Gümüşhane yaylaları çiçek tarlasına dönüştü
Gümüşhane'de havaların ısınması ve bu yılki yoğun yağışların etkisiyle yüksek rakımlı yaylalar, geniş bitki örtüsü ve renkli çiçeklerle kaplanarak ziyaretçilerin ilgisini çekti. Bölge, hem doğa yürüyüşleri hem de fotoğraf çalışmalarına uygun, görsel açıdan zengin bir görünüm kazandı.
Yürüyüş rotası
Torul ilçesine bağlı Yücebelen köyünün yaylalarında gerçekleştirilen yürüyüşe Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları, Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (GÜDAK) üyesi 40 sporcu ile İstanbul Trekking Turkey grubundan 15 kişinin katılmasıyla toplam 55 sporcu iştirak etti. Katılımcılar araçlarla 2 bin 100 metre rakımdaki Minarli Yaylası'na ulaştı ve burada doğal peyzajı fotoğrafladı.
Minarli Yaylası'ndaki çiçekle kaplı alan ve gölet çevresi sonrası grup, sis bulutları eşliğinde aynı köyün Büyük Yayla'sına geçti. Çiçeklerle bezenmiş zeminde, kuş sesleri arasında asırlık çam ağaçlarının arasından ilerleyen ekip, Galimida Mezrası'na ulaştı. Zorlu kayalık alanlar ve sık orman dokusunun içinden geçilerek otantik yayla evlerinin bulunduğu Livade Yaylası'nda dinlenildi ve etkinlik, Büyük Silve Mahallesi'ne varılarak tamamlanan 11 kilometrelik parkurla son buldu.
Doğa, kültür ve deneyimler
Binlerce yıllık kadim yayla kültürünün korunduğu bu alanda, yağışların bitki örtüsüne katkısıyla ortaya çıkan renkli flora sporculara eşsiz manzaralar sundu. Katılımcılar, doğal ortamın sağlık ve ruh sağlığına olumlu etkilerine dikkat çekti.
Katılımcı ve yetkili görüşleri
Yürüyüşe Balıkesir'den eşiyle katılan Bahar Sunay, bölgenin doğasına hayran kaldığını belirterek, "Balıkesir’den geldim. Eşimle beraber katıldık yürüyüşe. İstanbul orijinli Trekking Turkey grubuyla yürüyoruz. İlk kez bu yaylaları gördüm. Doğa harika. Her taraf yemyeşil, çiçekler kaplı. Devamında biraz rampa çıktık sonra ama hoş, maceralı inişlerimiz oldu. Bu bölgeyi herkesin mutlaka görmesini tavsiye ederim" dedi.
Gümüşhane Vali Yardımcısı Muhammed Deniz Kılınç da katılımcılarla birlikte yürüyüş parkurunda yer alarak kenti keşfetmeye çağırdı ve değerlendirmesinde, "Doğa harikaydı. Yemyeşil bir atmosfer. Şırıl şırıl derelerden geçtik. Adeta gökyüzünün üstünde, bulutların üstünde yürüyor gibi hissettik. Gerçekten müthiş bir atmosferdi. Sağlıklı kalmak için dijital medyadan, sosyal medyadan uzak durup böyle buralarda gezinmek insana ruhen rahatlatıyor ve bütün sıkıntılarımızı unutuyoruz. Dünyada cennetten bir köşe burası, İsveç ve Balkanlar gibi. Aslında Balkanlar’a gideceğinize gelin Gümüşhane’de Gümüşhane’yi görün. Gümüşhane küçük bir İsviçre belki büyük bir İsveç diyebiliriz. Gümüşhane’de yaşayıp da sadece iki dağın arasında kalıp da buradaki doğayı görmemek bence büyük bir kayıp. Tomara Şelalesi olsun, Karaca Mağarası olsun, yani Gümüşhane aslında devasa bir kültür turizm şehri" dedi.
GÜMÜŞHANE'DE BAHARIN GELİŞİYLE BİRLİKTE ADETA YEŞİL BİR HALIYA DÖNÜŞEN VE BİNBİR RENKLİ ÇİÇEKLERLE BEZENEN YÜKSEK RAKIMLI YAYLALAR, DOĞASEVERLERİN AKININA UĞRADI. GÜDAK VE İSTANBUL TREKKİNG TURKEY GRUBUNDAN TOPLAM 55 SPORCU, TORUL İLÇESİNE BAĞLI YÜCEBELEN KÖYÜ YAYLALARINDA, SİS VE KUŞ SESLERİ EŞLİĞİNDE 11 KİLOMETRELİK UNUTULMAZ BİR DOĞA YÜRÜYÜŞÜ GERÇEKLEŞTİRDİ.