Gölcük'te 'Kur’an-ı Kerim ile Dünya ve Ahiret Mutluluğunu Yaşamak' paneli
Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde düzenlenen "Kur’an-ı Kerim ile Dünya ve Ahiret Mutluluğunu Yaşamak" başlıklı panelde akademisyenler, Kur’an-ı Kerim rehberliğinde huzurlu bir yaşamın yollarını ve bunun dünya ile ahiret mutluluğuna etkisini tartıştı. Program, Sevgi Mutluluğun Anahtarıdır Federasyonu tarafından Gölcük Belediyesi Kongre Sarayı’nda gerçekleştirildi.
Program akışı ve katılımcılar
Etkinlik Kur’an-ı Kerim tilaveti ve ilahi dinletisiyle başladı. Panele, İstanbul Medeniyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Kaya ile fizik yüksek mühendisi, mutasavvıf ve yazar Dr. Abdulcabbar Boran konuşmacı olarak katıldı. Konuşmaların ardından soru-cevap bölümü yapıldı ve program semavilerin sema töreniyle sona erdi.
Doç. Dr. Murat Kaya'nın vurguları
Doç. Dr. Murat Kaya, tefsir ilmi perspektifiyle Kur’an-ı Kerim’in birey ve toplum yaşamındaki dönüştürücü rolünü öne çıkardı. Kaya, Kur’an-ı Kerim’in bir hidayet rehberi olduğunu belirterek toplumun gerçek huzura ulaşmasının bu rehberliğin yaşanmasından geçtiğini ifade etti. Konuşmasından bir bölüm şöyle aktarıldı:
"Kur’an-ı Kerim, cenabı hakkın bize gönderdiği en büyük nimet. İnsanoğlu, cennetten yeryüzüne gönderildiği zaman cenabı hak, bir hidayet ve yol gösterici göndereceğini söylüyor ve ona tabi olan tekrar cennete döner. Tabi olmayan ise yolunu şaşırır. Kur’an-ı Kerim cenabı hakkın bize gönderdiği, yol gösterici hidayetidir. Kur’an-ı Kerim’i yaşamanın dışında bir mutluluk asla yok."
Kaya, ayrıca cennetin sadece dünyevi tasvirlerle sınırlanamayacağını belirterek "Cennet dediğimizde basit bir piknik alanı değil; cennet demek sonsuz bir hayattır" sözleriyle ahiret anlayışına dikkat çekti.
Dr. Abdulcabbar Boran'ın bilim ve tasavvuf yaklaşımı
Dr. Abdulcabbar Boran, bilimsel perspektifi tasavvufi derinlikle birleştiren sunumunda, mutluluğun insanlık tarihinin temel hedefi olduğunu ve bu hedefe ulaşmak için bir rehbere ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Boran’ın sunumundan öne çıkan ifadeler şunlardı:
"İnsanlık tarihi boyunca her devirdeki tüm insanlar için Allah’ın tayin ettiği hedef; mutluluk, saadettir. Bu mutluluğa ulaşabilmek için mutlaka kılavuz rehber lazım. Kur’an-ı Kerim’de tüm inşalar için bir mutluluk davetiyesidir. Bu panelin gayesi de Kur’an ayetleriyle insanoğlunun ahiret ve dünya saadetine ulaşmasıdır."
Boran ayrıca Kur’an-ı Kerim’in yaşamda uygulanmasının önemini vurguladı ve günümüzde Kur’an-ı Kerim’in unutulmuş, "mezarlarda okunan bir kitap" haline geldiğine dair eleştirisini paylaştı. Kişinin Kur’an’ı öğrenip yaşaması ve tasavvufî irşad bağlamında mürşidine tabi olması gerektiğini savundu:
"Biz insanlar ne yazık ki Kur’an-ı Kerim’in kıymetini bilmiyoruz. Kur’an-ı Kerim önce öğrenilmesi lazım sonra yaşanması lazım daha sonra ise öğretilmesi lazım. Kur’an-ı Kerim mezarda okunan bir kitap haline gelmiş bu böyle devam etmeyecek hidayet çağındayız ve bu çağ mutlaka yaşanacak."
Panelin ana mesajı
Program boyunca konuşmacılar, içinde bulunulan mübarek üç ayların anlamına dikkat çekerek Kur’an-ı Kerim ile kurulan bağın sadece ahiret için değil dünya hayatının sosyal ve bireysel boyutları için de belirleyici olduğunu vurguladı. Panel, maneviyat ile bilimin aynı kürsüde buluştuğu bir zeminde, Kur’an merkezli bir yaşamın hem bireysel huzur hem de toplumsal iyilik için yol gösterici olduğunu öne sürdü.
Not: Etkinlikte geçen isimler, konuşma içerikleri ve kullanılan sayısal ifadeler programda aktarıldığı şekilde korunmuştur.
Maneviyat ve bilim aynı kürsüde buluştu