Aile ve Sağlık Çalıştayı'nda kapanış: Sağlıklı aile, güçlü toplum
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 10.11 Nisan tarihlerinde Ankara Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Aile ve Sağlık Çalıştayı’nın kapanış konuşmasını yaptı. Göktaş, iki günlük sempozyumda aileyi ilgilendiren başlıkların ele alındığını ve ortaya konan fikirlerin aile ile toplum sağlığını koruyacak stratejilere katkı sağlayacağını belirtti.
Bakan, toplumun korunmasının en güçlü zemininin sağlıklı aile yapısı olduğuna vurgu yaparak, "Bir ülkede aile yapısı sağlam olduğunda, çocuk daha güvende olur. Gençler, karşılaştığı riskler karşısında daha dirençli hale gelir. Yaşlı ve engelli birey hayata daha güçlü bağlanır" ifadelerini kullandı.
Aile politikaları artık bir tercih değil zorunluluk
Göktaş, demografik dönüşüm ve yaşlı nüfus artışının ailelerin bakım ve birlikte yaşama kapasitesini yeniden şekillendirdiğini belirtti. Bu bağlamda kuşaklar arası bağları güçlendiren ve aileyi destekleyen politikaların "tercih değil, bir zorunluluk" olduğunu vurguladı. Engelli bireylere sahip ailelerin adanmışlığına dikkat çeken Bakan, "asıl güç, sabırla büyüyen sevgide, asıl direnç, hayata birlikte tutunma iradesindedir" dedi.
Çocukların dijital ortamda korunması: Yeni düzenlemenin çerçevesi
Bakan Göktaş, çocuk ve gençlere daha güvenli bir dijital ortam sağlama hedefiyle hazırlanan sosyal medya düzenlemesini "önemli bir adım" olarak nitelendirdi. Çalışmalar sonucunda 15 yaş altı çocuklara yönelik düzenlemenin temel çerçevesinin oluşturulduğunu, bu konunun TBMM Genel Kurulunda görüşülmeye başlandığını aktardı.
Yeni düzenleme ile sosyal ağ sağlayıcılar ve oyun platformlarına çocukların korunmasını esas alan önemli yükümlülükler getirileceği belirtildi. Göktaş, özellikle oyun içeriklerinin derecelendirilmesine ilişkin bazı içeriklerin hassas olduğu bilgisini vererek, oyun derecelendirmesinin "18 yaş artı" olarak otomatik sayılacağını ifade etti.
Bakan, düzenlemenin yalnızca Türkiye’ye özgü bir adım olmadığını; Avustralya, Fransa, İtalya, İspanya, Danimarka, İngiltere ve ABD gibi ülkelerde de benzer tartışmaların sürdüğünü ve Türkiye’de de benzer gerekçelerle bu adımın atıldığını söyledi.
Çalışma sürecine aileler, akademisyenler, uzmanlar ve çocukların dahil edildiğini vurgulayan Göktaş, "18 ay boyunca çok yoğun bir çalışma gerçekleştirdik. Bu kesinlikle çocukları sansürleyen değil, çocukları koruyan, geleceğe güvenle adım atmalarını sağlayan çok önemli bir adımdır" dedi. Ayrıca, konuyu ele alacak uluslararası bir toplantının yakında Ankara’da düzenleneceğini belirtti.
Uzun vadeli hedefler: Aile Dostu Ekosistem ve yıllık programlar
Göktaş, "Aile Dostu Ekosistem" anlayışıyla aileyi koruyan, değerlerini yaşatan ve kuşaklar arası dayanışmayı güçlendiren bir vizyonla ilerlediklerini söyledi. 2025 Aile Yılı kapsamında aileyi ve nüfus yapısını güçlendirmeyi toplumsal bir hedef haline getirdiklerini, finansal destekler, eğitim programları, kültürel faaliyetler ve dijital dönüşüm projeleri gibi çok sayıda uygulamayı hayata geçirdiklerini aktardı.
Bakan, genç evlilikleri destekleyici, doğurganlığı teşvik eden ve aile kurmayı kolaylaştıran politikalarla birlikte 2026-2035 dönemini kapsayan "Aile ve Nüfus 10 Yılı" programını aynı kararlılıkla sürdüreceklerini belirterek, "Aileyi korumak yalnızca bugünü değil, ülkemizin yarınını da güvence altına almaktır" değerlendirmesinde bulundu.
Göktaş, aileyi güçlendiren her çalışmanın toplumsal dayanıklılığı artıran stratejik bir adım olarak görüldüğünü vurguladı.
AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANI MAHİNUR ÖZDEMİR GÖKTAŞ, "SOSYAL MEDYA DÜZENLEMESİNİN TEMEL ÇERÇEVESİNİ OLUŞTURDUK. YENİ DÜZENLEMEYLE, SOSYAL AĞ SAĞLAYICILARA VE OYUN PLATFORMLARINA ÇOCUKLARIN KORUNMASINI ESAS ALAN ÖNEMLİ YÜKÜMLÜLÜKLER GETİRİYORUZ" DEDİ.