Kalbinizi beklemeden koruyun: riskleri belirtisizken saptayın

Belirti beklemeden yapılacak düzenli risk taramaları, tansiyon ve kan değerlerinin kontrolüyle kalp hastalıklarının erken önlenmesini sağlar.

Yayın Tarihi: 28.08.2026 11:18
Güncelleme Tarihi: 28.08.2026 11:18

Kalbinizi beklemeden koruyun: riskleri belirtisizken saptayın

Kalp sağlığında koruyucu yaklaşım önem kazanıyor:

Kalp-damar hastalıkları dünya genelinde ve Türkiye'de ölüm nedenleri arasında başta yer almayı sürdürüyor. Medicana International Ankara Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Çiğdem Koca, bu yükü azaltmanın yalnızca hastalık ortaya çıktıktan sonra tedaviyle mümkün olamayacağını, koruyucu sağlık hizmetlerine erişim ile bireysel risklerin erken dönemde belirlenmesinin hayati olduğunu vurguluyor.

Dr. Koca'ya göre toplumun sağlık okuryazarlığının artırılması; tansiyon, kolesterol, diyabet, obezite, sigara kullanımı, hareketsizlik ve sağlıksız beslenme gibi değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrol altına alınmasına yardımcı oluyor. Bununla birlikte eğitim tek başına belirleyici değil; gelir düzeyi, sağlık hizmetlerine erişim, çalışma koşulları ve fiziksel aktivite imkânları gibi birçok etken birlikte rol oynuyor. Bu nedenle kapsamlı ve toplumun tamamını hedefleyen koruyucu sağlık politikaları gerekiyor.

Gençlerde tanıda gecikme hayati risk oluşturuyor:

Genç yaşta kalp krizi vakalarının artışı tartışılırken, Dr. Koca bu tablonun önemli bir kısmının tanıda gecikmeden kaynaklanabileceğini belirtiyor. Genç bir kişide göğüs ağrısı, nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı veya ani halsizlik gibi bulgular görüldüğünde kalp hastalığı göz ardı edilmemeli. Özellikle sigara kullanımı, ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü, yüksek kolesterol, hipertansiyon, diyabet, obezite ve hareketsiz yaşam varlığında daha dikkatli olunması gerekiyor.

Dr. Koca, gençlerde hastalık beklenmediği için hasta ve çevresinin başvuru konusunda gecikebildiğini; bu gecikmenin tedavi başarısını olumsuz etkileyebileceğini ifade ediyor. Bu nedenle belirtilerin hafife alınmaması ve şüphe durumunda sağlık kuruluşuna başvurulmasının önemine dikkat çekiyor.

Cinsiyete özgü riskler ve takip önerileri:

Kalp-damar hastalıklarının erkeklerde daha yaygın olduğu algısı, kadınlarda riskin göz ardı edilmesine yol açabiliyor. Oysa hastalık her iki cinsiyeti de etkiliyor; ancak riskin başlama yaşı, belirtilerin seyri ve risk faktörlerinin etkileri cinsiyete göre farklılık gösterebiliyor. Dr. Koca, kadınlarda özellikle menopoz sonrasında kardiyovasküler risklerin artabileceğini, bu nedenle kadınların kalp sağlığını meme ve jinekolojik kontrollerle sınırlamamaları gerektiğini belirtiyor.

Erkeklerde ise kardiyovasküler riskler genellikle daha erken yaşlarda ortaya çıkabildiğinden, tansiyon, kolesterol, kan şekeri, kilo ve sigara kullanımı gibi parametrelerin düzenli izlenmesi tavsiye ediliyor. Hem kadınların hem erkeklerin yaş ve kişisel risk profillerine göre düzenli değerlendirmelere gitmeleri hayati önem taşıyor.

Kişisel risk değerlendirmesinde yalnızca klasik göstergeler yeterli olmayabilir. Dr. Koca, kişinin ApoB, lipoprotein(a), trigliserit, HDL, hemoglobin A1c, açlık insülini ve C-reaktif protein gibi değerlerinin risk profiline göre değerlendirilmesinin faydalı olabileceğini söylüyor. Ayrıca evde düzenli tansiyon ölçümü yapmanın önemi üzerinde duruyor; hipertansiyon uzun süre belirti vermeden ilerleyebiliyor.

Sonuç olarak, kalp sağlığını korumak için herhangi bir şikayetin ortaya çıkmasını beklemek yerine, kişisel risk faktörlerini erken dönemde saptamak ve gerekli önlemleri zamanında almak gerekiyor. Dr. Koca'nın vurguladığı üzere, koruyucu yaklaşımlar ve toplum çapında erişilebilir tarama programları, kalp-damar hastalıklarının yükünü anlamlı ölçüde azaltmanın anahtarıdır.

KARDİYOLOJİ UZMANI DR. ÇİĞDEM KOCA

KARDİYOLOJİ UZMANI DR. ÇİĞDEM KOCA

Yazar
EDİTÖR

Fatma Öztürk

Merhaba, ben Fatma Öztürk. 26 yaşındayım, İzmir. aksiyon.com.tr Gündem için yerel yönetimler ve şehir haberlerini takip ediyorum. Benim önceliğim insan hikayeleri ve toplumsal sorunlar. Vatandaşın sesini duyurmayı seviyorum, empati yeteneğimin yüksek olduğunu söylerler.