Hattuşa arşivleri sergileniyor:
Hitit İmparatorluğu'nun başkenti Hattuşa, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne kabulünün 40. yılında, kazılara ait arşiv fotoğraflarının paylaşılmasıyla geçmişin izlerini yeniden gündeme taşıdı. Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Hattuşa Kazı Başkanlığı arşivlerinden derlenen kareler, hem Osmanlı dönemi kazı çalışmalarına hem de 20. yüzyıl boyunca süren bilimsel araştırma sürecine dair görsel bir hafıza sunuyor.
Kazı fotoğrafları geçmişin tanıkları:
1906'da başlayıp bir asrı aşan kazı serüveni, arşivlenen fotoğraflarla adım adım izlenebiliyor. Fotoğraflar; kazı ekiplerinin çalışma düzenini, alanlardaki değişimi, topraktan çıkarılan eser ve yapıları belgeleyerek, bugün ziyaretçilerinin karşısına çıkan kalıntıların hangi çalışmalar sonucunda gün yüzüne çıktığını gösteriyor. Aslanlı Kapı ve Kral Kapısı gibi anıtsal yapılar, Büyük Tapınak ve Yazılıkaya'daki kabartmalar gibi unsurlar, bu görseller sayesinde sadece taş değil, bir dönemin toplum ve inanç yaşamına dair izler olarak okunuyor.
Koruma ve hafızanın önemi:
Arşiv fotoğrafları, kültürel mirasın korunmasının yalnızca yapıların ayakta tutulmasından ibaret olmadığını vurguluyor. Bu kayıtlar, bilimsel araştırmanın gelişimini, belgelenmenin gerekliliğini ve kazı süreçlerinin belleğe dönüşümünü ortaya koyuyor. Görsel belgeler, geçmişte yapılan müdahalelerin yöntemlerini ve alanlardaki restorasyon süreçlerini görünür kılarak, koruma stratejilerinin oluşturulmasına da katkı sağlıyor.
Çorum Valisi Ali Çalgan, Hattuşa'nın yalnızca Anadolu'nun değil insanlığın ortak medeniyet mirasının da parçası olduğuna dikkat çekerek, "Hattuşa, binlerce yıl öncesinden günümüze ulaşan tarihi mirasıyla insanlığın ortak hafızasında müstesna bir yere sahiptir. Bu topraklarda kurulan Hitit uygarlığının devlet yönetimi, hukuk, mimari ve diplomasi alanlarında ortaya koyduğu birikim, Anadolu'nun dünya uygarlık tarihindeki önemini açıkça göstermektedir" dedi. Vali Çalgan, fotoğrafların yalnızca görüntü değil, bilim insanlarınca ortaya çıkarılan mirasın kayıt altına alınma sürecini de gelecek kuşaklara taşıdığını vurguladı.
Hattuşa'nın UNESCO listesine girişinin 40. yılı vesilesiyle paylaşılan bu görsel miras, bölgenin arkeolojik değeriyle birlikte Çorum'un Şapinuva ve Alacahöyük gibi merkezlerle Anadolu tarihindeki yerini hatırlatıyor. Arşivlerin açığa çıkardığı kareler, Hattuşa'yı bir ören yeri olmanın ötesine taşıyarak, bir uygarlığın şehir yaşamını, inançlarını ve bilimsel keşif sürecini anlamamıza yardımcı olan kapsamlı bir tarih kitabı niteliği taşıyor.
HİTİT İMPARATORLUĞU’NUN BAŞKENTİ HATTUŞA, UNESCO DÜNYA MİRASI LİSTESİ’NE ALINIŞININ 40. YIL DÖNÜMÜNDE PAYLAŞILAN ARKEOLOJİK KAZILARA AİT TARİHİ FOTOĞRAFLARLA GEÇMİŞİN İZLERİNİ GÜNÜMÜZE TAŞIYOR.