yeni kurulan birim ve çalışma kapsamı:
Adalet Bakanı Akın Gürlek talimatıyla 24 Nisan 2026'da Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, üç ay gibi kısa bir sürede yeni soruşturmalarla önemli sonuçlara ulaştı. Bakan Gürlek'in, "Hiçbir faili meçhul karanlıkta kalmayacak; adalet er ya da geç mutlaka tecelli edecektir" sözleri sahadaki çalışmalara yön verdi.
Bakanlıkçalışmalarını başlattığında ülke genelinde 75 ilde bulunan toplam 638 cinayet ve kayıp dosyası tozlu raflardan indirildi. Bu dosyalar üzerinde yapılan sınıflama ve ön inceleme süreci sonucunda 59 ilde, 168 maktulün yer aldığı 155 dosya ayrıntılı yeniden incelemeye alındı; özel çalışma ekipleri oluşturulan 47 kişinin hayatını kaybettiği 44 dosya için Cumhuriyet başsavcılıkları ve kolluk birimleri ile koordineli çalışıldı.
Soruşturmalar kapsamında şu ana kadar 79 şüpheli hakkında tutuklama, 21 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Başkanlık; adli kayıtlar, kriminal bulgular, HTS raporları, baz kayıtları ve dijital materyaller başta olmak üzere mevcut tüm delilleri, günümüz teknolojisiyle yeniden değerlendiren uzman ekiplerden oluşuyor.
kullanılan yöntemler ve delil çeşitleri:
İncelemelerde geçmişteki takipsizlik kararları yeni bulgular ışığında tekrar değerlendirildi. Dosyalarda değerlendirilen başlıca deliller arasında eski kamera görüntüleri, HTS ve baz kayıtları, İstanbulkart verileri, topuk kanı örnekleri, sigara izmaritlerindeki DNA ve arşivlenen cezaevi dilekçeleri yer aldı. Bu veriler HTS eşleştirmeleri, baz istasyonu analizleri ve moleküler genetik çalışmalarıyla desteklendi.
Başkanlık çalışmalarında dikkat çeken uygulamalardan bazıları şunlar oldu: bir dosyada 372 saatlik kamera kaydı ve yaklaşık 40 kişinin HTS-baz kayıtlarının taranması; başka bir dosyada olay yerinden çalınan cep telefonunun dört ay sonra farklı bir ilde kullanımının izlenmesi; bir dosyada ise yeni değerlendirmeyle önemsiz görülen cezaevi dilekçesinin soruşturmayı açması.
öne çıkan dosyalar ve sonuçları:
Marmaris'te 28 Mart 2023'te ölen Abdullah Uslu olayında ilk soruşturmada "kaza" olduğu değerlendirilmiş, ancak maktulün itirazı ve yeniden inceleme sonrası elde edilen iletişim, kamera ve olay yeri bulgularıyla olayın cinayet olduğu tespit edildi; soruşturmada iki şüpheli tutuklandı, iki şüpheliye adli kontrol uygulandı.
Nevşehir Ürgüp'te 2016'da öldürülen Fatma ve İbrahim Teryaki çiftinin dosyasında aile içi suç gizleme çabaları çözüldü; dosyanın yeniden açılmasıyla alınan yeni ifadeler sonucu bir şüpheli tutuklandı, diğerine ev hapsi verildi.
Aydın Germencik'te 2002'de öldürülen Galip Öztürker dosyası, 2012'de cezaevinden gönderilmiş ve önce değerlendirilmemiş bir dilekçenin yeniden ele alınmasıyla canlandı; dosyada beş şüpheli tutuklandı, devam eden süreçte bazı sanıklar hakkında yeniden yakalama emirleri çıkarıldı.
İstanbul Şişli'deki Aynur Kanbur olayında HTS, baz istasyonu, kamera ve İstanbulkart kayıtları birlikte analiz edilerek şüphelilerin olay öncesi telefon kapatma-alma davranışları ve aralarındaki yazışmalar belirlendi; üç şüpheli tutuklandı.
Karaman'da 2008'de cesedi bulunan Erkan Erkara dosyasında uzun süreli kamera kayıtları ve HTS analizleri maktulün son görüştüğü kişiyle bağlantıyı ortaya koydu; yakalanan şüpheli tutuklandı ve hakkında kasten öldürme ile gece vakti silahlı yağma suçlarından dava açıldı.
Antalya'da 2014'te öldürülen ve cesedi yakılan Şeref Kocabıyık dosyasında olay yerinden çalınan cep telefonunun Gaziantep'te kullanılması soruşturmanın kilidini açtı; bağlantılar HTS ve baz kayıtlarıyla belirlendi, üç şüpheli tutuklandı, iki şüpheli adli kontrolle serbest bırakıldı, yurt dışında olduğu belirlenen bir şüpheliyle ilgili çalışmalar sürüyor.
Manisa'da 2010'da çöpte bulunan kız bebeğin kimliği topuk kanı kayıtları sayesinde tespit edildi; anne tutuklandı, kardeşi hakkında konutu terk etmeme adli kontrol şartı uygulandı.
Batman Kozluk'ta 2007'de bulunan kimliği belirsiz erkek cesedinin kimliği, uzun yıllardır resmî kaydı olmayan Aydın Özcan üzerinde yapılan genetik eşleştirme ile yaklaşık 19 yıl sonra tespit edildi; soruşturma kapsamında altı şüpheli tutuklandı, dört şüpheliye adli kontrol uygulandı.
Diyarbakır'da 2016'da mera arazisinde öldürülen Mehmet Emin Karaalp dosyasında sigara izmaritlerinden elde edilen DNA profilleri şüphelilerle eşleşti; beş şüpheli tutuklandı, üç şüpheli adli kontrolle serbest bırakıldı.
Hatay'da 2012'den beri kayıp olan Selbi Uyğur dosyasında cezaevindeki şüphelilerin yer gösterme beyanları sonucu portakal bahçesi çevresinde yapılan kazılarda kemikler bulundu ve DNA ile kimlik tespit edildi.
başkanlığın hedefleri ve devam eden soruşturmalar:
Bakan Gürlek, birim kurulumunun "suç ve suçlu ile mücadelede kararlılığı" gösterdiğini vurguladı ve 20-25 yıl öncesine dayanan cinayetlerin aydınlatılmasının toplum nezdinde önemli olduğunu ifade etti. Başkanlığın incelemeye aldığı dosyalar arasında Rojin Kabaiş, Rojvelat Kızmaz, Gülistan Doku, Çağla Tuğaltay, Rabia Naz Vatan ve Fenerbahçe Spor Kulübü otobüsüne yönelik silahlı saldırı soruşturması gibi yüksek profilli dosyalar da bulunuyor; bu soruşturmalar devam ediyor.
Kuruluşun kısa sürede elde ettiği sonuçlar çerçevesinde Başkanlık, adli kayıtların yeniden değerlendirilmesi, teknolojik analizlerin genişletilmesi ve sahada yürütülen klasik soruşturma yöntemlerini birleştirerek faili meçhul dosyaları çözmeyi hedeflemeye devam ediyor.
Düğümü çözülen dosyalardaki isimler: Abdullah Uslu, Fatma Teryaki, İbrahim Teryaki, Kübra Yapıcı, Kadriye Tetik, Havva Yıldırım, Sevda Atalay, Galip Öztürker, Zeynep Aydın, Aynur Kanbur, Şeref Kocabıyık, Maia Khimshiashvili, Erkan Erkara, Dorukhan Büyükışık, Mehmet Şirin, kimliği belirlenemeyen kız bebek, Aysel Yıldırım, Nesim Bayram, Evindar Tiğrak, Aydın Özcan, Ahmet Aktaş, Yusuf Sayaner, Mehmet Emin Karaalp, Esra Aşık, Ali Sarıoğlu, Gültekin Yıldırım, Selbi Uyğur ve Mehmet Ali Türkmen.