Jeotermal sektöründen 'süper izin' sadeleşme talebi

Jeotermal sektörü, mükerrer izinlerin kaldırılarak rüzgâr ve güneşteki 'süper izin' benzeri kolaylıkların uygulanmasını ve süreçlerin eşgüdümlü yürütülmesini istiyor.

Yayın Tarihi: 03.07.2026 10:59
Güncelleme Tarihi: 03.07.2026 10:59

Jeotermal sektöründen 'süper izin' sadeleşme talebi

Jeotermal sektöründen 'süper izin' sadeleşme talebi

Jeotermal kaynaklı elektrik enerjisi kurulu gücünde 1.800 Megavat (MW) seviyesine ulaşan Türkiye, 2035 hedefleri çerçevesinde gelecek on yılda kurulu gücünü iki buçuk kat artırarak 4.500 MW seviyesine çıkarmayı amaçlıyor. Türk jeotermal sektörü, yaklaşık 10 milyar dolar tutarındaki yatırım programını hızlandırmak için lisans, ruhsat, arazi alımı, imar, ÇED ve sondaj gibi süreçlerde sadeleşme ve mükerrer işlemlerin kaldırılmasını talep ediyor.

Sektörün talepleri

Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, sektörün çevre mevzuatına aykırı hiçbir girişimde bulunamayacağını vurgularken asıl talebin mükerrer izinlerin sadeleştirilmesi ve bazı izin süreçlerinin eşzamanlı başlatılması olduğunu belirtti. Kındap, 'Jeotermal sektörü olarak talebimiz, başta çevre mevzuatı olmak üzere yasal yükümlülüklerde herhangi bir ayrıcalık tanınması değildir' ifadesini kullandı ve ekledi: 'Herhangi bir mevzuat zorunluluğunun ortadan kaldırılmasını değil, aynı kurumla ilgili mükerrer işlemlerin sadeleşmesi ve eşgüdümlü yapılabilir hâle gelmesini istiyoruz.'

Sektör temsilcileri, jeotermal santrallerin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'ndan Tarım ve Orman Bakanlığı'na; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'ndan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na kadar çok sayıda kurumla doğrudan irtibat kurmak zorunda kaldığını belirtiyor. Talepler arasında, yapı ruhsatları gibi kritik izinlerin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı veya Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı uhdesine alınması önerisi de bulunuyor.

Yatırım süresi ve çevre standartları

Kındap, jeotermalin yenilenebilir kaynaklar arasında 'baz yük' konumunda olan tek enerji kaynağı olduğuna dikkat çekti. EPDK'dan lisans alan bir jeotermal yatırımcısının santralini devreye alma sürecinin en iyimser tahminle 3,5-4 yıl sürdüğünü, süreçlerde sadeleşmeye gidilmesi halinde bu sürenin 2-3 yıla inebileceğini kaydetti. Kındap ayrıca, Türkiye'deki jeotermal santrallerin dünyanın kabul ettiği en yüksek çevre standartlarına sahip olduğunu vurguladı.

Teşvikler ve uzun vadeli hedefler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 2035 kurulu güç hedeflerinde jeotermalin 4.500 MW katkı vermesi hedefleniyor; sektör yatırımcıları daha yüksek kurulu güç yatırımlarına hazır olduklarını belirtiyor. Ayrıca, 1 Mayıs 2023 tarihli yasal düzenlemeyle jeotermal enerji yatırımlarının YEKDEM kapsamındaki teşvik süresi 10 yıldan 15 yıla çıkarıldı ve bu uzatım sektör açısından hayati önem taşıyor. Kındap, Türkiye'nin '2053 Net Sıfır' vizyonuna ulaşması için jeotermalde en az 10 bin MW kurulu güce sahip santral yatırımının devreye alınması gerektiğini de ifade etti.

JEOTERMAL KAYNAKLI ELEKTRİK ENERJİSİ KURULU GÜCÜNDE 1.800 MEGAVAT (MW) SEVİYESİNE ULAŞAN TÜRKİYE...

JEOTERMAL KAYNAKLI ELEKTRİK ENERJİSİ KURULU GÜCÜNDE 1.800 MEGAVAT (MW) SEVİYESİNE ULAŞAN TÜRKİYE, 2035 YILI ENERJİ HEDEFLERİ ÇERÇEVESİNDE, GELECEK ON YILDA KURULU GÜCÜNÜ İKİ BUÇUK KAT ARTIRARAK 4 BİN 500 MW SEVİYESİNE ÇIKARACAK.

JEOTERMAL ENERJİ DERNEĞİ (JED) YÖNETİM KURULU BAŞKANI ALİ KINDAP

Yazar
EDİTÖR

Hasan Polat

Selam, ben Hasan Polat. 24 yaşındayım, Ankara'dan yazıyorum. aksiyon.com.tr Finans ekibindeyim. Ben yeni nesil finans uzmanıyım; kripto paralar, borsa ve girişimcilik üzerine yoğunlaştım. Risk almayı severim, hızlı düşünürüm ve genç yatırımcılara hitap ederim.