girne açıklarındaki kaza ve kurtulanın öyküsü:
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Girne kenti açıklarında yaşanan yolcu gemisi faciasında 8 kişi hayatını kaybetti, 20 kişi kayboldu, 237 kişi sağ kurtarıldı. Bu kazadan sağ çıkanlar arasında yer alan Gaziantepli iki çocuk babası Serdar Çapan (36), yaşadığı dehşet anlarını ve mürettebatın müdahalesine ilişkin gözlemlerini anlattı. Çapan olayın hemen ardından memleketi Gaziantep’e dönerek ailesine kavuştu; eşi Büşra Çapan (32) ise bir süre haber alamamanın getirdiği endişeyi dile getirdi.
mürettebatın davranışı ve olayın ilk dakikaları:
Çapan, geminin hareket etmesinden kısa süre sonra su almaya başladığını söyledi. Olay günü geminin 12’ye 5 kala hareket ettiğini, hareketten 15-20 dakika sonra içeride panik başladığını belirtti. Birkaç sert çarpışmadan sonra geminin sola kavis alıp durduğunu, su almaya başladığını aktardı. Üst katta olduğunu söyleyen Çapan, aşağıdan gelen insanların seslerini duyduğunu ve arkadaşlarına haber vermeye çalıştığını anlattı.
Çapan, mürettebatın uygulamalarının süreci zorlaştırdığını düşündüğünü vurguladı: geminin mazotunun boşaltılması ve can botlarının çok erken açılması gibi hareketlerin, botların gemiden yaklaşık 100 metre açılmasına yol açtığını, bu yüzden panik halindeki insanların o botlara yüzerek ulaşmasının mümkün olmadığını söyledi. Geminin batmaya başladığı dakikanın muhtemelen 12.15 civarı olduğunu, kendi telefonunda bir aramayı gördüğünde saatin 12.29 olduğunu fark ettiğini anlattı.
kaçış yolu arayışı ve engeller:
Koridorların birleştiği noktalarda insanların yığıldığını, kapıların ve camların kırılmasına yarayacak ekipmanın bulunmadığını belirtti. Gemi sola yatınca acil durum kapılarının konumu değişmiş, bir demir parça kapının üzerine gelmiş ve bunun da kapının tam açılmasını engellediğini söyledi. Bu nedenle birçok yol kapalı kaldı; bazı kişilerin camları kırıp çıkarmaya çalışmasına rağmen ekipman eksikliği işleri zorlaştırdı.
Çapan, üst katta can yeleğini giyerek dışarı çıktığını ve daha sonra kıyıya yanaşan gemiler ve helikopterlerle kurtarıldığını anlattı. Kurtarma çalışmalarının ilk aşamalarında gemi enkazına yaklaşmanın zor olduğunu, çünkü birçok insanın suya döküldüğünü ve enkazın etrafının tehlikeli olduğunu aktardı.
can pazarı, kayıplar ve tanıklıklar:
Çapan, olay anını "tam anlamıyla bir can pazarı" olarak tanımladı. Camdan bakarken içeride yaşayanları, çocukların mahsur kaldığı bölümleri ve suyun yüzeyine çıkan cansız bedenleri gördüğünü söyledi. Bazı kişileri camdan kurtardıklarını, ancak dışarı çıkarmanın bile ayrı bir çaba gerektirdiğini anlattı. Bu süreçte ellerinin ve ayaklarının uyuştuğunu; kurtulduktan sonraki ilk 10 dakikada ne yapacağını bilemediğini ifade etti.
Bir pencereden çıkartabildikleri Azize adlı kişiyi baygın halde bulduklarını, onu sırt üstü yattığı yerden çevirip nefes almasını sağladıktan sonra ancak müdahale edebildiklerini aktardı. Çapan, gemide bir tek kişilik bilincin bile olsa insanların yönlendirilebileceğini, bunun belki de kaygıyı ve kayıpları azaltabileceğini düşündüğünü dile getirdi.
ailelerin yaşadığı belirsizlik ve sonrasında gelen teselli:
Çapan’ın eşi Büşra Çapan ise kazanın ardından uzun süre eşine ulaşılamamasının neden olduğu korkuyu anlattı. Eşine 12.30’dan 15.00’e kadar ulaşamadıklarını, bu belirsizlik sürecinin çok zor geçtiğini söyledi. Eşinin sağ olduğunu öğrenince bir nebze rahatladığını, ancak diğer kazazedelerin ve yakınlarının yaşadıklarını düşündükçe kötü hissettiğini ifade etti. "Kendi adımıza şanslı olduğumuzu düşünüyoruz ama diğerlerinin yaşadıklarını düşündükçe çok kötü oluyorum" sözleriyle empatisini dile getirdi.
Çapan ve ailesinin tanıklığı, gemide yaşanan panik, mürettebat müdahalelerinin zamanlaması ve kurtarma sürecinin zorluklarına ışık tutuyor. Olayla ilgili teknik ve idari ayrıntılar sonraki süreçte yetkili mercilerce değerlendirilecek, kazanın nedenleri ve sorumluluklar resmi soruşturmayla netleşecek.
GİRNE AÇIKLARINDA BATAN GEMİDEN SAĞ KURTULAN VATANDAŞ SERDAR ÇAPAN, DEHŞET ANLARINI ANLATTI.