Binlerce kilometre uzaktan Kırıkkale bozkırına gelen çoban, sürünün bakımını üstlendi
Shadmanı Naqıbullah, Afganistan’da iş bulamayınca eşi ve iki küçük çocuğunu geride bırakarak Türkiye’ye geldi. 32 yaşındaki Naqıbullah, Balışeyh ilçesine bağlı Kenanbeyobası köyünde sabahın erken saatlerinde sürünün başına geçiyor ve günün büyük bölümünü merada geçiriyor.
Naqıbullah, küçükbaş hayvanların bakımını, beslenmesini ve güvenliğini sağlayarak ailesinin geçimine katkıda bulunuyor. Bozkırın zorlu koşullarına rağmen işini severek yaptığını belirtiyor.
Günün rutini ve kişisel motivasyon
Naqıbullah, ailesini geride bırakarak Türkiye’ye geliş nedenini şu sözlerle aktarıyor: "Hepimiz Müslümanız, din kardeşiyiz. Vatanımız ayrı olabilir ama Müslüman, Müslüman’a her zaman yardım etmeli. Her iş elimden gelir ama davar işini çok seviyorum. Davar işi de kolay olmuyor, zor oluyor. Ailem Afganistan’da. İki çocuğum var, biri kız biri oğlan. Onları ekmek parası için bıraktım, Türkiye’ye geldim. ’Yokluk taştan serttir’ derler. İş yoktu, çalışamıyorduk. İş olsa zaten vatanımızı bırakmazdık".
Yetiştiricilerin perspektifi: Çoban sıkıntısına çözüm
İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen proje kapsamında yasal yollarla getirilen yabancı uyruklu çobanlar, üreticiler için önemli bir çözüm olarak sunuluyor. Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mehmet Kürşat Ulusoy, projenin Cumhurbaşkanlığı ve ilgili bakanlıkların üç yıllık çalışmasının sonucu olduğunu belirtiyor ve bu uygulamanın ilk önceliğinin Kırıkkale’de yapılmasının onur ve gurur olduğunu vurguluyor.
Ulusoy ayrıca, yasal yolla gelen çobanların işletmeler için sürdürülebilirlik sağladığını ifade ederek, "Yasal olarak gelen çobanlarımızın iki yıl çalışma zorunluluğu var. Bu iki yıl içerisinde gidemeyecekleri için işletmenin devamlılığını sürdürebileceği öngörüldü. Bugün yetiştiricilerimiz bayram gibi sevinçli" dedi.
Üreticinin deneyimi: Çalıştırma güçlüğü ve maliyetler
15 yıldır hayvancılıkla uğraşan üretici Sefer Özçam, işletmesini 100 küçükbaşla kurup bugün 400 hayvana ulaştırdığını belirtiyor. Özçam, çoban bulmanın uzun süredir büyük sorun olduğuna dikkat çekerek, "İki Afgan çobanım var, sigortalı çalıştırıyorum. Şu anda 60 bin lira maaş veriyorum. Çoban sıkıntısı bu zamana kadar çok büyük bir problemdi. Getiriyoruz, kaçıyorlar, yapamıyorlar. İstediği parayı da versek bir türlü çalıştıramıyorduk" ifadelerini kullanıyor.
Bu beyanlar, hem işgücü temini hem de istihdam maliyetleri açısından bölge hayvancılığının karşılaştığı fiili güçlükleri ortaya koyuyor. Yasal çoban uygulaması, işletmelerin iki yıllık süre içinde iş güvencesi elde etmesi bakımından üreticilere doğrudan katkı sağlıyor.
Sonuç olarak, devlet destekli projeyle Kırıkkale’ye gelen yabancı uyruklu çobanlar, hem üreticilerin uzun süredir çözüm aradığı çoban sorununa yanıt oluyor hem de göç eden çalışanın ailesine gelir sağlamasına olanak tanıyor. Uygulamanın başarısı, projenin devamı ve yerel koşullara adaptasyonla doğrudan ilişkilendirilecek.
ÜLKESİNDE İŞ BULAMAYINCA EŞİ VE İKİ KÜÇÜK ÇOCUĞUNU GERİDE BIRAKAN AFGAN ÇOBAN, AİLESİNİN GEÇİMİNİ SAĞLAMAK İÇİN BİNLERCE KİLOMETRE UZAKLIKTAKİ KIRIKKALE'YE GELDİ