İsrail'de hükümet, uzun zamandır görüş ayrılığı yaşadığı Başsavcı Gali Baharav-Miara'yı görevden almak için bakanlar komitesi kurdu. Komite, Başsavcı'nın görevden alınması yönünde oy birliğiyle tavsiye kararı aldı.
İsrail basınındaki haberlere göre, aşırı sağcı bakanların da yer aldığı bu komite, hükümete Başsavcı'nın görevden alınmasına ilişkin süreci hızlandırma kararı aldı. Hükümetin, gelecek haftaya kadar Başsavcı'nın görevden alınmasına yönelik oturumu gerçekleştirmesi bekleniyor.
Diğer yandan, Başsavcı Baharav-Miara'nın Yüksek Mahkeme'ye görevden alma sürecinin durdurulması için başvuruda bulunduğu bildirildi. Başsavcı'nın dilekçesinde, “Yüksek Mahkeme'nin karar vermeden Başsavcı görevden alınamaz” hükmüne rağmen hükümetin bu konuda adım attığını vurguladı ve hukukun üstünlüğünün ihlal edildiğini belirtti.
Başsavcı, yargı denetiminden sorumlu olması nedeniyle hükümetin aldığı kararların hukuksuz olduğunu savunmaktadır. İsrail hükümeti, yargı düzenlemesi ile Başsavcı'yı atamaktan sorumlu yargı komitesini, bakanlar komitesine dönüştürmüş ve böylece Başsavcı'nın görevden alınması için düğmeye basmıştır.
Netanyahu Hükümetinin Yargı ile Çekişmesi
Netanyahu hükümeti, İsrail yargısıyla olan çekişmesini sürdürmektedir. 7 Ekim 2023 tarihindeki Hamas'ın sürpriz saldırısına kadar, Netanyahu'nun iktidara gelmesinden sonra en büyük gündem maddesi, hükümetin tartışmalı yargı düzenlemesi olmuştur.
Netanyahu hükümetinin, Başsavcı ve Yüksek Mahkeme'nin yürütme üzerindeki yetkilerini kısıtlayacak bir dizi yasa ile gündeme gelen tartışmalı “yargı paketi”, yıl boyunca sivil itaatsizlik eylemleri, grevler ve büyük halk hareketlerine neden olmuştur. 7 Ekim'deki Gazze saldırılarının başlangıcından sonra, bu tartışmalı yargı düzenlemesi ertelenmişti.
İsrail Yüksek Mahkemesi, hükümetin mahkemenin yetkilerini kısıtladığı bazı yasaları Ocak 2024'te İsrail'in anayasası niteliğindeki temel kanunlara aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etmiştir. Son dönemde Netanyahu hükümeti, Yüksek Mahkeme ve Başsavcı üzerinden yargı organlarına yönelik eleştirilerini artırmış ve yargının yetkilerini kısıtlama noktasında yeniden adım atma sinyalleri vermiştir.