COP31 eylem gündemi New York'ta iş dünyasıyla buluştu
COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, BM 81'inci Genel Kurulu ve New York İklim Haftası çerçevesinde düzenlenen COP31 İş Forumu'nda COP31 Eylem Gündemi'ni küresel iş dünyasıyla paylaştı. Bloomberg Genel Merkezi'nde TOBB ve Bloomberg ortak ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda, TOBB Başkanı ve COP31 İş Forumu Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve Bloomberg kurucusu, BM İklim Özel Temsilcisi Michael R. Bloomberg açılış konuşması yaptı.
Bakan Kurum, Birleşmiş Milletler'de eylem gündemini resmen başlattıklarını belirterek, gündemin enerji, sanayi, şehirler, gıda ve su güvenliği, Sıfır Atık ve döngüsel ekonomi üzerinden yeşil sanayileşmeyi kapsayan geniş bir uygulama alanı sunduğunu vurguladı. Kurum, bu gündemle iklim hedeflerinin uygulanmasını hızlandıracak bir çalışma zemini oluşturmayı amaçladıklarını ifade etti.
İklim kaynaklı kayıplar ve küresel eşitsizlik:
Kurum, son 10 yılda iklim kaynaklı afetlerin küresel ekonomiye maliyetinin 2 trilyon doları aştığını, 2023'te sel, kuraklık ve aşırı sıcakların yol açtığı ekonomik kaybın ise 380 milyar dolar olduğunu aktardı. Elektriğe erişemeyen 666 milyon insan ve kirletici pişirme yöntemlerine mahkûm edilen 2 milyar insan gibi verilerle enerji ve yaşam kalitesi alanındaki eşitsizlikleri öne çıkardı.
Sanayi ile deniz ve hava taşımacılığının küresel emisyonların yüzde 30'unu oluşturduğuna dikkat çeken Kurum, atık sektörünün insan kaynaklı metanın önemli bir kaynağı olduğunu ve küresel atık hacminin 2050'ye kadar yüzde 70 artmasının beklendiğini belirtti. Ayrıca, karbon fiyatlandırmasında farklılaşmalar olduğuna ve Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nı bu yıl devreye alacağına değindi.
İş dünyası için altı öncelik ve uygulanabilirlik:
Bakan Kurum, COP31 sürecinde iş dünyasının ihtiyaçlarını kapsayan 6 başlık üzerinde durdu. Birincisi, öngörülebilirlik; uzun ömürlü üretim tesisleri ve altyapı yatırımlarının istikrarlı ve açık kurallara ihtiyaç duyduğunu vurguladı. İkincisi, karbon fiyat sinyalinin yatırım kararları için öngörülebilir olması gerektiğini söyledi. Üçüncü öncelik olarak yeşil ürüne talep ve güvenilir pazar yapısının önemine işaret etti; kamu alımları, ürün standartları ve uzun vadeli alım anlaşmalarının bu talebi güçlendirebileceğini kaydetti.
Dördüncü madde olarak finansman ve risk unsuruna dikkat çekildi; özellikle gelişmekte olan pazarlarda yüksek sermaye maliyetinin projelerin önünde engel oluşturduğunu belirterek kalkınma bankaları ve imtiyazlı finansmanın rolünü vurguladı. Beşinci olarak bilgi, kapasite ve KOBİ'lerin dönüşüme entegrasyonunun gerekliliğini, teknik yardım ve uygulanabilir raporlama süreçlerinin önemini anlattı. Altıncı ve sonuncu öncelik ise veri ve doğrulama oldu; yatırım dünyasının güvenilir, standart ve karşılaştırılabilir veriye ihtiyaç duyduğunu belirtti ve COP31 bünyesindeki OECD işbirliğine değindi.
Bakan Kurum ayrıca, iklim değişikliğinin ticaretin yönünü çizeceğini ve her alanda iklimle uyumlu stratejilerin 'oyun kurucu' olacağını ifade etti. Güvenilir verinin yatırım altyapısının ayrılmaz parçası olduğunu ve bu verilerin sektörlerle paylaşılacağını söyledi.
New York'tan Antalya'ya: somut taahhüt çağrısı
Murat Kurum, iş dünyasına doğrudan çağrı yaparak Antalya'ya giderken somut ve ölçülebilir taahhütler beklediklerini kaydetti. Takvimi, kapsamı ve göstergeleri belli taahhütlerin COP31'in güçlü sonuçları arasında yer almasını istediklerini; yapılabilirliği çalışılmış, sahibi belirlenmiş ve finansman ihtiyacı tanımlanmış projeleri yatırımcılarla buluşturmayı hedeflediklerini ifade etti.
Kurulacak iş birliklerinin devamı niteliğindeki çalışma gruplarının elektrifikasyon, sanayi dekarbonizasyonu, gıda ve su güvenliği, iklim finansmanı, KOBİ'ler, gelişmekte olan ekonomiler, iklim teknolojileri ve yapay zeka alanlarında öneriler hazırlayacağını ve bunların 12-13 Kasım'da Antalya'da düzenlenecek COP31 İş Dünyası ve Yatırım Zirvesi'ne taşınacağını belirtti. Kurum, New York'ta başlayan istişareleri, finansmana hazır projeleri, yatırım ortaklıklarını ve somut taahhütleri Antalya'ya taşıma kararlılığını vurguladı.
Kurum konuşmasını, savunma harcamalarına ayrılan kaynakların da iklim, doğa ve sürdürülebilirliğe yönlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak sonlandırdı ve TOBB liderliğindeki COP31 İş Dünyası Elçiliği ile özel sektörün sürekli katkısını sağlamaya yönelik çağrısını yineledi.
COP31 ÖZEL SEKTÖR ELÇİSİ TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ (TOBB) İLE BLOOMBERG'İN ORTAK EV SAHİPLİĞİNDE COP31 İŞ FORUMU NEW YORK DİYALOĞU PROGRAMI DÜZENLENDİ.