Prostat tanısında mikroultrasonun yeri
Memorial Şişli Hastanesi Üroloji Bölümü'nden Prof. Dr. Murat Binbay, prostat kanserinde erken tanının tedavi başarısını arttırdığını vurgulayarak, mikroultrasonun tanı sürecine sağladığı pratik avantajları anlattı. Mikroultrason, yüksek çözünürlüklü görüntüleme ile şüpheli alanları gerçek zamanlı göstererek hekimin muayene sırasında hızlı değerlendirme yapmasına olanak tanıyor.
Erken evrede belirti vermeden ilerleyebilen prostat kanserinde hedef, tedavi edilmesi gereken kanserleri doğru zamanda yakalamak. Bu bağlamda PSA testi, prostat MR’ı ve mikroultrason gibi yöntemlerin birbirini tamamlayıcı kullanımı önem taşıyor.
Mikroultrasonun klinik avantajları
Klasik ultrason, prostatın hacim ve genel yapısını değerlendirirken, mikroultrason çok daha yüksek frekansta çalışarak doku yapısındaki küçük değişiklikleri gözlemleyebiliyor. Prof. Dr. Binbay’a göre bu teknoloji, bezcik yapısındaki bozulmalar ve düzensizlikler gibi kanserle ilişkili yapısal bulguları anında saptama imkânı veriyor.
Mikroultrason ile saptanan şüpheli bir bölgeye biyopsi iğnesi doğrudan yönlendirilebildiği için hedefe yönelik biyopsiler yapılabiliyor. Ayrıca inceleme ortalama birkaç dakika içinde gerçekleştirilebildiğinden, üroloji muayenesinin bir parçası olarak uygulanıp sonuçların aynı seansta hastayla paylaşılması mümkün oluyor.
MR ile karşılaştırma ve tamamlayıcılık
Multiparametrik prostat MR’ı, şüpheli bölgelerin ve kanlanma özelliklerinin saptanmasında önemli bir araç haline geldi. Ancak MR randevu ve raporlama süreci, radyoloğun deneyimi ve cihaz kalitesi gibi değişkenlere bağlı olarak sınırlamalar gösterebiliyor. Prof. Dr. Binbay, bu noktada mikroultrasonun tamamlayıcı rolüne dikkat çekti.
Bir çalışmada MR’da tespit edilen 244 lezyondan 206’sı mikroultrasonda da görüldü; buna karşın mikroultrason MR’ın göstermediği 26 ek lezyon belirledi ve bu alanlardan alınan hedefli biyopsilerde aksi halde gözden kaçabilecek 3 anlamlı kanser saptandı. Bu veriler, iki yöntemin dokuya farklı özellikler üzerinden baktığını ve birbirini tamamladığını gösteriyor.
Ayrıca 2025 yılında JAMA’da yayımlanan OPTIMUM çalışması, mikroultrason eşliğinde yapılan biyopsinin MR eşliğinde yapılan biyopsi kadar başarılı olabileceğini ortaya koydu. Çalışma, Kanada, ABD ve Avrupa’da 19 merkezde 678 erkeğin katılımıyla gerçekleştirildi. Prof. Dr. Binbay, mikroultrasonun MR’ın alternatifi değil; doğru hastada MR ile birlikte veya uygun durumlarda tek başına kullanılabilecek güvenilir bir araç olduğunu belirtti.
Tanı sürecinde pratiklik ve gereksiz biyopsilerin azaltılması
Mikroultrasonun muayene sürecine kolayca entegre olabilmesi ve sonuçların anında değerlendirilebilmesi, hem hasta hem hekim açısından önemli kolaylık sağlıyor. Yapılan çalışmalar, mikroultrasonla şüpheli bulgu tespit edilmeyen hastaların büyük bölümünde tedavi gerektiren kanser bulunmadığını gösterdi; bu da gereksiz biyopsi ve aşırı tanının azalmasına katkı sağlıyor.
Öte yandan PSA değeri prostat kanserini dışlamıyor. Prof. Dr. Binbay, PSA düzeyinin iyi huylu prostat büyümesi, prostat iltihabı veya bazı günlük aktivitelerden etkilenebildiğini, PSA’nın normal olmasının da kanser olmadığına kesin garanti vermediğini vurguladı. PSA taramasının prostat kanserine bağlı ölümleri azalttığını gösteren çalışmalar bulunduğunu, ancak hedefin her kanseri değil, tedavi gerektiren kanserleri zamanında yakalamak olduğunu hatırlattı.
Kimler ne zaman kontrol ettirmeli
Prof. Dr. Binbay, ailesinde prostat kanseri öyküsü olmayan erkeklerde 50 yaşından itibaren üroloji değerlendirmesi ve PSA testi önerirken, aile öyküsü olanlar için erken başlamanın önemini şu şekilde sıraladı: baba, kardeş veya oğulda prostat kanseri varsa 45 yaş; ailede birden fazla prostat kanseri veya meme/yumurtalık kanseri öyküsü varsa 40 yaş.
İdrar yapma güçlüğü, idrar akımında zayıflama, gece sık idrara kalkma, idrarda veya menide kan, belde geçmeyen ağrı gibi şikayetler görüldüğünde yaşa bakılmaksızın üroloğa başvurulması gerektiğini belirtti. Bu belirtilerin çoğunun iyi huylu prostat büyümesinden kaynaklanabileceği, kesin değerlendirmenin muayene ve gerekli tetkikler sonrası yapılacağı vurgulandı.
Prof. Dr. Binbay sözlerini, erken tanının prostat kanserinde tedavi seçeneklerinin daha doğru değerlendirilmesini sağladığı ve kontrollerin ertelenmemesi gerektiği uyarısıyla noktaladı. Mikroultrason, uygun hasta ve klinik değerlendirme ile birlikte kullanıldığında tanı sürecinde önemli kolaylık ve tamamlayıcılık sunuyor.
ÜROLOJİ UZMANI PROF. DR. MURAT BİNBAY