Alaniçi köyünde mısır, orak, sopalar ve nesiller boyu süren emek

Muş'un Alaniçi köyünde mısır hasadı modern makineler yerine orakla biçim, damda yaklaşık 15 gün kurutma ve sopayla dövme gibi geleneksel yöntemlerle yürütülüyor.

Yayın Tarihi: 16.09.2026 17:02
Güncelleme Tarihi: 16.09.2026 17:09

Alaniçi köyünde mısır, orak, sopalar ve nesiller boyu süren emek

Alaniçi köyünde mısır, orak, sopalar ve nesiller boyu süren emek

Muş'un Alaniçi köyünde mısır üretimi, büyük ölçüde modern makineler yerine köklü el emeği yöntemleriyle yapılıyor. Üreticiler, ekimden sofraya ulaşana kadar süren her aşamada geleneksel uygulamaları sürdürüyor; bu süreç hem ürünün kullanım biçimini hem de köyün kültürel belleğini şekillendiriyor.

ekimden hasada: sulama, orak ve damda kurutma:

Üretim döngüsü ilkbaharta tarlanın sürülmesi ve mısır ekimiyle başlıyor. Yetişme döneminde bitkilerin sulaması titizlikle yürütülürken, hasat vakti geldiğinde çiftçiler modern biçerdöver yerine orakla biçim yapmayı sürdürüyor. Biçilen koçanlar saplarından ayrılarak çatılara veya damlara seriliyor ve kuruması için yaklaşık 15 gün bekletiliyor. Bu kurutma aşaması, tanelerin sağlıklı şekilde ayrılmasını ve saklama koşullarını doğrudan etkiliyor.

Kuruyan mısırlar torbalara doldurularak tanelerini ayırmak için sopalarla dövme yöntemine tabi tutuluyor. Elde edilen taneler değirmende öğütülerek mısır unu haline getiriliyor. Üreticiler, bu undan ekmek, çorba hazırlıyor; hatta unu balık kızartmasında kullanıyorlar. Bu geleneksel ürün kullanımı, hem lezzet önceliğini hem de tüketim alışkanlıklarını yansıtıyor.

Murat Gürtürk, mesleğin kendisine dedesi ve babasından geçtiğini belirterek, "Mısır ekimi yapıyorum. İlkbahar mevsiminde tarlamı sürdükten sonra mısır ekimini yaptım. Sulamasını da büyük bir titizlikle yapıyoruz. Hasat döneminde biz bu mısırları orakla biçiyoruz. Biçtikten sonra saplarından ayırıyoruz. Mısırları damlara seriyoruz ve kuruması için yaklaşık 15 gün bekliyoruz. Kuruduktan sonra torbaların içine doldurup tanelerini ayırmak için sopalarla dövüyoruz. Mısır unundan ekmek yapıyoruz, çorba yapıyoruz. Balık kızartırken de kullanıyoruz." dedi.

Gürtürk, zaman zaman makinelerin kullanıldığını ancak eski usullerden vazgeçmediklerini vurguluyor: "Şimdi makineler var, kimileri makinelerle yapıyor. Biz ise eski usullere devam ediyoruz. El emeği ile yaptığımız için daha keyifli oluyor, daha güzel oluyor." Ürettiklerinin büyük bölümünü kendilerinin tükettiklerini, fazla olanı ise satıp farklı kentlere, zaman zaman İstanbula gönderdiklerini belirtiyor.

Köyde bu geleneği sürdürenlerin azaldığını söyleyen Gürtürk, "Bu köyde bu işi sadece ben ve amcam yapıyoruz. Herkes bu işi bırakmış, sadece biz yapıyoruz." diyerek hem mesleki bağlılığını hem de kuşaktan kuşağa aktarılan bir alışkanlığın önemini vurguluyor.

MUŞ’UN ALANİÇİ KÖYÜNDE MISIR HASADI, MODERN TARIM MAKİNELERİ YERİNE GELENEKSEL YÖNTEMLERLE...

MUŞ’UN ALANİÇİ KÖYÜNDE MISIR HASADI, MODERN TARIM MAKİNELERİ YERİNE GELENEKSEL YÖNTEMLERLE YAPILIYOR.

Yazar
EDİTÖR

Esra Şimşek

Ben Esra Şimşek, 27 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Finans kategorisinde makro ekonomi ve bankacılık sektörünü analiz ediyorum. Hasan'ın aksine ben daha ciddi, kurumsal ve tamamen verilere dayalı bir yazı stiline sahibim. Piyasa analizleri benim işim.