeleri gerektiğini söyledi. Bu yönlendirme sayesinde öğrencilerin tedavi süreçlerine dahil edilip akademik hayatlarını sürdürmelerinin sağlanması gerektiğini belirtti.
gözlem, erken müdahale ve akademik rol:
Turgut Özal Tıp Merkezi AMATEM Sorumlusu Klinik Psikolog İsmail Reyhani, akademisyenlerin ve danışman hocaların gözlemci rolüne dikkat çekti. Reyhani, madde kullanımı belirtilerinin tek bir bulguya dayandırılamayacağını; fiziksel, duygusal, davranışsal ve akademik sinyallerin bütüncül değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Madde bağımlılığının toplumsal bir sorun olduğunu vurgulayan Reyhani, "Madde bağımlılığı sadece bireysel bir sorun değil, tüm toplumu etkileyen sosyal bir sorundur," dedi ve akademisyenlerden teşhis uzmanı olmalarını beklemediklerini; daha ziyade iyi gözlemlemeleri, dinlemeleri ve öğrencilerle koruyucu bir köprü kurmaları gerektiğini belirtti.
Program, katılımcıların sorularının yanıtlanması ve yapılan genel değerlendirmelerle sonlandırıldı. Eğitim, üniversite yöneticilerinin kampüs içi riskleri fark etme, güvenli iletişim kurma ve uygun tedavi mekanizmalarına yönlendirme becerilerini güçlendirmeyi hedefledi.
MADDE BAĞIMLILIĞINA KARŞI FARKINDALIK EĞİTİMİ VERİLDİ