Gazze'de iki yıldır süren abluka ve saldırıların yol açtığı insani kriz
İsrail'in Gazze Şeridi'nde 8 Ekim 2023'ten bu yana yürüttüğü operasyonlar, sadece doğrudan saldırılarla değil; yardım akışının engellenmesi ve piyasaların çökmesiyle ortaya çıkan sistematik açlık aracılığıyla da can kayıplarına yol açtı. Bu süreçte Gazze'de gıdaya erişim giderek kötüleşti ve bazı bölgelerde kıtlık düzeyleri tespit edildi.
BM destekli sınıflandırma ve kıtlık raporları
Birleşmiş Milletler destekli Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC), 15 Ağustos 2025 itibarıyla Gazze kentinde kıtlığın 5. seviye (felaket) olduğuna dair kanıtların doğrulandığını bildirdi. Abluka ve tedarik zincirindeki aksaklıkların etkisiyle gıdaya ulaşım tehlikesi kuzeye ve diğer bölgelere de yayıldı.
Açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle can kayıpları
Gazze Şeridi'nde Ekim 2023'ten bu yana açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle 154'ü çocuk olmak üzere 460 Filistinli hayatını kaybetti. Abluka, mağdur ailelerin temel gıda ve yakıta erişimini kısıtlayarak hayatta kalma stratejilerini de zorlaştırdı.
Abluka, Netzarim Koridoru ve kara ulaşımının kesilmesi
Bölgedeki insani krizin başlangıcı, dönemin Savunma Bakanı Yoav Gallant'ın 9 Ekim 2023'te Gazze'de tam abluka uygulanacağını ve bölgeye elektrik, yiyecek ile yakıt sağlanmayacağını duyurmasıyla ivme kazandı. 27 Ekim 2023'te başlatılan kara saldırıları sonrası Gazze'nin kuzey ve güneyi Netzarim Koridoru ile ayrıldı; bu koridor insani yardımların kuzeye ulaşmasını engelledi.
2023 sonlarına doğru kuzeyde Beyt Lahiya, Beyt Hanun, Cibaliya kentleri ve mülteci kamplarında açlık kök saldı. Gıda fiyatlarının fahiş şekilde artması ve temel ürünlere erişimin azalması bazı aileleri hayvanlarını kesmeye zorladı. Refah Sınır Kapısı üzerinden sınırlı insani yardım güney bölgelere ulaşırken, Mayıs 2024'te Refah'ın kontrolünün tamamen ele geçirilip kapatılmasıyla yardım akışı daha da daraldı.
ABD'nin yüzer iskele planı ve uygulama sorunları
Dönemin ABD Başkanı Joe Biden, 7 Mart 2024'te Gazze kıyılarına konuşlandırılacak yüzer iskele planını açıkladı. Plan, büyük gemilerin gıda, su, ilaç ve barınak taşımasını öngörüyordu. İskele 17 Mayıs'ta ilk kez faaliyete geçti; ancak 10 Temmuz'da geri çekildi. Hizmet süresince hava koşulları nedeniyle kesintiler yaşandı ve zaman zaman askeri amaçlarla kullanıldığına dair iddialar gündeme geldi. İskele, bölgedeki ihtiyaçların yalnızca çok küçük bir kısmını karşılayabildi.
Hayatta kalma yöntemleri ve sağlık riskleri
Abluka altındaki Gazze'de halk, tavuk yemi veya ebegümeci gibi bitkilerden yapılan alternatiflerle beslenmeye çalıştı. Süt bulamayan aileler bebek beslenmesinde hurma ve öğütülmüş nohut gibi ürünlere yöneldi. Tüketilebilen yakıt eksikliğinde ise çalı-çırpı, kağıt ve evsel atıkla yemek pişirmek yaygınlaştı; bu durum sağlık ve çevre açısından ciddi riskler doğurdu. Tekkeler ve sivil yardım kuruluşları sınırlı kaynaklarla geniş hizmet sundu, ancak malzeme eksikliği sık kesintilere neden oldu.
Hava yoluyla yardım girişimleri ve yol açtığı sonuçlar
Bazı ülkeler gıda yardımlarını hava yoluyla ulaştırmaya çalıştıysa da bu girişimler kıtlığın büyüklüğü karşısında yetersiz kaldı. Gazze Hükümeti Medya Ofisi verilerine göre, 8 Ekim 2023'ten bu yana hava yoluyla yapılan operasyonlar nedeniyle 23 Filistinli hayatını kaybetti. Gazze İçişleri Bakanlığı bu operasyonların sivillerin yaralanmasına ve çadırlar ile mülklere hasar verdiğini bildirdi. UNRWA Genel Komiseri Philippe Lazzarini ise hava yoluyla yardımın kara taşımacılığına kıyasla çok daha maliyetli olduğunu vurguladı.
Ateşkes denemesi ve sonrasındaki tırmanma
19 Ocak 2025'te yürürlüğe giren ateşkes ve esir takası anlaşması yaklaşık iki ay sürdü. Bu süreçte 27 Ocak 2025'te Netzarim Koridoru geçici olarak açıldı ve 9 Şubat 2025'te İsrail güçleri koridordan çekildi; fakat insani yardımlar yine de ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldı. Anlaşma kısa süre sonra bozuldu ve 18 Mart 2025'te saldırılar yeniden başladı.
İsrail'in 18 Mart 2025'ten itibaren düzenlediği saldırılarda 13 bin 568 Filistinli yaşamını yitirdi ve 57 bin 638 kişi yaralandı.
Sınır kapıları, yeni dağıtım mekanizmaları ve sınırdaki can kayıpları
İsrail, 2 Mart 2025'ten bu yana Gazze'ye açılan tüm sınır kapılarını kapalı tutuyor; sınırda bekleyen çok sayıda yardım tırı bulunuyor. 27 Mayıs 2025'ten itibaren ise İsrail, Birleşmiş Milletler ve uluslararası kuruluşların denetiminden bağımsız olarak, İsrail-ABD güdümlü Gazze İnsani Yardım Vakfı (GHF) üzerinden yardım dağıtım planını uygulamaya koydu. Bu noktalarda yaşanan ve insani yardım bekleyenlerin hedef alındığı saldırılarda 27 Mayıs'tan bu yana 2 bin 610 kişi hayatını kaybetti, 19 bin 143 kişi yaralandı.
Gazze kentinin işgali planı ve son saldırılar
İsrail Güvenlik Kabinesi, Başbakan Binyamin Netanyahu tarafından sunulan ve Gazze kentinin kuzeyinin işgalini öngören planı 8 Ağustos'ta onayladı. İsrail ordusu onaydan üç gün sonra Gazze kentinde geniş çaplı saldırılar başlattı; saldırılarda evler, yüksek katlı binalar, mülteci çadırları ve sağlık tesisleri zarar gördü.
Genel olarak, İsrail'in 8 Ekim 2023'ten bu yana yürüttüğü operasyonlarda çoğu kadın ve çocuk olmak üzere en az 67 bin 160 Filistinli yaşamını yitirdi, 169 bin 679 kişi yaralandı. Gazze'de insani ihtiyaçlar ve yardım erişimi konusunda yaşanan kesintiler bölgedeki krizin derinleşmesine yol açıyor.