İtfaiyeci babanın fedakârlığı:
Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı bünyesinde, Mudanya İtfaiye Grup Amirliği'nde görev yapan Adnan Aydın (61), 1987'den bu yana itfaiye eri olarak çalışıyor. Yıllarca yangınlara müdahale eden, enkazlardan insan çıkaran ve hayvan kurtarma operasyonlarında yer alan Aydın, mesleğinde kurtardığı hayatların ardından bu kez kendi ailesi için büyük bir fedakârlık yaptı.
Aslen Erzurumlu olan Aydın, uzun süredir ağır bir rahatsızlıkla mücadele eden oğlu Abdurrahman Aydın için tereddüt etmeden nakil adımını attı. Abdurrahman'ın geçirdiği toplam 42 ameliyatın ardından organ nakli kaçınılmaz hale gelince baba, kendi bedeninden bir parçayı verdi: tek böbreğini bağışladı. Nakil operasyonu Acıbadem Hastanesi'nde gerçekleştirildi ve ameliyatın ardından Abdurrahman'ın iyileşme süreci olumlu ilerledi.
Oğulun duyguları ve aileye dönük bakım:
Abdurrahman, babasının kararını anlatırken onun güçlü karakterine vurgu yaptı. 'Babam bana ikinci bir hayat verdi' diyen oğul, nakille birlikte yaşama sevinci ve toparlanma sürecine girdiğini belirtti. Sözlerinde babasının yardımseverliğine ve merhametine dikkat çeken Abdurrahman, babasının hem insanlara hem de hayvanlara karşı sergilediği tutumun kendisi için örnek olduğunu ifade etti.
Baba Aydın da oğlunun sağlık durumundaki iyileşme için şükrettiğini söyledi ve nakil sonrasında ailenin yeni bir nefes aldığını dile getirdi. Hem meslektaşları hem de komşuları, ailenin bu dayanışma örneğini takdirle karşılıyor; sokakta karşılaştıklarında hem Aydın'a hem ailesine dualar ediyorlar.
Mesleki yaşam, hayvan kurtarmaları ve inanç:
Adnan Aydın'ın hikâyesi yalnızca organ bağışıyla sınırlı değil. İtfaiyeci kimliğiyle yıllardır insanların yanı sıra kedilerden martılara, yaralı kuşlardan sokak hayvanlarına kadar pek çok canın kurtarılmasında görev aldı. Bazen müdahale ettikleri kargalar veya martılar tarafından saldırıya uğradıklarını söyleyen Aydın, tüm bunlara rağmen görevlerini yerine getirdiklerini anlattı.
Aydın, canlılara karşı yaklaşımını inanç eksenli açıkladı; Peygamber Efendimizin çocuklara, hayvanlara ve bütün canlılara gösterdiği şefkati örnek aldığını belirtti. 'Her canlının yaşama hakkı vardır' sözünü benimseyen Aydın, itfaiyeciliği yalnızca teknik bir meslek değil, aynı zamanda vicdan ve sorumluluk işi olarak tanımlıyor.
Meslektaşlarının tanıklığı ve günlük motivasyon:
Çalışma arkadaşları, Aydın'ın müdahalelere gösterdiği hassasiyeti ve fedakârlığını yakından biliyor. Oğluna böbreğini bağışlamasının ardından bazılarının daha geri planda kalmasını tavsiye etmesine karşın Aydın şu yanıtı veriyor: 'Ben arka planda duramam, duramam. Ben buradan ekmek yiyorum. Çoluğuma çocuğuma ekmek götürüyorum.' Bu sözler, mesleğe ve aileye bağlılığının özeti olarak meslektaşlarının gözünde ayrı bir yere sahip.
Vatandaşların da kendisini tanıdığını ve sokakta selamlaşıp dualar ettiklerini belirten Aydın ve ailesi, bu desteklerin iyileşme sürecinde moral kaynağı olduğunu söylüyor. Adnan Aydın örneği, mesleki sorumluluk, inanç ve aile bağlarının bir araya geldiğinde nasıl somut bir yaşama tutunma hikâyesi ortaya koyduğunu gösteriyor.
ADNAN AYDIN VE OĞLU