duruşma ve katılanlar
Kahramanmaraş’ta 6 Şubat depremlerinde 35 kişinin yaşamını yitirdiği Ezgi Apartmanı davası, Kahramanmaraş Adliyesi 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuklu sanıklar S.K. ve M.P., tutuksuz sanıklar iç mimar E.D. ile binanın fenni mesulü M.T. ve taraf avukatları katıldı.
dosyaya giren raporlar ve bilirkişi sayısı
Kovuşturma aşamasında üçü kök, biri ek olmak üzere toplam 4 bilirkişi raporu dosyaya eklenmiş durumda. Avukatların beyanı ve mahkeme sürecinde ayrıca farklı heyetlerden gelen raporların olduğu, toplam 18 bilirkişi ile üç heyet çalışması yapıldığı, bunlardan birinin muhalif görüş bildirdiği dile getirildi.
sani̇klerin ve avukatların beyanları
Sanıklardan M.P. savcılığın mütalaasındaki suçlamaları kabul etmediğini belirterek, daha önceki bilirkişi raporlarında pastanedeki tadilatla ilgili kusursuz olduklarının yazdığını ve beraat talep ettiğini söyledi. S.K. ise, cezaevinde bir yıldır bulunduğunu, suçlamaları kabul etmediğini ve beraat istediğini ifade etti.
Avukat Mesut Çakar, herkesin kusuru olanın cezasını çekmesini istediğini belirterek sosyal medya baskısının mahkemeyi etkilememesi gerektiğini vurguladı ve müvekkillerinin tahliyelerini talep etti.
savcının mütalaası ve av. ersan şen'in itirazları
Mahkeme başkanının söz verdiği Avukat Ersan Şen, dosyanın tekemmül ettiğini, sanıkların suçsuzluklarının bilirkişi raporlarıyla ortaya çıktığını belirtti. Şen, fenni mesulün binanın kolon sistemi üzerine kurulu olmadığını bildirmesine rağmen tutuklulukların sürdüğünü söyledi ve bu durumu eleştirdi.
Şen, savcılığın celse arasında, Pamukkale Üniversitesi’nden gelen ek rapor henüz değerlendirilmemişken esas hakkında mütalaasını sunduğunu, bunun usul yönünden şaşırtıcı olduğunu kaydetti. Şen, "Bilirkişi raporlarını dikkate almayacaksak niye istedik?" diye sordu.
Avukat Şen savunmasında, bilirkişi raporlarının bilimsel tespitler içerdiğini vurgulayıp uyuşturucu ve trafik kazası örnekleriyle teknik tespitlerin önemini anlattı ve sözlerini şöyle sürdürdü: "O zaman bizim bilirkişi heyetine hiç ihtiyacımız yok, onlardan rapor almanın manası yok."
bilirkişi bulguları ve illiyet bağı tartışması
Av. Şen, gelen raporların büyük çoğunluğunun pastanedeki tadilatların binayı tek başına yıkmadığı, binanın yıkılmasında statik proje ve müteahhitlik hatalarının etkili olduğu yönünde olduğunu belirtti. Şen, illiyet bağının tespitinin suçun maddi unsuru açısından bilirkişilerce yapılması gerektiğini, kusurluların belirlenmesinin ve bunun üzerinden ceza tayininin sağlanması gerektiğini söyledi.
Şen, dosyada lehlerine olan gelişmelerin sosyal medyaya yansımadığını, aleyhe gelişmelerin ise hızlıca yayıldığını belirterek bu dengenin adil bir yargılama ortamı oluşturmadığını ifade etti. Ayrıca dosyada heyet değişikliklerinin süreci etkilediğini ve bunun tekrarlı anlatımlara neden olduğunu söyledi.
mahkemenin kararı ve sonraki duruşma
Mahkeme, sanıklar S.K. ve M.P. hakkında tutukluluk hallerinin devamına, diğer sanıklar için adli kontrol şartlarının sürdürülmesine karar verdi. Duruşma, 10 Eylül tarihine ertelendi.
Not: Duruşmada savcılığın esas hakkındaki mütalaasının celse arasında sunulması ve bilirkişi raporlarının değerlendirilme süreci avukatlarca tartışılmaya devam ediyor.
AV. ERSAN ŞEN, "DİYELİM Kİ, UYUŞTURUCU VE UYARICI DAVASI VAR YA DA ÖLDÜRME DOSYASI VAR. UZMANINA TESPİT ETTİRMEDEN ÖLÜM SEBEBİ ŞUDUR DİYEBİLİR MİSİN? TRAFİK KAZASINDA ÖRNEĞİN, BUNLARDA SENİN TEKNİK TESPİTLER YAPMAN GEREKİR Kİ BİLİMSEL SONUCA VARABİLESİN. DİYEBİLİR MİSİN ÖLÜM SEBEBİ ŞUDUR, BU MADDE UYUŞTURUCU VE UYARICI MADDE DEĞİLDİR DİYE. O ZAMAN BİZİM BİLİRKİŞİ HEYETİNE HİÇ İHTİYACIMIZ YOK, ONLARDAN RAPOR ALMANIN MANASI YOK" DEDİ.