ABD ordusunun, kimyasal silah bulunduğu iddiasıyla 2003'te başlattığı müdahaleden 23 yıl sonra çekilmesi, Irak için ağır bir insan kaybı bilançosunu gözler önüne seriyor. İşgal dönemi ve sonrasında ortaya çıkan isyanlar, terör olayları ve iç savaş süreçleri, doğrudan şiddet kaynaklı çok sayıda sivil ölümüne neden oldu.
bağımsız sayımlar ve resmi çalışmalar:
Irak işgali sonrası şiddet kaynaklı sivil ölümlerin kayıt altına alınması amacıyla oluşturulan bağımsız projeler farklı ölçeklerde veriler sunuyor. Iraq Body Count (IBC), medya haberleri, hastane ve morg kayıtları, sivil toplum kuruluşu verileri ve resmi kayıtları tarayarak 2003'ten bu yana doğrudan şiddet sonucu en az 200 bin sivilin yaşamını yitirdiğini belgeliyor. Kurum, muhariplerin de dahil edilmesi durumunda sayının yaklaşık 300 bin düzeyine çıkabileceğini belirtiyor.
ABD merkezli Brown Üniversitesi'nin "Costs of War (Savaşın Maliyetleri)" çalışması ise Mart 2003–Mart 2023 döneminde doğrudan savaş nedeniyle ölen sivil sayısını 186 bin 694 ila 210 bin 38 arasında tahmin ediyor. Bu çalışmada polis, asker ve muhalif savaşçılar da eklendiğinde doğrudan ölümlerin toplamının 280 bin ila 315 bin aralığına yükseldiği vurgulanıyor.
anketler ve yüksek tahminler:
Farklı yöntemlerle elde edilen daha yüksek tahminler de bulunuyor. İngiltere merkezli Opinion Research Business (ORB) tarafından 2008'de yapılan bir araştırma, savaşın ilk dört buçuk yılında ölen Iraklı sayısının yaklaşık 1,03 milyon olduğunu bildirdi. ORB bu sonuca, 2 bin 414 yetişkinle yüz yüze görüşme ve katılımcıların hanelerinde çatışmalar nedeniyle en az bir kişinin yaşamını yitirdiğini belirtenlerin oranının yüzde 20 olmasıyla ve 1997 nüfus sayımına göre 4,05 milyon hane varsayımı üzerinden ulaştı.
çocuklar, altyapı ve dolaylı etkiler:
Birleşmiş Milletler'in verileri, 2008–2022 dönemi için sadece kayıt altına alınabilen şiddet kaynaklı ölümler arasında 3 binden fazla çocuk hayatını kaybettiğini ve 5 binden fazlasının sakatlandığını gösteriyor. Ancak bu rakamlar, sağlık hizmetleri, altyapı, gıda güvenliği ve yaşam koşullarındaki bozulmanın yol açtığı dolaylı ölümleri kapsamıyor.
Brown Üniversitesi araştırmacıları, dolaylı ölümlerin doğrudan ölümlerin iki ila dört katına ulaşmış olabileceği tahmininde bulunuyor; bu da savaşın gerçek insan maliyetinin çok daha yüksek olabileceğine işaret ediyor.
veri yöntemleri ve belirsizlikler:
Farklı kurumların sonuçları, veri toplama yöntemleri ve kapsama dönemi nedeniyle birbirinden oldukça farklı. IBC gibi veri tabanları medya ve resmi kayıtlarla belgelenebilen vakaları sayarken, anket temelli çalışmalar hane düzeyinde bildirilen kayıpları nüfusa yansıtıyor. Bu yöntemsel farklılıklar, toplam can kaybı tahminlerinde geniş bir aralık oluşmasına neden oluyor.
Sonuç olarak, kaynaklar arasında değişim gösterse de ortak değerlendirme, Irak işgalinin on yıllar boyunca süren bir insani yıkıma yol açtığı yönünde. Kayıt altına alınabilen doğrudan çatışma ölümleri en az 200 bin civarında olsa da, dolaylı etkiler ve yöntemsel belirsizlikler nedeniyle savaşın toplam insan maliyeti kesin olarak saptanamıyor ve muhtemelen çok daha yüksek.
ABD ORDUSU, KİMYASAL SİLAH BULUNDUĞU BAHANESİYLE İŞGAL ETTİĞİ IRAK’TAN 23 YIL SONRA ÇEKİLDİ. AMERİKAN İŞGALİ ÜLKEDE İSYANLAR, TERÖR VE İÇ SAVAŞI TETİKLERKEN, SADECE DOĞRUDAN ÇATIŞMALAR NEDENİYLE EN AZ 200 BİN SİVİL HAYATINI KAYBETTİ.