Gençlerde yükselen risk: Sanal bahis ve kumarın yaygınlaşması

Akıllı telefonlarla erişilen sanal bahis ve kumar gençler arasında bağımlılık riski oluşturuyor; uzmanlar farkındalık, iletişim ve önlem çağrısı yapıyor.

Yayın Tarihi: 07.06.2026 15:13
Güncelleme Tarihi: 07.06.2026 15:17

Gençlerde yükselen risk: Sanal bahis ve kumarın yaygınlaşması

Gençlerde yükselen risk: Sanal bahis ve kumarın yaygınlaşması

Akıllı telefonlar ve dijital platformlar üzerinden birkaç saniyede erişilebilen sanal bahis ve kumar uygulamaları, gençler arasında giderek büyüyen bir bağımlılık sorununa dönüşüyor. Uzmanlar, ekonomik kaygılar ve kısa yoldan kazanç beklentisinin gençleri bu platformlara yönlendirdiğini; başlangıçtaki küçük kazançların ise bağımlılık döngüsünü tetiklediğini vurguluyor.

Sanal kumarın yayılma dinamikleri

Bağımlılık ve İyileşme Sempozyumu Bilimsel Kurul Başkanı Prof. Dr. Kültegin Ögel, sanal kumarın Türkiye'de en hızlı yayılan bağımlılık türlerinden biri haline geldiğini belirtiyor. Ögel, kumarın artık fiziksel mekânlarla sınırlı olmadığını, cep telefonları aracılığıyla günün her saatinde erişilebilen dijital platformların riski arttırdığını ifade ederek şunları söyledi:

"Sanal kumar yeni neslin karşı karşıya olduğu en önemli bağımlılık alanlarından biri haline geldi. Bu yolla düzenli para kazanmak mümkün değil. Buna rağmen gençler bir kez başladığında kendilerini durdurmakta ciddi güçlük yaşıyor."

Platformların kullanıcıyı bağlama yöntemleri

Uzmanlar, sanal bahis sitelerinin kullanıcıyı sisteme bağlamak için başvurduğu yöntemlerin tehlikeli olduğunu belirtiyor. Renkli tasarımlar, anlık bildirimler ve hızlı geri dönüş mekanizmalarıyla kullanıcıya ilk aşamada güven verildiği; bunun ardından kazanç-kayıp döngüsünün bağımlılığı pekiştirdiği vurgulanıyor. Prof. Dr. Ögel, "Bir kez kazanan kişi kaybetmeye başladığında da oyunda kalmayı sürdürüyor. Çünkü kayıplarını geri kazanabileceğine inanıyor. Asıl tuzak da burada başlıyor" diye uyarıyor.

Aileler ve eğitimciler için uyarılar

Ögel, ailelerin çocuklarda ortaya çıkan davranış değişikliklerini yakından takip etmesi gerektiğini belirtiyor. Harcama alışkanlıklarında ani değişimler, sosyal çevreden uzaklaşma, okul başarısında düşüş ve dijital cihazlarla geçirilen sürenin artışı önemli işaretler arasında sıralanıyor. Ögel, bağımlılığı anlamanın en etkili yolunun çocukla sağlıklı iletişim kurmak olduğunu; ergenlik dönemi davranışları ile bağımlılık belirtilerini ayırt etmenin güçlü iletişimle mümkün olabileceğini söylüyor.

Bağımlılığın kapsamlı etkileri

Uzmanlar, sanal kumarın yalnızca ekonomik kayıplara yol açmadığını; aile ilişkileri, eğitim hayatı, ruh sağlığı ve sosyal yaşam üzerinde kalıcı sorunlar yaratabileceğini belirtiyor. Bu nedenle sanal bahis ve kumarın dijital çağın önemli bir halk sağlığı sorunu olarak ele alınması gerektiği vurgulanıyor.

Bağımlılık bir beyin hastalığıdır

Klinik Psikolog Yusuf Babacan da bağımlılığın irade sorunu değil, tedavi edilmediğinde şiddetlenen bir beyin hastalığı olduğunu vurguluyor. Babacan, bağımlılığın beynin ödül ve kontrol merkezlerindeki işlevsel bozulmalarla ilişkili olduğunu, kontrol merkezindeki bozulma nedeniyle kişinin kendini frenleyemediğini ifade ediyor: "Bağımlılık kamuoyunda bir nefis mücadelesi gibi algılanıyor. Oysa bağımlılık beynin bazı bölgelerinin işlevselliğini kaybetmesi anlamına geliyor. Kontrol merkezi devre dışı kaldığı için kişi kendisini frenleyemiyor."

Babacan ayrıca, erişimin kolaylaşmasının ve online sistemlerin gençleri hedeflemesinin bağımlılığın hızlı gelişimine katkı sağladığını belirtiyor. Gençlerin başlangıçta sıkılma, eğlenme ya da kısa yoldan zengin olma dürtüsüyle kumara başladığını; zamanla kazanıp kaybetme döngüsünün, ekonomik ve aile ilişkileri üzerinde yıkıcı sonuçlara yol açabildiğini ifade ediyor. Babacan, "Bağımlılık kronik bir hastalık ve tedavi edilmediğinde her geçen gün şiddetlenen patolojik bir duruma evriliyor" uyarısını yineliyor.

Sonuç olarak, uzmanlar sanal bahis ve kumarın gençler arasında artan bir halk sağlığı riski olduğunu; aileler, eğitimciler ve sağlık profesyonellerinin ortak farkındalık ve müdahale adımları geliştirmesinin gerektiğini belirtiyor.

PROF. DR. KÜLTEGİN ÖGEL

PROF. DR. KÜLTEGİN ÖGEL

KLİNİK PSİKOLOG YUSUF BABACAN

Yazar
EDİTÖR

Fatma Öztürk

Merhaba, ben Fatma Öztürk. 26 yaşındayım, İzmir. aksiyon.com.tr Gündem için yerel yönetimler ve şehir haberlerini takip ediyorum. Benim önceliğim insan hikayeleri ve toplumsal sorunlar. Vatandaşın sesini duyurmayı seviyorum, empati yeteneğimin yüksek olduğunu söylerler.