Kalp sağlığını bekletmeyin: riskleri yaşamın ilk döneminde azaltın

Kalp sağlığı şikayetle değil, erken takiple korunur; günlük hareket, dengeli beslenme, sigara bırakma ve düzenli kardiyoloji kontrolleri öneriliyor.

Yayın Tarihi: 30.09.2026 14:20
Güncelleme Tarihi: 30.09.2026 14:20

Kalp sağlığını bekletmeyin: riskleri yaşamın ilk döneminde azaltın

Kalp sağlığını erken dönemde takip etmenin önemi:

Medicana International Ankara Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Engin Bozkurt kalp sağlığının yalnızca şikâyet ortaya çıktığında değil, yaşamın erken dönemlerinden itibaren izlenmesi gerektiğini vurguluyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun 2025 Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri verilerine göre ölümlerin başında dolaşım sistemi hastalıkları yüzde 34,7 ile yer alıyor; bu grubun yüzde 42,3

ilk kontroller ve risk değerlendirmesi:

Prof. Dr. Engin Bozkurt, çocukluk ve yenidoğan döneminden başlayarak kalp sağlığının değerlendirilmesinin önemine dikkat çekiyor. Doğuştan kalp hastalıklarının erken tespiti takip ve tedavi açısından hayati. Erişkinlikte ise özellikle birinci derece yakınlarında kalp hastalığı veya erken yaşta kalp krizi öyküsü bulunanların kardiyolojik değerlendirmelerini ihmal etmemeleri gerekiyor. Bozkurt, "herkesin yaşamının ilk 30 yılı içerisinde en az bir kez kardiyoloji muayenesinden geçmesini" önerdiklerini, sonraki takip sıklığının tansiyon, yaş, cinsiyet, sigara kullanımı, kolesterol, diyabet ve aile öyküsü gibi risk faktörlerine göre belirlendiğini söylüyor.

kolesterol yönetimi ve ilaç kullanımı:

Bozkurt, kolesterolün vücut için gerekli bir yapı taşı olduğunu; ancak kandaki LDL düzeyinin yükselmesinin damar sertliği ve kalp-damar hastalığı riskini artırdığını ifade ediyor. Makalede LDL için kullanılan "lanetli kolesterol" analojisi ile HDL için "hayırlı kolesterol" benzetmesi aktarılıyor. Uzun sürede LDL birikimi plak oluşumuna ve damar daralmasına yol açabiliyor. Her hasta için tek bir LDL hedefinin olmadığını; hedefin kişinin toplam kalp-damar riski değerlendirilerek belirlendiğini vurguluyor. Kolesterol ilacı verilen hastıların, olası yan etkilerde ilacı kendi kararıyla bırakmamaları, takip eden hekimle iletişime geçmeleri gerektiği belirtiliyor.

risk faktörlerinin birlikte etkisi ve yaşam tarzı önlemleri:

Kalp krizi riski tek bir faktöre bağlı değil; sigara, diyabet, yüksek tansiyon, yüksek LDL, fazla kilo, hareketsiz yaşam ve aile öyküsünün birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Bozkurt, tansiyon ve kolesterol yüksekliğinin uzun süre belirti vermeden damar yapısını etkileyebileceğini söylüyor. Göz kapakları çevresinde veya diz gibi bölgelerde görülen sarımsı yağ birikimlerinin bazılarında yüksek kolesterolün dışarıdan görülebilen işaretleri olabileceğine dikkat çekiliyor. Günlük tempolu yürüyüş, bisiklet veya yüzme gibi aktivitelerin düzenli hale getirilmesi; gece geç saatlerde ağır yemeklerden kaçınılması ve paketli gıdaların sınırlandırılması öneriliyor.

kalp krizi belirtileri ve acil müdahale:

Kalp krizinin temel bulgusu olarak göğüs ağrısı öne çıkıyor ancak ağrı her zaman klasik biçimde olmayabiliyor. Kalbi besleyen damarlardan birinin tıkanması durumunda kalp kası oksijen alamayıp hasar görüyor; göğüs ortasında baskı, sıkışma veya yanma hissi ile birlikte nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı ya da ağrının kola, sırta, boyna veya çeneye yayılması halinde kalp krizinden şüphe edilmesi gerekiyor. Bozkurt, bu durumda kişinin kendi aracıyla hastaneye gitmesini beklememesi gerektiğini, 112'nin aranıp ambulansla sağlık kuruluşuna ulaşılması gerektiğini; çünkü "zaman = kalp kası" olduğunu vurguluyor.

girişimsel tedavilerdeki gelişmeler:

Kalp hastalıklarının tedavisinde son yıllarda önemli ilerlemeler kaydedildi. Özellikle uygun hastalarda kasıktan girilerek uygulanan kapak tedavileri cerrahiye alternatif olabiliyor. Aort kapağında ileri derecede darlık bulunan ve uygun kriterleri taşıyan hastalarda TAVI (transkateter aort kapak implantasyonu) yöntemi uygulanabiliyor. Benzer şekilde bazı kapak kaçaklarında kasıktan girilerek yaprakçıkların birbirine yaklaştırılması (mandallama/klip) gibi girişimsel yöntemler tercih edilebiliyor.

Prof. Dr. Engin Bozkurt sözlerini, kalp sağlığının yalnızca hastalık çıktığında tedavi aramaktan ibaret olmadığını hatırlatarak tamamlıyor: "Her gün hareket edeceğiz, daha az ve dengeli yiyeceğiz, sigara içmeyeceğiz. Şeker hastalığımız, tansiyonumuz veya kolesterolümüz varsa bunları kontrol altında tutacağız. Aile öykümüzü bileceğiz ve riskimize uygun aralıklarla kardiyoloji kontrollerimizi yaptıracağız." Bu basit adımların yarından itibaren düzenli uygulanmasının uzun vadede kalp krizi riskini azaltmada belirleyici olacağı vurgulanıyor.

MEDİCANA INTERNATİONAL ANKARA HASTANESİ KARDİYOLOJİ UZMANI PROF. DR. ENGİN BOZKURT

MEDİCANA INTERNATİONAL ANKARA HASTANESİ KARDİYOLOJİ UZMANI PROF. DR. ENGİN BOZKURT

Yazar
EDİTÖR

Zeynep Kaya

Merhaba, ben Zeynep Kaya. 25 yaşındayım, İzmir'den çalışıyorum. aksiyon.com.tr Gündem kategorisinde veri gazeteciliği yapıyorum. Rakamlar benim işim. Anketlerin, istatistiklerin dilini halkın anlayacağı şekilde haberleştiriyorum. Genelde sessiz ama çok dikkatli bir yapıya sahibim.