Fidan: Ateşkes Sürüyor; Kalıcı Barış İçin Zorlu Diplomasi ve İsrail’in Ayrı Gündemi Var

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD-İran ateşkes müzakerelerini, Hürmüz Boğazı riskini ve İsrail’in bölgedeki ayrı gündemini değerlendirerek diplomasinin şart olduğunu vurguladı.

Yayın Tarihi: 12.05.2026 23:10
Güncelleme Tarihi: 12.05.2026 23:14

Fidan: Ateşkes Sürüyor; Kalıcı Barış İçin Zorlu Diplomasi ve İsrail’in Ayrı Gündemi Var

Fidan: Ateşkes devam ediyor, kalıcı barış için zorlu müzakereler gerekiyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar ziyareti kapsamında Al Jazeera'ya verdiği röportajda, ABD ile İran arasındaki ateşkes görüşmelerinin sürdüğünü ancak bunun savaşı geri döndürmeyeceği garantisi veremeyeceğini söyledi. Fidan, Türkiye ve Katar arasında yoğun bir işbirliği olduğunu, Pakistan ve bölgedeki diğer aktörlerin de kalıcı bir ateşkes sağlanması için çaba gösterdiğini belirtti.

Güvensizlik ve kırılgan süreç

Fidan, müzakerelerin halen kritik konular içerdiğini ve taraflar arasında gidip gelen başlıklar bulunduğunu aktardı. Sürecin 'zorlu' olduğunu, bölgede derin bir güvensizlik bulunduğunu ve geride bırakılmış bir savaşın her an yeniden alevlenme riski taşıdığını ifade etti.

'Ateşkes dönemi içerisindeyiz ama bu ateşkes savaşın geri dönmeyeceği manasına gelmiyor', sözleriyle hem diplomatik çabaların devam ettiğini hem de ihtiyatlı olma gereğini vurguladı.

İsrail'in ayrı gündemi ve bölgesel dinamikler

Bakan Fidan, İsrail'in ABD ve İran'dan bağımsız hareket ettiğini söyleyerek, 'Herkes bir barışın olmasından, boğazın açılmasından yana iken İsrail'in daha başka planları var' ifadelerini kullandı. Fidan, bazı aktörlerin bölgedeki politikalarını 'fanatik düşüncelere' dayandırmakla eleştirdi ve bunun bölgedeki istikrar çabalarını zorlaştırdığını belirtti.

Bölge ülkelerinin inisiyatifi ve güven artırıcı tedbirler

Konuşmasında bölge ülkelerinin kendi geleceklerine sahip çıkmalarının önemine değinen Fidan, hegemonik dış müdahalelere dayalı çözümlerin defalarca denendiğini ve fayda getirmediğini söyledi. Bölge içi güven artırıcı tedbirler, ortak platformlar ve devlet olgunluğu ile sorunların çözülebileceğini belirtti ve mevcut kaynakların bu amaca hizmet edebileceğini vurguladı.

Hürmüz Boğazı'nın kapanması ve küresel etkileri

Fidan, İran'ın uğradığı saldırıya karşılık Hürmüz Boğazı'nı bir baskı aracı olarak kullanma kararı aldığını hatırlattı. Boğazın kapanmasının enerji, gıda ve küresel güvenlik açısından olumsuz etkileri olduğuna dikkat çekti ve 'Boğazın açılması için diplomasi ve diyalog yolunun en önemli yol' olduğunu belirtti. Ayrıca boğazın kapanmasının İran'ın menfaatine de olmadığını söyledi.

Diplomasiye öncelik: Türkiye'nin yaklaşımı

Türkiye'nin tutumunu açıklayan Fidan, güç kullanımına başvurmak yerine diplomasi ve müzakere yoluyla çözüm aradıklarını ifade etti. Cumhurbaşkanlığı düzeyinde diplomasinin önemine vurgu yaparak, gerektiğinde mayın temizliği gibi teknik desteklere katkı sunmaya hazır olduklarını söyledi. Ancak aynı zamanda en kötü senaryolara karşı hazırlıklı olunması gerektiğini de belirtti.

Görüşmelerde tarafların tutumu

Fidan, İran tarafında müzakere isteği gördüklerini, ancak savaş koşullarının karar alma süreçlerini yavaşlattığını aktardı. Hem ABD hem İran tarafının zaman zaman maksimalist pozisyonlar alabildiğini, fakat esneklik gösterildiğinde çözüme yaklaşılabileceğini ifade etti. Türkiye'nin hem İran hem de Amerikan tarafıyla iletişimde olduğunu ve her iki tarafın da Türkiye'yi bilgilendirdiğini söyledi.

Filistin, Gazze ve bölgesel dikkat dağılması

Fidan, bölgedeki diplomasi çabalarının Filistin ve Gazze meselesinin merkezden kaymasına izin vermemesi gerektiğini vurguladı. Ateşkesten bu yana uygulamada ciddi ihlaller olduğunu, insani yardımın sınırlı tutulması ve sivillerin hedef alınması gibi durumların barış sürecini zora soktuğunu belirtti. Ayrıca İsrail'in yayılmacı politikalarından vazgeçmesi ve 1967 sınırları çerçevesinde bir çözümün ideal senaryo olduğunu söyledi.

Sonuç ve çağrı

Fidan, bölge ülkelerinin bir deklarasyonla bir araya gelmesi, egemenlik haklarına saygı, güvenlik garantileri ve ardından ortak askeri, ekonomik ve siyasi platformlar oluşturulmasının önemine dikkat çekti. 'Ya kendi geleceğimize kendimiz sahip çıkacağız ya da istikrarsızlık yaşamaya devam edeceğiz' uyarısında bulundu ve diplomasiye öncelik veren bir sürecin bölge ve dünya için daha büyük katkı sağlayacağını söyledi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD-İran arasındaki  ateşkes görüşmelerine ilişkin, "Herkes bir...

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD-İran arasındaki ateşkes görüşmelerine ilişkin, "Herkes bir barışın olmasından yana iken İsrail'in daha başka planları var" ifadelerini kullanarak, "Ateşkes dönemi içerisindeyiz ama bu ateşkes savaşın geri dönmeyeceği manasına gelmiyor" dedi.

Yazar
EDİTÖR

Mehmet Yılmaz

Ben Mehmet Yılmaz, 28 yaşındayım. İstanbul'dayım. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin hırslı araştırmacı gazetecisiyim. Masa başında durmayı sevmem; sahada, meclis koridorlarında, siyasi kulislerde gerçeklerin peşindeyim. İdealist biriyim ve işimi ciddiyetle yaparım.