İnme artık sadece yaşlıların hastalığı değil:
İstinye Üniversitesi Liv Hospital Bahçeşehir Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hatice Yelda Yıldız, 29 Ekim Dünya İnme Günü nedeniyle uyarılarda bulundu. Uzman, günümüzde 25 yaşından büyük her dört kişiden birinin yaşamının bir döneminde inme geçirme riski taşıdığını vurgulayarak, dünya verilerinin yeni inme vakalarının yaklaşık yüzde 15’inin 15-49 yaş grubunda görüldüğünü gösterdiğini belirtti.
İnme; beynin bir bölgesine kan akışının aniden kesilmesi veya beyin damarlarından birinin kanaması sonucu ortaya çıkan, acil müdahale gerektiren ciddi bir tıbbi tablodur. Beyin hücreleri yeterli oksijen alamadığında kısa sürede hasar görmeye başlar; bu yüzden hızla tanı ve tedavi hayat kurtarıcıdır.
risk faktörleri:
Dr. Yıldız, inmeyi tetikleyen başlıca etkenleri şöyle sıraladı: yüksek tansiyon (en önemli ve kontrol edilebilir risk), diyabet, yüksek LDL kolesterol, sigara ve kalp ritim bozuklukları —özellikle atriyal fibrilasyon. Bu etkenler bir arada bulunduğunda risk katlanır; kişinin kendini iyi hissetmesi tehlike olmadığını göstermez.
Ayrıca gençlerde boyun damarlarında yırtılma, doğuştan gelen kalp açıklıkları ve pıhtılaşma bozukluklarının da inme nedeni olabileceğine dikkat çekildi.
belirtiler ve acil müdahale:
İnme belirtileri genellikle aniden ortaya çıkar. Yüzde ani kayma, kol veya bacakta güç kaybı, konuşmanın bozulması veya söylenenleri anlayamama en önemli uyarı işaretleridir. Ani görme kaybı, şiddetli dengesizlik ve yürüme güçlüğü de olası bulgulardır. Bu işaretlerden tek bir tanesinin bile görülmesi, derhal 112 aranması için yeterlidir.
Dr. Yıldız, toplumda sık görülen bir yanlışa işaret ederek; belirtiler geçse bile acil sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti. Kısa süreli belirtilerin düzelmesi, bazen 'geçici iskemik atak' (GİA) olarak adlandırılır; ancak GİA geçiren kişilerde ilk 24-48 saat içinde tekrar inme riski yüksektir ve acil değerlendirme zorunludur.
tedavi penceresi ve uygulamalar:
İnme tedavisinde başarının en önemli belirleyicisi, hastanın ne kadar erken tıbbi bakıma ulaşabildiğidir. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 12 milyon yeni inme vakası kaydedilmektedir ve erken müdahale kalıcı sakatlık riskini azaltır.
İskemik inmelerde, uygun hastalara damardan uygulanan pıhtı eritici tedavi ilk 4,5 saat içinde hayati önem taşır. Ayrıca büyük beyin damarlarının tıkanıklığında mekanik trombektomi ile pıhtının anjiyografi yoluyla çıkarılması mümkündür; uygun hastalarda bu müdahale etiketi genişletilerek bazı olgularda 24 saate kadar uzatılabilmektedir. Ancak bu, beklenebileceği anlamına gelmez; tedavi ne kadar erken uygulanırsa beyin dokusunu koruma ve kalıcı sakatlığı önleme şansı o kadar artar.
rehabilitasyon ve iyileşme süreci:
İnme, rehabilitasyonla önemli ölçüde iyileşme sağlanabilen bir hastalıktır. Dr. Yıldız, "Zaman beyindir" yaklaşımının yalnızca ilk saatlerdeki tedaviler için değil, iyileşme sürecinde zamanın doğru yönetilmesi açısından da geçerli olduğunu vurguladı. Hastanın tıbbi durumu elverdiğinde rehabilitasyona erken başlanması fonksiyonların geri kazanılmasında kritik rol oynar.
Günümüzde geleneksel fizik tedavinin yanı sıra robotik rehabilitasyon, teknoloji destekli uygulamalar ve beyin uyarım yöntemleri kullanılmakta; amaç beynin yeniden öğrenme ve kendini yeniden düzenleme kapasitesinden yararlanarak iyileşmeyi aktif biçimde desteklemektir. Bu nedenle rehabilitasyon, inme tedavisinin ayrılmaz bir parçasıdır.
korunma: yaşam tarzı ve düzenli takip:
İnmeden korunmanın en etkili yolu risk faktörlerini belirlemek ve kontrol altında tutmaktır. Dr. Yıldız şunları önerdi: tansiyon düzenli ölçülmeli; hipertansiyon, diyabet veya kolesterol yüksekliği varsa tedavi aksatılmamalıdır. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktivite (örneğin tempolu yürüyüş) yapılması damar sağlığını destekler.
Beslenmede sebze, meyve, tam tahıl, baklagiller, balık ve zeytinyağı ağırlıklı Akdeniz tipi diyet benimsenmeli, tuz sınırlanmalıdır. Sigara ve tütün ürünlerinden uzak durulmalı, kilo kontrolü sağlanmalı ve kalp ritim bozuklukları ihmal edilmemelidir. İnme aniden ortaya çıksa da zemin hazırlayan faktörler yıllar içinde oluşur; bu nedenle korunma hastalanmadan önce başlamalıdır.
Dr. Öğr. Üyesi Hatice Yelda Yıldız son olarak, inmenin yalnızca yaşlıların sorunu olmadığına dikkat çekerek gençlerin de riskleri ciddiye alması gerektiğini belirtti ve erken başvurunun hayat kurtardığını yineledi.
DR. ÖĞR. ÜYESİ HATİCE YELDA YILDIZ