Kamuoyunda "yüksek karlı gizli fon" adıyla bilinen dolandırıcılık davasında, İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi önemli bir duruşma gerçekleştirdi. Dava kapsamında, Fatih Terim'e yönelik eylemler nedeniyle uzlaştırma işlemlerinin sonuçlanmasının ardından dosyanın esas hakkındaki mütalaasının hazırlanması için savcılığa gönderilmesine karar verildi.
Duruşmaya, tutuklu sanık Seçil Erzan, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bulunduğu cezaevinden bağlanırken, bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları da duruşmada hazır bulundu. Cumhuriyet savcısı, sanık Erzan'ın tutukluluk halinin devam etmesini istedi ve dosyanın mütalaasının hazırlanması için tarafına gönderilmesini talep etti.
Savunma yapan sanık Erzan, müşteki Fatih Terim'den toplamda 300, 400 ve 700 bin dolar para aldığını, ancak Terim'in kendisine "Seçil bana para ver" demediğini ifade etti. Duruşma esnasında ağlayarak savunmasında bulunan Erzan, "Alacağı olmayan da alacağı olduğunu söylüyor. Mesela Arda Turan'ın kesinlikle benden alacağı yoktur. Hiçbir paranın 1 lirasına bile dokunmadım, kimseyi aldatmadım" dedi. Erzan, bu fonun kurucuları arasında Merve, Tanın, Fırat Özdemir ve Semih Kaya'nın bulunduğunu belirtti.
Erzan'ın avukatları, müvekkillerinin 26 aydır tutuklu olduğunu ve annesinin hasta olduğunu belirterek, sağlık durumu nedeniyle adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliye talep ettiler.
Mahkeme heyeti, sanık Erzan'ın Fatih Terim'e yönelik eyleminin "güveni kötüye kullanmak" suçu kapsamında kalması ihtimaliyle dosyanın uzlaştırma işlemleri için savcılığa gönderilmesine karar verdi. Ara karar ardından, taraflara mütalaa hazırlanması için dosya gönderilecek ve duruşma 6 Ekim tarihine ertelendi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanık Seçil Erzan'ın bir bankanın Levent'teki şubesinde müdür olarak çalıştığı ve Bülent Çeviker'den 2 milyon dolar aldığı belirtiliyor. Çeviker'in, Erzan'a ulaşmaya çalıştığı ancak buna muvaffak olamadığı ve bankanın durumu araştırdığı, bu süreçte Erzan hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ifade ediliyor.
İddianamede, sanık Erzan'ın futbolcular, iş insanları ve çeşitli meslek gruplarının müştekilerine, yüksek kar vaadiyle para yatırmaya ikna ettiği, ancak gerçekte böyle bir fon olmadığının tespit edildiği bildirilmektedir. Sanık Erzan'ın "özel belgede sahtecilik" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından 109 yıldan 358 yıla kadar hapsi istenmektedir. Diğer sanıkların suçlamaları ise 3 ile 98 yıl arasında değişmektedir.