Memorial Dicle Hastanesi'nden güneş koruması uyarısı
Memorial Dicle Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uzman Dr. Süleyman Bağlam, dünyanın dört bir yanında her yıl milyonlarca insanın cilt kanseri tanısı aldığını belirterek bu vakaların büyük kısmının önlenebileceğini ifade etti. Dr. Bağlam, "Bu vakalar, güneş kremi kullanmak gibi basit ama hayat kurtaran bir alışkanlıkla önlenebilir" dedi ve güneşten akıllıca korunmanın önemini vurguladı.
UV ışınları ve cilt üzerindeki etkileri
Dr. Bağlam, güneşin iki tür zararlı ultraviyole ışını yaydığını aktardı: UVA ve UVB. "UVB ışınları cildin yüzeyini etkiler; güneş yanıklarına ve cilt kanserine yol açar. UVA ışınları ise daha derine inerek erken yaşlanmaya, kırışıklıklara ve DNA hasarına neden olur. Üstelik UVA ışınları bulutlu havalarda bile yüzde seksen oranında yeryüzüne ulaşır ve cam pencereleri rahatlıkla geçer." şeklinde konuştu. Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü verilerine atıfta bulunarak cilt kanserinin önlenebilir kanserler arasında yaygın olduğuna dikkat çekti ve güneşten tamamen kaçmanın değil, dengeli korunmanın amaçlanması gerektiğini belirtti.
Güneş kremi kullanımı: doğru uygulama kuralları
Dr. Bağlam, pek çok kişinin güneş kremini yanlış miktarda ve yanlış zamanda uyguladığını belirterek, kremin etkinliğinin kullanım biçimine bağlı olduğunu söyledi. Uygulamaya ilişkin temel uyarılar şunlar:
Miktarı küçümsemeyin: Yüz ve boyun için bir fındık büyüklüğünde krem kullanılmalı; vücut için ise yaklaşık iki yemek kaşığı (30 ml) gerekiyor. Çoğu insan önerilen miktarın yalnızca üçte birini uyguladığından gerçek koruma çok daha düşük kalıyor.
Zamanlamaya dikkat edin: Güneş kremi, güneşe çıkmadan 20-30 dakika önce uygulanmalıdır; böylece cilt güneş kremini emer. Kalın bir tabaka halinde sürülen krem çok daha etkili olur.
Yenilemeyi ihmal etmeyin: Hiçbir güneş kremi kalıcı değildir. Her iki saatte bir, yüzme ya da yoğun terlemenin ardından ise hemen yenilenmesi gerekir. Su geçirmez etiketli ürünler bile 40-80 dakika sonra koruyuculuğunu yitirir.
Çocuklarda güneş koruması
Dr. Bağlam, çocukların cildinin yetişkinlere kıyasla daha ince ve hassas olduğunu, bu nedenle güneş hasarının hem daha hızlı gelişip hem de daha kalıcı izler bırakabildiğini belirtti. Bebekler ve küçük çocuklar için önerileri şu şekilde özetledi:
Bebeklerde güneş koruması 0-6 ay. Altı ayın altındaki bebekler için güneş kremi kullanımı önerilmez; bebek cildi bu yaşta herhangi bir kimyasal veya mineral içeriği absorbe etmeye hazır değildir. Bu dönemde en güvenli yöntem fiziksel korumadır. Bebek arabasına UV filtreli branda takmak, bol kollu giysiler giydirmek ve güneşin en güçlü olduğu saatlerde doğrudan güneşten kaçınmak temel önlemlerdir. Küçük bir gölgelik bile bebeğin aldığı UV dozunu dramatik biçimde azaltır.
6 ay - 2 yaş arası: Bu yaş grubundan itibaren çocuklara güneş kremi uygulanabilir; ancak ürün seçimi kritiktir. Altı ay ile iki yaş arasındaki çocuklar için titanyum dioksit veya çinko oksit içeren mineral bazlı kremler uygundur. Kimyasal filtre içeren ürünler bu yaş grubunda cilt tahrişine ve alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Uygulama yaparken gözler, ağız çevresi ve ellerden kaçınılmalıdır; küçük çocuklar ellerini sık sık ağıza götürdüğünden bu bölgelere çok az ve dikkatli uygulama yapılmalıdır.
D vitamini dengesi ve günlük koruma
Güneş ışığının yaşam için gerekli olduğunu hatırlatan Dr. Bağlam, "D vitamini üretiminden ruh haline, bağışıklık sistemine kadar pek çok süreçte belirleyici bir rol oynar. Hedef güneşi yaşamdan çıkarmak değil; mevsimine ve saatine göre doğru önlemleri alarak güneşle barışık bir yaşam sürmektir." dedi. Dr. Bağlam, günde 15-20 dakika orta şiddetli güneş ışığının D vitamini sentezi için yeterli olduğunu, bunun ötesindeki UV maruziyetinin zarar verebileceğini vurguladı.
Son olarak uzman, güneş kremi, şapka ve koruyucu giysi üçlüsünü tavsiye ederek ailelere şu mesajı iletti: "Çocuklarınıza güneş kremini sevdirin: Uygulama ritüelini eğlenceli hale getirin, onların katılımını teşvik edin ve her yaz bu alışkanlığı pekiştirin. Bugün attığınız bu küçük adım, onların ileriki yıllardaki cilt sağlığına yapılmış büyük bir hediyedir."
UZMAN DR. SÜLEYMAN BAĞLAM