günlük yaşamın kalbe işleyen beş hatası

Doç. Dr. Umut Karabulut, haftada 150 dakika hareket, tuz azaltımı, stres yönetimi, düzenli kontroller ve yeterli sıvı alımının kalp sağlığı için kilit olduğunu söyledi.

Yayın Tarihi: 28.09.2026 10:59
Güncelleme Tarihi: 28.09.2026 10:59

günlük yaşamın kalbe işleyen beş hatası

Günlük alışkanlıklar kalbi nasıl yıpratıyor?

Kalp ve damar hastalıkları dünya genelinde yaşamı tehdit eden başlıca sağlık sorunları arasında yer alıyor. Daviva Avcılar Hastanesi Kardiyoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Umut Karabulut günlük hayatta sıkça tekrarlanan beş hatanın kalp sağlığını nasıl zayıflattığını ve alınabilecek önlemleri anlattı. Uzman, değiştirilebilir yaşam tarzı faktörlerinin erken dönemde düzeltilmesinin ölümcül sonuçları önleyebileceğini vurguladı.

1. hareketsiz yaşam ve egzersiz eksikliği:

Hareketsizlik kalp damar sağlığını olumsuz etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Karabulut, kılavuzlara göre bireylerin haftada toplam 150 dakika orta tempolu egzersiz yapmasının önerildiğini söyledi. Tercihen tempolu yürüyüş olmak üzere yüzme veya düşük yoğunluklu aktiviteler de fayda sağlıyor. Bu sürenin haftaya yayılması; örneğin günlük 20–30 dakikalık yürüyüşler şeklinde veya gün aşırı programlanarak uygulanmasının pratik olduğunu belirtti.

2. sofrada fazladan tuz kullanmak:

Toplumda sık görülen bir diğer hata sofrada ek tuz kullanımıdır. Karabulut, günlük beslenmede ekmek, peynir, zeytin gibi gıdaların vücudun ihtiyaç duyduğu yaklaşık 2 gram sodyum yani 5 gram tuz kadarını sağlayabildiğini hatırlattı. Bu miktarın aşılmaması gerektiğini, özellikle hipertansiyon hastalarında sınırın yarıya indirilerek günlük tuz tüketiminin 2–2,5 gramın altına çekilmesinin hayati önem taşıdığını kaydetti.

3. kronik stres ve dinlenmeyi ihmal etmek:

Günlük yaşamın yarattığı yoğun stres, kalp atış hızını ve kan basıncını yükselterek inme, kalp krizi ve ani kardiyovasküler ölümleri tetikleyebilir. Karabulut, kronik stresin kontrol altına alınmasının önemine dikkat çekti; nefes teknikleri, düzenli fiziksel aktivite, kısa mola ve zihinsel rahatlama yöntemleri ile gün içinde dinlenme süreleri oluşturulması gerektiğini belirtti.

4. şikayet yok diye kontrolleri ertelemek:

"Hiçbir şikâyetim yok" düşüncesi, birçok sessiz ilerleyen sorunun gözden kaçmasına yol açabiliyor. Karabulut, belirti vermeden ilerleyebilen yüksek kan şekeri ve kolesterol gibi durumların ancak rutin kan testleriyle ortaya çıkacağını hatırlattı. Ayrıca istirahat sırasında fark edilmeyen damar tıkanıklıklarının efor testi ve ekokardiyografi ile tespit edilebileceğini; gerekli durumlarda ise kalbin ayrıntılı değerlendirilmesini sağlayan BT Koroner Anjiyografi'nin önemli bir tarama aracı olduğunu vurguladı.

5. yetersiz sıvı tüketimi ve düzensiz yaşam:

Kalp-damar sisteminin dolaşım dengesini koruyabilmesi için günlük sıvı alımı kritik bir rol oynar. Yetersiz su tüketimi kanın akışkanlığını ve damar direncini etkileyerek risk oluşturabilir. Karabulut, günlük tuz ve sıvı dengesinin gözetilmesinin, düzenli kontrollerin aksatılmamasının ve haftalık egzersiz hedeflerinin tamamlanmasının uzun ve sağlıklı bir yaşam için vazgeçilmez olduğunu söyledi.

Pratik öneriler ve özet:

Doç. Dr. Umut Karabulut'un önerileri özetle şu şekilde: haftalık egzersiz hedeflerini tamamlamak, sofrada ilave tuz kullanmamak, kronik stresle başa çıkma yöntemleri uygulamak, hiçbir belirti olmasa bile düzenli kardiyoloji kontrollerini aksatmamak ve günlük yeterli sıvı almak. Bu önlemler, kalp krizi ve inme gibi hayati riskleri önemli ölçüde azaltabilir. Sessiz ilerleyebilen damar hastalıklarının erken tanısı için hekim önerisi doğrultusunda gerekli tetkiklerin yapılması gerektiği bir kez daha önem kazanmaktadır.

DOÇ. DR. UMUT KARABULUT

DOÇ. DR. UMUT KARABULUT

Yazar
EDİTÖR

Ayşe Yıldız

Ben Ayşe Yıldız, 29 yaşındayım. aksiyon.com.tr'nin başkent muhabiriyim. Tahmin edeceğiniz gibi Ankara'da yaşıyorum. Bürokrasi ve diplomasi trafiğini takip ediyorum. Bağlantılarım güçlüdür, resmi dili iyi bilirim ve kulis bilgilerini ilk ben alırım.