Kaldırım çizgilerine basmamak bazen zihnin alarmı olabilir

Kaldırım çizgilerine basmamak çoğunlukla oyun olsa da zaman, huzursuzluk veya işlevselliği etkiliyorsa obsesif kompulsif bozukluğun belirtisi olabilir.

Yayın Tarihi: 21.08.2026 11:42
Güncelleme Tarihi: 21.08.2026 11:42

Kaldırım çizgilerine basmamak bazen zihnin alarmı olabilir

Ne zaman sıradan bir alışkanlıkten klinik tabloya geçer:

Günlük yaşamda pek çok kişi farkında olmadan kaldırım taşlarının çizgilerine basmaktan kaçınır; bunu çocuklukta oynanan bir oyun ya da geçici bir eğlence olarak görmek yaygındır. Ancak Medicana Sağlık Grubu Psikiyatri Bölümü ve Medicana International İzmir Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar uyarıyor: eylem kişinin gününün önemli bir kısmını alıyorsa, çizgiye bastığında yoğun huzursuzluk oluşuyorsa veya iş, okul ve sosyal yaşantısında gecikmelere yol açıyorsa bunun klinik bir tabloya dönüşme riski vardır.

Psikiyatride bir durumun hastalık kabul edilmesi için en önemli ölçütler arasında günlük işlevselliğin bozulması ve belirgin ruhsal sıkıntı yer alır. Başlangıçta masum görünen bir yürüyüş rutini, zamanla kişinin davranışlarını yeniden şekillendirebilen bir zorunlu ritüele dönüşebilir.

Zihnin belirsizlikle baş etme biçimi:

Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar bu davranışın altında yatan mekanizmayı şöyle açıklıyor: zihin, karşı konulmaz belirsizliklerle baş edebilmek için basit, tekrarlayan eylemlere tutunur. Kişi, eylemi kurallara uygun şekilde yaptığında kötü bir şeyin olmayacağına dair hatalı bir güvenlik ve kontrol algısı geliştirir. Buna büyüsel düşünce denir; bilimsel bir nedenselliği olmayan iki olayı birbirine bağlayarak sahte bir kontrol hissi yaratır.

Bu durumda sorun mantık değil, beynin tehlike algılayan bölgesinin yanlış alarm vermesidir. Çizgiye basmamanın ardından kişi kısa süreli rahatlama yaşasa da beyin gerçek bir tehditle karşılaşılmış gibi aşırı korku ve panik sinyalleri üretebilir. Bu tahammül edilemez duygudan kaçınmanın en hızlı yolu olarak ritüele boyun eğmek tercih edilir.

Tedavi ve ailelere öneriler:

Bu tür vakalarda uygulanan ve etkisi kanıtlanmış yöntemlerden biri maruz bırakma ve tepki önleme terapisidir. Terapinin amacı, beyine çizgiye basıldığında beklenen felaketin gerçekleşmediğini ve yoğun kaygının zamanla kendiliğinden azaldığını deneyimlettirmektir. Bu şekilde beynin hatalı alarm sistemi yeniden kalibre edilebilir.

Dr. Yaşar ailelere de net uyarılarda bulunuyor: hastanın ritüellerine ortak olmamak ve hayatı bu ritüellere göre düzenlememek gerekiyor. İyi niyetle yapılan kolaylaştırıcı davranışlar hastalığı pekiştirir ve kronikleşmesine katkı sağlar. Ayrıca kişi, ritüeller yüzünden sosyal çekilmeye ve yalnızlaşmaya meyilli hale gelebilir; çevresinden kaçınma, dışarı çıkmama ya da yalnızca güvenli görülen alanlarda hareket etme gibi sınırlamalar gelişebilir.

Sonuç olarak, kaldırım çizgilerine basmamak çoğu zaman masum bir alışkanlık olsa da; eğer davranış zaman alıcı, huzursuzluk verici ve işlevselliği bozucu ise zaman kaybetmeden bir ruh sağlığı uzmanına başvurmak en gerçekçi ve kalıcı çözümdür. Erken ve kanıta dayalı müdahale, hem belirtilerin gerilemesini hem de yaşam kalitesinin korunmasını sağlar.

MEDİCANA SAĞLIK GRUBU PSİKİYATRİ BÖLÜMÜ'NDEN DR. ÖĞRETİM ÜYESİ MÜGE YAŞAR

MEDİCANA SAĞLIK GRUBU PSİKİYATRİ BÖLÜMÜ'NDEN DR. ÖĞRETİM ÜYESİ MÜGE YAŞAR

Yazar
EDİTÖR

Ali Yıldırım

Ben Ali Yıldırım, 31 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin gece editörüyüm. Siz uyurken ben gelen haber akışını yönetir, manşetleri belirlerim. Stres altında çalışmaya alışkınım ama ekibi ayakta tutan espriler de benden çıkar.