Hürmüz gerilimi ve küresel etkileri:
ABD-İsrail ile İran arasındaki tırmanış, Hürmüz Boğazı'nı yeniden küresel enerji risk haritasının merkezine taşıdı. Küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği bu güzergâhtaki olası kısıtlamalar veya kapanmalar, fiyatları hızla yükseltebilecek senaryoları gündeme getiriyor; uzman tartışmalarında 100 doların üzeri ve hatta 200 dolar seviyeleri konuşuluyor. Bu ortamdan en çok Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi Asya ekonomileri ile Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan ve BAE gibi Körfez ihracatçıları etkilenirken, Türkiye de küresel fiyat artışlarının taşıdığı maliyet baskısı ile karşı karşıya.
Enerji faturası ve dışa bağımlılık katmanları dikkate alındığında, Türkiye'nin yıllık enerji ödemelerinin 60-70 milyar dolar bandına çıkabileceği hesaplanıyor; bu tabloda yerli üretim kaynakları mali şokları yumuşatmada kritik rol üstleniyor.
Gabar'da üretim ve kapasite:
Şırnak'taki Gabar Dağı, bir zamanlar güvenlik kaygılarıyla anılan sahalardan, bugün yerli petrol üretiminin merkezlerinden biri haline geldi. Sahanın öne çıkan verileri arasında 179 aktif kuyu ve sahadan sağlanan günlük 81 bin varil üretim yer alıyor. Üretilen ham petrolün yüksek kaliteye sahip olduğu belirtiliyor; saha petrolü yaklaşık 43 gravite ile rafineride verimli işleniyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan daha önce 'Sadece Karadeniz'de değil, Gabar'da da tarih yazdık. Şırnak Gabar'da gerçekleştirilen petrol keşfimiz, cumhuriyet tarihimizin en büyük petrol keşfi olarak kayıtlara geçti. Yurt içi petrol üretimimizin yüzde 44'lük kısmı sadece Gabar'daki kuyularımızdan gelmektedir. Türkiye Petrollerinin toplam 1 milyon varil petrol ve doğal gaz üreten bir şirket haline gelmesi için hem yurt içinde hem yurt dışında arama, sondaj ve üretim çalışmalarımızı artırarak sürdüreceğiz' sözleriyle bölgenin stratejik önemini vurgulamıştı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar sahadaki gelişmeleri paylaştı: 'Gabar'da petrol üretimi yüzde 42 artarak, günlük 81 bin varile ulaştı. Bu üretim, cari açığın azaltılmasına yıllık yaklaşık 2 milyar dolar katkı sağlıyor. 2025'te Şırnak, Adıyaman ve Diyarbakır başta olmak üzere 161 kara sondajı tamamlanarak, 62 milyon varillik yeni rezerv keşfedildi. 2026 hedefi karada ve denizde toplam 300 sondaj.' Bu açıklamalar, saha performansının planlı sondaj programlarıyla desteklendiğini gösteriyor.
Ekonomik sonuçlar ve stratejik değerlendirme:
Gabar üretimi, Türkiye'nin yurt içi üretim payını artırarak ithal petrol faturasını azaltıyor; sahadan sağlanan üretimin ülke içindeki payının yüzde 44 olarak ifade edilmesi, cari açık üzerinde doğrudan bir etki yarattığını ortaya koyuyor. Bakanlığın verdiği hesaplamaya göre Gabar'ın katkısı yıllık yaklaşık 2 milyar dolar seviyesinde. Bölgede istihdam, yatırım ve altyapı hareketliliği artarken, Şırnak'a son 24 yılda yapılan kamu yatırımlarının 100 milyar lirayi aştığı belirtiliyor.
Kato Dağı ve Faraşin Yaylası'nda yeni aramalar sürüyor; Diyarbakır'daki potansiyelin Gabar'ı iki-üç katına çıkarma ihtimali konuşuluyor. Hedefler arasında 100 bin varil günlük üretim seviyesine ulaşma çabası ve 2026'da toplam 300 sondaj tamamlamak yer alıyor. Bu dinamikler, Hürmüz kaynaklı küresel dalgalanmalara karşı Türkiye'nin enerji güvenliğini güçlendiren somut adımlar olarak değerlendiriliyor.
Sonuç olarak, Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizliklerin dünya piyasalarını sarsdığı bir dönemde Gabar ve Karadeniz gazı gibi yerli kaynaklar, Türkiye için sadece ekonomik birer kazanç değil; aynı zamanda dışa bağımlılığı azaltan ve enerji arz güvenliğini destekleyen birer stratejik kalkan işlevi görüyor.
TÜRKİYE GABAR DAĞI'NDA GÜNLÜK 81 BİN VARİLE ULAŞAN YERLİ PETROL ÜRETİMİYLE KÜRESEL ŞOKLARA KARŞI STRATEJİK BİR AVANTAJ ELDE ETTİ.