Uzman görüşü
Antalya Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı İbrahim Uğraş Toktaş, kadınlarda sık görülen idrar kaçırma sorununu değerlendirdi. Toktaş, bu sorunun sıkça yaşlanma ya da doğum sonrası normal görüldüğünü ancak sosyal ve psikolojik yaşamı olumsuz etkileyen önemli bir sağlık sorunu olduğunu vurguladı.
Sosyal yaşam ve psikolojik etkiler
Toktaş, utanma nedeniyle gizlenen idrar kaçırmanın özgüven kaybı, sosyal izolasyon ve günlük yaşam kısıtları oluşturabildiğini; kadınların uzun yolculuklardan, kalabalık ortamlardan kaçınmasına, hatta gülme veya hapşırma gibi basit eylemlerden çekinmesine yol açabildiğini belirtti. Ancak uygun değerlendirme ve tedaviyle durumun kontrol altına alınabildiğini ve iyileşmenin mümkün olduğunu söyledi.
İdrar kaçırmanın türleri ve nedenleri
Toktaş, idrar kaçırmanın üç temel tipte görüldüğünü aktardı: Stres tipi (öksürme, hapşırma veya ağır kaldırma sırasında), sıkışma tipi (aniden gelen ve durdurulamayan tuvalet ihtiyacı) ve her iki tipin birlikte görüldüğü karışık (mikst) tip. Pelvik taban kaslarının zayıflaması, zorlu doğum öyküsü, menopoz kaynaklı hormonal değişimler, obezite, kronik kabızlık ve diyabet gibi durumlar idrar kaçırmayı tetikleyen başlıca nedenler arasında sayıldı.
Tedavi yaklaşımları
Toktaş, tedavi sürecinin kişiye özel planlandığını ve öncelikle cerrahi dışı yöntemlerin tercih edildiğini vurguladı. Doğru uygulanan pelvik taban egzersizlerinin idrar sızıntısını belirgin şekilde azaltabildiğini, ayrıca kilo verme, sigarayı bırakma ve mesane eğitimi gibi yaşam tarzı değişiklikleriyle yüksek başarı oranları elde edildiğini söyledi. Menopoza bağlı yakınmalarda lokal tedavilerin semptomları hafiflettiği belirtildi.
Cerrahi seçenekler ve karar süreci
Cerrahinin, diğer yöntemlerden yeterli yanıt alınamadığında gündeme geldiğini ifade eden Toktaş, cerrahi kararının standart bir uygulama olmadığını ve hastanın yaşı, fiziksel özellikleri, şikayet düzeyi ile gelecek gebelik planlarının değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Stres tipi kaçırmalarda uygulanan askı operasyonları ve organ sarkmasıyla birlikte olan durumlarda yapılan onarıcı cerrahiler, detaylı klinik değerlendirme sonrası tercih edilmektedir. Gelişen tıp teknolojileri sayesinde operasyonların çoğunlukla kapalı veya minimal invaziv yöntemlerle gerçekleştirildiğini ve hastaların kısa sürede günlük yaşamlarına dönebildiğini ekledi.
UZM. DR. İBRAHİM UĞRAŞ TOKTAŞ