İlişkilerde fiziksel değil ‘dijital mesafe’
Dijital dışlanma ve beynin tepkisi
Uzman Psikolog Arzu Hamurcu, ekran kullanımının çiftler ve aileler arasında aynı mekânda bulunulsa bile psikolojik bir mesafe oluşturduğunu belirtiyor. Kişinin dikkatini ekrana vermesi, halk arasında dijital dışlanma olarak bilinen ve literatürde phubbing diye adlandırılan davranışı ortaya çıkarıyor.
Hamurcu'ya göre beyinde dışlanmışlık hissi, yalnızca büyük olaylarda değil; göz teması kurulmadığında, söylenenlere cevap verilmediğinde ya da mimik ve jestlerle desteklenmediğinde de tetikleniyor. Bu anlamda ekranların ya da dijital araçların öncelik kazanması, karşı tarafın reddedildiğini hissetmesine yol açıyor.
İlişkilerde iletişimin niteliği
Uzman, ilişkilerde zamanın uzunluğundan ziyade iletişimin niteliğinin belirleyici olduğunu vurguluyor. Yüzeysel ve uzun sohbetler yerine derin ama kısa konuşmaların daha besleyici olduğunu söylüyor. Örnek olarak, 'günün nasıl geçti' sorusu yerine 'Bugün seni üzen ya da sevindiren herhangi bir gelişme oldu mu?' gibi, partneri merak eden ve detaya inen soruların daha etkili olduğu belirtiliyor.
Çiftlere uygulamalı öneriler
Hamurcu'nun önerileri arasında, telefon ve ekranların önceliğini azaltmak için bilinçli adımlar atmak bulunuyor. Beş dakika bile olsa yüz yüze ve dikkat odaklı bir iletişim, üç saat yüzeysel konuşmaktan daha verimli olabilir. Bu nedenle yemek yerken, kahve içerken veya ortak sosyal aktivitelerde telefonları kenara koymak, televizyonu kapatmak ve en az yarım saat ekranlardan uzak kaliteli sohbet etmek ilişkilerin dayanıklılığına katkı sağlıyor.
Özetle, problem cihazlar değil; o andaki dikkatin önceliğinin değişmesi. Arzu Hamurcu, ilişkilerde derinlikle beslenen iletişimin, dijital dikkat dağıtıcılarına rağmen korunmasının önemini vurguluyor.
UZMAN PSİKOLOG ARZU HAMURCU