Olayın özeti
MUHAMMET TARHAN - Gazze'ye insani yardım ulaştırmak üzere yola çıkan ve İsrail güçlerince uluslararası sularda alıkonulan Özgürlük Filosu Koalisyonu'ndan Fransız gazeteci Hicham Rami, yaşadıklarını anlattı. Rami, gemilerine İsrail askerlerinin çok agresif müdahalede bulunduğunu, alıkonulma sürecinde ve Aşdod Limanı'nda kendilerine kötü muamele yapıldığını söyledi.
Müdahale anı ve gemideki durum
Rami, geminin Gazze kıyısına yaklaşık 120 mil uzaklıktayken, saat 04.30-05.00 civarında iki helikopter, botlar ve sürat tekneleri ile karanlıkta ışıkları kapatarak yaklaşıldığını bildirdi. Askerlerin ağır silahlarla geldiğini, bağlantıları bozduklarını ve herkese ellerini kaldırıp susmalarını söylediklerini aktardı.
Gemideki müdahaleyi "çok şiddetli ve saldırgan" olarak niteleyen Rami, bazı yolcuların ve gazeteci arkadaşlarının İsrail askerleri tarafından darbedildiğini belirtti: "Tek kelime etmemizi istemiyorlardı. Teknede bazı arkadaşlarımızı, meslektaşlarımızı dövdüler, en az 2 ya da 3 kişi dövüldü." Ayrıca, üzerinde "Free Palestine" yazan tişörtlerini çıkarmak istemeyen iki kişinin ayırıldığını ve Aşdod'a götürülürken bazı kişilerin kelepçelendiğini söyledi.
Aşdod'da alıkonulma ve hapishane koşulları
Rami, Aşdod Limanı'na varışta gözleri bağlı ve elleri kelepçeli biçimde iki saat diz çöktürülerek bekletildiklerini belirtti. Limana ulaşır ulaşmaz askerlerin kendilerine "terörist" dediğini aktardı: "Aşdod'a vardığımda gözlerim bağlıydı, ellerim kelepçeliydi. Bana 'terörist' dediler. Ben gazeteciyim, işimi yapıyordum ama bana sürekli 'terörist' diye bağırdılar."
Daha sonra kendilerinin çölün ortasındaki yüksek güvenlikli bir cezaevine gönderildiğini söyleyen Rami, burasının "onların 'terörist' dediği kişilerin tutulduğu yer" olduğunu ifade etti. Cezaevine varınca tekrar gözlerinin bağlandığını, demir parmaklıklar arkasında oturtulduklarını, üstlerinin aranıp bazı noktalarda tamamen çıplak bırakıldıklarını anlattı.
Rami, alıkonulma sürecinin 2 gün sürdüğünü ve bazı arkadaşlarının izole edildiğini, onlardan halen haber alamadıklarını belirtti. Cezaevinde yiyeceğin asgari düzeyde verildiğini, suyun ise sadece musluk suyu olduğunu söyledi. Ayrıca hayati öneme sahip ilaçların bazı tutuklulara verilmediğini, gece ışıkların açılarak bağırıldığını ve yeterince uyumalarına izin verilmediğini aktardı.
Dönüş, Türkiye'deki karşılama ve uluslararası çağrı
İki günlük alıkonulmanın ardından Türk Hava Yolları (THY) uçağıyla İstanbul Havalimanı'na getirilen Rami, İstanbul'da gördüğü ilgi nedeniyle memnuniyetini dile getirdi: "İstanbul'a varır varmaz Türk halkı bizi çok sıcak karşıladı. Bize insan gibi davranan insanları görmek rahatlatıcı ve bunun için çok minnettarım."
Rami, yaşadıkları zorlukların Gazze halkının çektiği acılarla kıyaslanamayacağını vurgulayarak uluslararası topluma çağrıda bulundu. Basın görevi ve sivil yardım çabalarıyla bölgede olduklarını belirten Rami, tüm Avrupa ülkeleri, Türkiye, Arap ülkeleri ve Birleşmiş Milletler yetkisiyle Gazze'deki duruma müdahale edilmesi gerektiğini söyledi ve uluslararası gazetecilerin Gazze'ye gönderilerek tanıklık etmelerinin önemine dikkat çekti.
Rami'nin ifadeleri haberin ayrıntılarını oluştururken; alıkonulma, Aşdod'daki muamele, cezaevi koşulları ve uluslararası toplumun harekete geçirilmesi çağrısı haberin temel başlıklarını oluşturuyor.
Gazze'ye insani yardım ulaştırmak üzere yola çıkan ve İsrail güçlerince uluslararası sularda alıkonulan Özgürlük Filosu Koalisyonu'ndan Fransız gazeteci Hicham Rami, yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.