ETİ'nin kanatlı buğdayı ile kuraklık riskine karşı hammadde güveni
2004 yılında Eskişehir Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından başlatılan ıslah çalışmaları, ETİ ile TÜBİTAK ve TAGEM iş birliğinde sürdürüldü ve bugün Kanatlı Buğdayının ilk sertifikalı tohumluk hasadı başarıyla tamamlandı. Kurak iklim koşullarına karşı dayanıklılığı ve geniş adaptasyon kabiliyetiyle öne çıkan bu çeşit, özellikle bisküvilik buğday unu üretiminde tedarik güvenliğini güçlendirecek bir hammadde kaynağı olarak görülüyor.
çalışmanın gelişim süreci
Islah çalışmaları 2004'te başlamış, geçtiğimiz yıl üretim hakları şirket tarafından alınmış olan Kanatlı Buğdayı, şimdi sertifikalı tohumluk üretiminin temelini oluşturacak. TÜBİTAK destekli projeler ve tohum ıslah programlarıyla tescil ve tedarik süreçleri hızlandırılırken, şirketin sahip olduğu "Özel Sektör Tarımsal Araştırma Kuruluşu" unvanı da çalışmaların kurumsal dayanağını pekiştiriyor. Bu çerçevede üniversiteler, araştırma enstitüleri ve bilimsel kuruluşlarla yürütülen ortak projeler, yerli bir tohum geliştirme stratejisinin parçası olarak vurgulanıyor.
sözleşmeli tarım modeli ve çiftçi desteği
ETİ, tarımsal üretimi çiftçilerle birlikte büyüten bir model uyguluyor. Şirketin açıklamasına göre 15 yıl önce 11 çiftçi ve 1.800 dekarlık bir alanda başlayan sözleşmeli tarım modeli, bugün yaklaşık 350 bin dekarlık üretim alanına ulaştı. Üretim süreci boyunca çiftçilere tohum, gübre ve bitki besleme ürünleri gibi ayni destekler veriliyor; sahada uzman ziraat mühendisleriyle teknik danışmanlık sağlanıyor. Ayrıca kalite kriterlerine uygun ürünler için alım garantisi ve tarladan ücretsiz nakliye gibi uygulamalarla çiftçi geliri ve üretim boyunca kalite güvence altına alınıyor.
ETİ Global CEO'su Ercan Öz konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "ETİ olarak 10 yıl önce dahil olduğumuz ve bugün ilk hasadını gururla gerçekleştirdiğimiz Kanatlı Buğdayı, tarımsal sürdürülebilirlik vizyonumuzun en somut adımlarından biri. Ülkemiz tarımının ve gıda sanayinin yarınlarını güvence altına alma hedefiyle yürüttüğümüz bu uzun soluklu çalışma, geçtiğimiz yıl Türkiye genelinde tecrübe ettiğimiz şiddetli kuraklıkla birlikte ne kadar doğru bir yatırım olduğunu bir kez daha kanıtladı. Yaşanan bu tablo, geleneksel tarım modellerinin iklim krizine karşı ne kadar kırılgan olduğunu gösterirken, yıllar önce koyduğumuz vizyonun doğruluğunu da teyit etti. Tarımsal üretim çalışmalarına verdiği destek sebebiyle, Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından kurucumuz merhum Firuz Kanatlı’nın adı verilen bu buğday, gıda sektörümüzün geleceğini koruma altına alma noktasında kritik bir role sahip. Değişen iklim koşullarına rağmen kalitesinden ödün vermeyen bu çeşidin, önümüzdeki dönemde tüm gıda sanayimiz için sürdürülebilir, güvenilir ve yüksek standartlı bir hammadde güvencesi olacağına inanıyoruz."
Şirket içindeki uzman Ar-Ge ekibi, resmi tescil ve yetkilendirmelerle yürüttüğü çalışmalarıyla tohum geliştirmenin yanı sıra Türkiye’nin tarımsal Ar-Ge kapasitesine katkı sağlamayı amaçlıyor. Bu başarı, hem kuraklığa dayalı iklim risklerine karşı bir önlem hem de gıda sanayisi için yerli ve güvenilir hammadde kaynaklarının güçlendirilmesi yönünde atılmış somut bir adım olarak değerlendiriliyor.
ETİ GLOBAL CEO’SU ERCAN ÖZ AÇIKLAMA YAPTI